Forumuz.Net sitesine hoş geldiniz.
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu
  1. #1

    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    10,521

    Sakin Hz. Peygamber'in Hanımları ve çok evliliğinin sebepleri ?

    Hz. Peygamber'in Hanımları ve çok evliliğinin sebepleri ?

    Hz. Peygamber'in Hanımları ve çok evliliğinin sebepleri ?

    İSTANBUL'dan ismini açıklamayan bir okuyucumuz Hz. Peygamber'in çokeşliliği üzerinde duruyor ve bu evlilikleri Peygamberimizin şehvet düşkünlüğüne bağlıyor.

    Peygamberimize yöneltilen bu haksız yakıştırmalar ilk değil. Birçok Batılı yazar da bu tür hezeyanlarda bulunmuştur. Bunların hepsi meselenin aslını bilmemek veya çarpıtmaktan ibarettir.

    Öncelikle şunu ifade edelim ki çokeşlilik İslam'a mahsus bir davranış değildir. Çokeşlilik sanki İslam'a mahsus bir davranışmış gibi gösterilmektedir ki bu haksızlıktır. Bir ailede birden fazla kadınla evlenmek kadim dinlerin yasalarında bilinen ve kabul edilen bir davranış biçimi olarak görülmektedir.

    Hint ve Mısır medeniyetlerinde aynı anda birden fazla kadınla evlenmenin bütün şekilleri vardı. Çokeşlilik Tevrat'ta da yer almıştır ve bunun hiçbir sınırı yoktur. Ben-i İsrail peygamberlerinden Hz. Süleyman'ın yüzlerce eşinin ve cariyesinin olduğu nakledilmektedir. Bugün tek kadınla evlenme fikrinin temeli gibi gösterilen Hıristiyanlığın içinde bile Luther Melanchton vb. ilahiyatçılar Hz. İsa'nın bir erkeğin on kadınla evlenmesini örnek gösterdiği ‘On Bakire' (Matta İncili 25-1/12) mesajından çok kadınla evliliğin sonucunu çıkarmışlardır.

    İslam'da ise tekeşlilik esas kabul edilmiş ancak çokeşlilik zaruret haline mahsus bir ruhsat olarak kalmıştır. Nitekim Hz. Peygamber 25 yaşında iken kendisinden 15 yaş büyük dul bir kadın olan Hz. Hatice ile evlenmiş bu evlilik Hz. Hatice'nin ölümüne kadar 25 yıl devam etmiştir. Yani Hatice 65 yaşında vefat ederken Peygamberimiz 50 yaşına erişmiş bulunuyordu. Hz. Peygamber Hatice'nin vefatından sonra onun hatırasına hürmeten üç yıl evlenmedi. Bu da gösteriyor ki İslam'da tekeşlilik esastır.

    Peki 53 yaşından sonra çok kadınla neden evlendi?

    * * *

    Bunun cevabını üç noktada toplayabiliriz: Birincisi Hz. Aişe hariç bütün eşlerinin ya savaşta kocalarını kaybetmiş ya da herhangi bir nedenle dul kalmış kadınlar olduğunu görüyoruz. Örneğin Hz. Ömer'in kızı Hafsa Ümmü Seleme Ümmü Habibe Sevde Hüzeyme kızı Zeynep bu durumda olan kadınlardı. Peygamberimiz bu hanımları nikáhı altına alarak himaye etmek istemiştir. İkincisi; kabile reislerinin yakınlarıyla evlenerek İslam'ın yayılmasını ve barışın sağlanmasını istemiştir. Örneğin Safiye Cüveyriye ile olan evliliği bu maksada matuf siyasi amaçlı evliliklerdi. Üçüncüsü de azatlı kölesi ve evlatlığı Zeyd'in boşadığı Zeynep'le evliliğidir ki Hıristiyan tenkitçilerin en çok istismar ettikleri ve hücum için tutunmaya çalıştıkları dal budur. Halbuki bunda yadırganacak bir durum yoktur.

    Bilindiği gibi bu evlilik bizzat Peygamberimizin tavsiyesi üzerine gerçekleşmiş ancak Zeyd ile Zeynep arasındaki bu evlilik mutluluk getirmeyerek boşanmayla sonuçlanmıştı. Peygamberimizin Zeyd'e eşini boşamamasını tavsiye ettiği Kuran'da açıkça ifade edilmiştir. Fakat Peygamber'in tavsiyelerine rağmen Zeyd azatlı köle olması eşi tarafından hakir görülmesi gibi nedenlerle Zeynep'ten ayrılma isteğini ısrarlı bir şekilde sürdürmüştü. Bu evliliğin boşanmayla sonuçlanması üzerine Hz. Peygamber onunla evlenmişti. Asıl bu evliliğin hikmeti cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı. Nitekim Kuran bu hususta şöyle diyor: ‘Vaktaki Zeyd onu boşadı biz onu seninle evlendirdik. Ta ki müminlerin evlatlıkları eşlerini boşadıklarında o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin.' (Ahzap 37)

    Mehmet Nuri YILMAZ
    (eski diyanet işleri başkanı)
    .
    Peygamberimizin hanımları.

    1. Hatice (r):

    Hz. Peygamber’in (sav) ilk evlilik hayatı Hz. Hatice validemizle başlar. Onunla evlendiğinde Efendimiz’in yaşı 25 hanımının yaşı ise 40’tır. Yani aralarındaki yaş farkı 15’tir. Onun Hz. Peygamberin yanındaki yeri diğerlerinden biraz farklıdır. Risâletini tebliğde O’nun yanında olmuş bütün insanların terk edip O’nunla alay ettiklerinde O’na teselli vermiş hattâ Hz. Peygamber’e ilk vahiy gelmesi esnasında böyle bir şeyle ilk karşılaşmanın verdiği heyecanla ürpermesi karşısında hiç tereddüt etmeden şu gönül okşayıcı ve heyecan yatıştırıcı sözleri söylemiştir:

    "Sana müjdeler olsun! Allah’a yemin ederim ki Allah seni hiçbir vakit utandırmayacaktır. Çünkü sen akrabana bakarsın sözün en doğrusunu söylersin işini görmekten aciz olanların ağırlığını yüklenirsin. Fakire verir kimsenin kazandırmayacağını kazandırır misafiri en iyi şekilde ağırlarsın Hak yolunda zuhur eden hâdiseler karşısında halka yardım edersin."

    Bu nâdide kadın aynı zamanda ilk Müslümanlardandır. Vahyin nüzulünün onuncu yılında hicretten üç sene önce vefat etmiştir. Allah Resulü Hz. Hatice’nin ölümü karşısında bir hayli üzülmüştü. Hz. Peygamber’in amcası ve müşriklere karşı koruyucusu olan Ebu Talib ile kendisiyle sükûnet bulduğu eşi Hatice’nin vefatı gibi üzücü olaylar peş peşe geldiği için bu yıla hüzün yılı denilmiştir.

    Resulullah’ın bu evliliği 25 yıl sürmüş İbrahim dışındaki bütün evlatları da yine bu nâdide kadından olmuştur. Vefatı esnasında Resulullah’ın yaşı 50’dir. (hz.hatice annemiz vefat ettiğinde 65 yaşında idi) Yani Hz. Peygamber evlilik hayatının büyük bir kısmını ve aynı zamanda gençlik ve olgunluk yaşlarını sadece ve sadece kendisinden 15 yaş büyük olan bir kadınla geçirmiştir.

    2. Sevde binti Zem’a (r):

    Bu hanımı da ilk Müslümanlardandır. Kocası Habeşistan’a yapılan hicretten sonra vefat etmiş olup kimsesiz kalmıştı. Efendimiz onunla evlenerek bu kalbi kırığın da yarasını sardı; onu perişan olmaktan kurtardı ve ona enis oldu. Zaten sadece Efendimiz’in nikahı altında bulunmayı düşünen bu büyük kadının dünya adına istediği başka hiçbir şey de yoktu. Ve Allah Resulü’yle evlendiğinde yaşı 55’ti. Buradan da anlaşılacağı üzere bu evlilikteki asıl amaç kimsesiz ve yardımcısız kalan bir kadının elinden tutmak emin bir yuvaya kavuşturmaktı.

    3. Aişe (r):

    Resulullah’ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O daha sonra halife olacak olan Hz.

    Ebubekir’in biricik kızıdır. Ayrıca Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki O muallâ varlık ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O yerinde en büyük hadisçi en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor her yönüyle Hz. Peygamber’i temsil etmeye çalışıyordu.

    O’nun Hz. işe ile evliliği yanından hiç ayrılmayan çektiği sıkıntılara beraberce katlanan mağara arkadaşı Hz. Ebubekr için en büyük bir mükâfat idi.

    4. Hafsa binti Ömer (r):

    Hz. Hafsa dul bir kadındır. Kocası Bedir Savaşı’nda şehid edilmiş bir mücahittir. Kocasının vefatına üzülmüş yalnız başına kalmıştır. Babası Hz. Ömer kızını önce Hz. Osman’a evlenmesi için teklif etmiş ancak O kabul etmemiş Hz. Ebubekir’e teklif etmiş O da kabul etmemiştir. Daha sonra da duruma şahit olan Allah Resulü fazla beklemeden O’nunla evlenmek istediğini bildirmiş ve evlenmiştir. Bu evlilik de zaruretlerin getirdiği bir evlilik olup bununla o yüce insan Hz. Ömer’in gönlü hoş edilmiş kocasının ölümüne üzülen ve yalnız kalan birisinin bu yalnızlığı giderilmiştir.

    5. Zeynep binti Huzeyme (r):

    Resulullah (sav) Hafsa’dan sonra bu kadınla evlenmiştir. Onun kocası da Bedir’de şehit edilmiş olan Ubeyde b. Hâris’tir. Yalnız başına ve kimsesiz kalan bu mübarek kadının yaşı da 60’tır. Bu kimsesizlik zamanında kendisine yardım edecek bir ele şiddetle muhtaçtır. Onu bu ihtiyaç içerisinde gören şefkat ve merhamet Peygamberi onu da nikâhlayarak kendi kanatları altına almak istemiştir. Zaten evlendikten iki yıl sonra da vefat etmiştir.

    Altmış yaşındaki bir kadınla evlilikte dünyevî bir arzunun bulunması elbette mümkün değildir. Bu evlilikteki tek gaye de yalnız başına kalan birisine bir yardım eli uzatmaktan ibarettir.

    6. Ümmü Seleme (r):

    Bu da ilk Müslümanlardan olup Habeşistan’a hicret edenlerdendir. Daha sonra da Medine’ye hicret etmiş çok sevdiği ve kendisine sıkıntılı hicret yolculuklarında arkadaşlık yapıp yanından hiç ayrılmayan biricik eşini Uhud Savaşı’nda şehit vermiştir. Yurdundan yuvasından uzak bir sürü yetimle hayat külfetini yüklenmiş bu kadına ilk şefkat elini Hz. Ebubekir ve Ömer uzatırlar. Ancak o bu talepleri reddeder.

    Daha sonra evlilik teklifini Resulullah yapar ve bu teklif kabul edilir. Böylece yetimleri sıcak bir yuvaya kavuşmuş babalarının ölümünden duydukları üzüntüyü Allah Resulü vesilesiyle unutmuş hiçbir zaman gerçek bir babayı aratmayacak bir babaya kavuşmuş oldular.

    Ümmü Seleme de Hz. işe gibi dirayet ve fetaneti olan bir kadındı. Bir mürşide ve mübelliğe olma istidadındaydı. Onun için bir taraftan şefkat eli onu himayeye alırken diğer taraftan da bilhassa kadınlık âleminin medyûn-u şükran olabileceği bir talebe daha ilim ve irşad medresesine kabul ediliyordu.

    Yoksa altmış yaşına yaklaşmış Resulullah’ın bir sürü çocuğu olan bir dul kadınla evlenmesini ve evlenip bir sürü külfet altına girmesini başka hiçbir şeyle izah edemeyiz.

    7. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r):

    Mekke’de küfrün bayraktarlığını yapan Ebû Süfyân’ın kızıdır. Ölüden diriyi diriden ölüyü çıkarmaya muktedir Yüce Rabbimiz gelecekte müminlerin annesi konumuna yükselecek bu kadına İslâm’ın bidayetinde imanı nasip etmişti. Mekke’nin zor şartlarında inancını yaşayamayınca kocasıyla birlikte Habeşistan’a hicret etme mecburiyetinde kalmıştı. Ancak bu esnada kocası önce Hıristiyan olmuş sonra da ölmüş Ümmü Habibe yalnız başına kalmıştı. Allah Resulü durumu öğrenince Necâşi’ye haber göndererek tek başına kalan bu hanımın kendisine nikahlanmasını istedi. Durumu öğrenince fevkalâde sevinen Ümmü Habibe’nin nikahı Necâşi huzurunda kıyılmış oldu.

    Şayet Hz. Peygamber böyle yapmayacak olsaydı yalnız ve kimsesiz bu kadın ya Mekke’ye dönecek babasının ve ailesinin şiddetli zulümleri karşısında dinini bırakacak ya Hıristiyanlardan yardım dileyecek ya da kapı kapı dilenip hayatını sürdürecekti. Ancak bu evlilikle en güzel yolu seçmiş oluyordu.

    Bu evlilik vesilesiyle o gün için Müslümanların ve Peygamber’in azılı düşmanı olan Ebû Süfyan inananlara yaptığı işkenceyi hafifletmiş içinde Hz. Peygamber’e karşı olan azılı kini birazcık dahi olsa dinivermişti. Daha geniş dairede ise Emevîlerle bir akrabalık te’sis edilmiş oldu ki bu da onların Müslümanlığa girmelerini kolaylaştıran bir unsur oldu. Bundan sonra Ebû Süfyan hâne-i saâdete rahatlıkla girip çıkma avantajına sahip olarak Müslümanlığı daha yakından tanıma fırsatını bulup sonunda iman dairesine girmiş oldu.

    Açıkça görüldüğü gibi bu evlilikte de kimsesiz kalan birinin yardımına koşup onun elinden tutma onun vesilesiyle Müslümanlara yapılan işkenceyi hafifletme ve azılı düşman biriyle akrabalık kurup onun imana gelmesine vesile olma vardır.

    8. Cüveyriye binti Hâris (r):

    Müslümanlar yapılan Müreysi gazvesinde galip gelmiş pek çok ganimet elde edilmiş bunun yanında 700 kadar da esir alınmıştı. Esirlerin içinde Benî Mustalik kabilesinin başkanının kızı olan Cüveyriye de bulunuyordu. Cüveyriye Hâris b. Dırar’ın kızı idi. Hâris Mustalikoğulları Yahudilerinin reisi idi. Cüveyriye önce Musâfi b. Saffan’la evlenmiş Musâfi Müreysi Muharebesi’nde ölmüştü. Cüveyriye Hz. Peygamber’e müracaat ederek hürriyete kavuşmayı talep etmiş Resulullah da onun fidyesini bizzat kendisi vererek hürriyete kavuşturmuştur. Babası gelip kızını götürmek isteyince o Müslüman olarak Medine’de kalmayı tercih etmiş bilahare de Resulullah ile nikahı kıyılmıştır.

    Resulullah’ın bu evliliğinden sonra Abdulmuttaliboğullarının hissesine düşen esirler salıverilmiş diğer Müslümanlar da bu durum karşısında Resulullah ile akrabalık bağı bulunan bir kabilenin insanları esir edilemeyeceği düşüncesiyle alınan bütün esirleri salıvermişlerdir.

    Hz. Peygamber’in bu evliliği de altmış yaşları dolayındadır. Bu evlilikte O önemli bir kabileyle akrabalık kurmayı hedeflemiş pek çok esirin serbest bırakılmasını sağlamış bundan da önemlisi pek çok Yahudi’nin İslâm’la şereflenmesine vesile olmuş ve kocası savaşta ölen dolayısıyla İslâm’a ve Müslümanlara aşırı bir şekilde kinle dolu bir hanımı şefkat kanatlarının altına alarak onu müminlerin anası mertebesine yükseltmiştir.

    9. Safiyye binti Huyey (r):

    Asıl adı Zeynep’tir. O dönemde Arabistan’da reislere düşen ganimet hissesine Safiyye denilmektedir. Bu kadın da Resulullah’ın hissesine düştüğü için Safiyye adını almıştır. Ana-babası Yahudilerin ileri gelenlerindendi. Hatta babası Nadiroğullarının reisi annesi de Kureyza oğullarının reisinin kızıydı. Hayber Gazvesi’nde babası kocası ve kardeşi öldürülmüş kabilesinden pek çok kimse esir alınmıştı. Safiyye İslâm’a karşı aşırı bir şekilde kin ve nefretle doluydu.

    Savaş sonrası Resulullah onu kendi nikahına alarak yumuşamasını sağlamış oldu. Bu evlilikle de Yahudilerin önemli bir bölümüyle akrabalık kurulmuş onların Müslümanlığı yakından tanımaları imkânı sağlanmış düşmanların kötü bir kısım emellerinin önceden bilinmesi kolaylaşmış ve Müslümanlığın sınırları bu vesileyle genişlemeye yüz tutmuştur.

    10. Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r):

    Resulullah İslâm’a davet için etraftaki hükümdarlara mektuplar gönderiyordu. Bunlardan birisi de Mısır hükümdarı Mukavkıs’tı. Mukavkıs elçiyi güzel bir şekilde karşılamış Hz. Peygamber’e birtakım hediyelerle birlikte iki de cariye göndermişti. Yolda bu iki cariye Müslümanlık hakkında malûmat sahibi olduktan sonra İslâm’ı seçmişlerdi. Bunlar Medine’ye varınca Resulullah Mariye’yi kendisine almıştı. Bilahare azad ederek onunla evlenmiştir ki oğlu İbrahim işte bu hanımındandır.

    Bu evlilik bütün Mısırlılar üzerinde büyük bir te’sir icra etti. Müslümanlarla Mısır’daki Bizanslılar arasında çıkan savaşta Mısırlılar tarafsız kalmış Bizanslılara arka çıkmamışlardır. İşte bunun sebeplerinden birisi de kendi milletlerinden olan bir kadının Hz. Peygamber’le evli oluşudur.

    11. Meymûne binti Hâris (r):

    Asıl ismi Berre olup Resulullah tarafından Meymûne olarak değiştirilmiştir. Hz. Peygamber’in son evliliğidir. Hudeybiye antlaşmasından bir yıl sonra Hz. Peygamber’le Müslümanlar Mekke’ye tavaf ziyaretine gitmişlerdi. Bu sırada Peygamberimiz’in amcası Abbas Allah Resulü’ne Meymûne’yle evlenmesini teklifi etti. Zira Meymûne Abbas’ın baldızı olup nikah yetkisini ona vermişti. Peygamberimiz de bu teklifi kabul buyurarak onunla nikahlandı. Bu durum karşısında Mekkeliler: "Demek ki Muhammed hemşehrilerine hâlâ dostluk ve hayır duyguları besliyor." yorumunu yaptılar.

    Bu evliliği yaptığında da Resulullah altmış yaşları civarındadır. Gayesi yine dul kalan bir kadına yardım elini uzatma Müslüman olduğu hâlde Mekke’de müşriklerin içinde kalan birini bu sıkıntıdan kurtarma ve Mekkeliler’e karşı bir jest yapma vardır.

    12- Hz. Zeyneb bînti Cahş (ra)

    Hz. Zeyneb Peygamberlikten 20 yıl önce dünyaya gelmiş Efendimizin hala kızı idi. İlk iman edenlerdendir Asıl adı Berre idi. Resulullah (asm) onu Zeyneb olarak değiştirmiştir. Babası Beni Esed kabilesinden Burre annesi Efendimizin halası Ümeyye binti Abdulmuttalib'tir. O Mekke'den Medine'ye ilk hicret edenler arasında yer aldı. Medine'ye hicret ettiğinde bekardı. Efendimiz onu evlâtlığı Zeyd b. Harise ile evlendirdi.

    Bilindiği gibi Mekke dönemi daha ziyade iman esaslarının Medine dönemi ise İslâmî hükümlerin tesis ve tahkim dönemidir. Bu dönemde cereyan eden olaylar ya geçmişten gelen toplumda yer etmiş batıl bir hükmü kaldırıyor yerine yenisini koyuyor ya da yepyeni bir hüküm ihdas ediyordu.

    Hz. Zeyneb'in gerek Efendimizden önce Hz. Zeyd'le evlendirilmesinde gerekse daha sonra Efendimizin onunla evlenmesinde diğer hanımlarından farklı Cahiliyet Dönemi adet ve geleneklerini kaldıran hükümler ortaya çıkmıştır.

    Peygamber Efendimizin evliliklerinde gerek o zamanın münafıkları gerekse yeni zamanın dalalet ehli tarafından en çok dile dolanılıp itiraz edilen Hz. Zeyneb'le olan evliliğidir. Ayrıca çok önemli hükümlerin ortaya çıkmasına sebep olan bir evliliktir.

    Bütün bu sebeblerle bu evliliğin nikâhı bir "akd-i semavi"dir. yani bizzat Cenab-ı hak tarafından kıyılmıştır. .

    Cahiliyyet döneminde kölelik ve imtiyazlı sınıf kavramı en koyu biçimde yer etmişti. Bunun ortadan kaldırılması ve insanların Allah katındaki üstünlüğünün sınıf rütbe ırk farklılığıyla değil takva ile olacağı vurgulanmalıydı. Bunun için en hassas konulardan biri olan evlilik ile bu yanlışın kaldırılması gerekliydi.

    Efendimiz Zeyneb gibi asil soylu ve güzel bir kızı kendi azad ettiği hizmetçisi Zeyd ile evlendirmekle bu alanda bir adım atmak istemişti Ancak toplumdaki yaygın kanaatlerin etkisiyle olacak ki Zeyneb ve kardeşleri önce bu evliliği uygun görmediler. Hür bir kadının azatlı bir köle ile evlenmesi o günkü geleneğe uymuyordu.

    Zeyneb Resulullah'a "Ya Resulallah ben senin halanın kızıyım ona varmaya razı değilim üstelik ben Kureyş'liyim." diye görüşünü beyan etti. Resulullah Zeyd'in kendi yanındaki ve İslâmdaki değerini anlatıp aslında ana baba tarafından asil ve soylu bir kimse olduğunu belirti.

    Derken Ahzab suresinin 36. ayeti nazil oldu: "Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüş olur."

    Bunun üzerine Zeyneb "Ben Allah ve Resulüne asi olamam" diyerek bu evliliği kabul etti.

    Fakat bu evlilik iyi yürümedi. Aralarında samimî bir sevgi ve saygı oluşmadı. Zeyneb dindar ve Allah'tan korkan bir kadın olmasına rağmen güzelliği asaleti ile iftihar ediyor azatlı bir köle olan kocasına iğneleyici sözler söyleyip tepeden bakıyordu.

    Hz. Zeyd artan bu geçimsizliğe dayanamadı. Efendimize müracaat ederek karısını boşamak istediğini söyledi. Efendimiz çok müteessir oldu. Çünkü bu evliliği isteyen bizzat kendisi idi. Toplumun yanlış algılamalarını kırmak istiyordu. Bu sebebten her defasında Zeyd'e "Karını tut boşama" diyordu. Ancak her şeye rağmen bu evlilik bir seneden fazla sürmedi. Zeyd sonunda karısını boşamak zorunda kaldı.

    Aradan bir süre geçtikten sonra sıra Cahiliyette yaygın bir başka yanlış adetin kaldırılmasına gelmişti. Bu da evlâtlıkların öz evlât gibi kabul edilmesi dolayısıyla onların hanımları da babalıkların öz kızı hükmünde telâkki edilmesi yanlışı idi.

    İslâm evlâtlık kurumunu temelden değiştirmişti. Ayet-i Kerime bu konuda gayet açıktı:

    “Onları yani evlâtlıklarınızı babalarının ismine nisbet ederek çağırın. Bu Allah katında daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar zaten sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır.” (Ahzab suresi 5)

    Bu ayet nazil olduktan sonra Zeyd artık Zeyd bin Harise diye babasına nisbet edilerek çağrılmaya başlandı. Evlâtlığın kaldırılmasından sonra evlâtlık hanımlarının da öz kız gibi olmadığı ortaya çıkmış oldu. Ancak bunun bir örnekle de ispatlanması ve kökleştirilmesi gerekiyordu. Bu da Hz. Peygamberin Hz. Zeyneb'Ie evlenmesi ile mümkün olacaktı. Ancak yerleşik bir adeti ortadan kaldırırken ortaya çıkacak fitne ve dedikodular Efendimizi düşündürüyordu. Ama İslâmın getirdiği bu prensip kesinlikle kendi üzerinde uygulanacaktı. Bundan kaçınılamazdı. Nitekim bu hususu Kur'an-ı Kerim şöyle dile getirir:

    "Hani Allah'ın iman nasib ederek ikramda bulunduğu ve senin de azad edip evlâtlık edinerek ikramda bulunduğun kimseye sen 'hanımını bırakma Allah'tan kork' diyordun. Sen o zaman Allah'ın açıklayacağı bir şeyi bildiğin halde insanların dedikodusundan korkuyordun. Halbuki Allah korkulmaya daha layıktır. Sonra Zeyd o hanımla alâkasını kesince Biz onu sana nikahladık. Ta ki evlâtlıkların boşadığı hanımlarla evlenmenin mü'minler için günah olmadığı anlaşılsın. Allah'ın emri işte böylece yerine getirilmiştir."(Ahzab suresi37)

    Bu ayetin nazil olmasından sonra Hicretin 5. yılında Zeyneb 35 yaşında iken Efendimizle semavi bir akitle evlenmiştir.

    Nitekim bu evlilik üzerine münafıklar boş durmadı. "Muhammed oğlunun karısının haram olduğunu bildiği halde kendi oğlunun hanımını nikahladı!" demeğe başladılar. Bunun üzerine Ahzab suresinin 40. ayeti nazil oldu:

    "Muhammed hiçbirinizin babası değildir O Allah'ın Resulüdür ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah ise her şeyi hakkıyle bilir."

    Peygamberler ümmetleri için bir nevi baba hükmünde olup onlara kendi babalarından daha büyük bir şefkatle baktıkları halde bu neseb itibariyle bir babalık değildir. İşte ayet-i kerime bu sebeble Peygamberlerin ümmetlerinden hanım almasının akla ilme ve tabiata uygun düşmeyen bir durum olmadığını açığa çıkarıyordu. Böylece İslâm evlâtlıkla öz evlâd hukukunu birbirinden ayırıyordu. Ancak bu adet o kadar köklü ve yerleşik idi ki o gün müslümanlar arasında bile kimse böyle bir evliliğe cesaret edemezdi. Bu yüzden o günkü münafıklar bu evliliği dillerine dolamış çeşitli senaryolar üretmişlerdir. Hatta bu evliliği Efendimizin haşa nefsaniyetine düşkünlüğüne delil göstermek istemişlerdir.

    Bu evliliği nefsanî ve şehevanî telâkki edenlere üstad Bediüzzaman'ın veciz ve susturucu cevabı şöyledir:

    "Yüz bin defa haşa ve kella. O damen-i muallaya şöyle pest şübehatın eli yetişmez. Evet on beş yaşından kırk beş yaşına kadar hararet-i gariziyenin galeyanı hangamında ve hevesat-ı nefsaniyenin iltihabı zamanında dost ve düşmanın ittifakıyla kemal-i iffet ve tamam-ı ismetle Hatice'tül Kübra (ra) gibi ihtiyarca bir tek kadınla iktifa ve kanaat eden bir zatın kırktan sonra yanı hararet-i gariziye tevakkufu hengamında ve hevesat-ı nefsaniyenin sükûneti zamanında kesret-i izdivaç ve tezevvücatı bizzarure ve bilbedahe nefsanî olmadığını ve başka ehemmiyetli hikmetlere müstenit olduğunu zerre kadar insafı olana ispat eder bir hüccettir." (Risale-i Nur Külliyatı l.cilt s. 357)

    Hz. Zeyneb'i daha önce bakire iken de tanıyan Efendimiz onu Zeyd'le evlendirmeden önce de evlenebilirdi. Buna bir engel yoktu. Demek ki bu evlilikte toplumda yaygın eski yanlışların düzeltilmesi ve yeni bir takım hükümlerin yerleştirilmesi gibi önemli hikmetler vardır.

    Kaynaklar:

    İhsan Atasoy Peygamberimiz Neden Çok Evlendi? Nesil Yayınları İstanbul 2002 ss. 133- 137.

    Yrd. Doç. Dr Muhittin AKGÜL Yeni Ümit


    Hemen Paylaş!


  2. #2
    Ai
    Ai isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    aklıma geldikçe, aklımdan gitmedikçe...

    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Tecrübe Puanı
    161166
    Mesajlar
    10,989

    Standart

    Peygamberimizin evliliklerini sorgulamaktan hic
    vazgecmicekler
    hersey bir yana
    islam dinin en kuvvetli en saglam yönlerini
    her zaman en zayif yönmüs gibi göstermeye
    calisiyorlar
    hic vazgecmiceklerde
    paylasim icin tesekkürler



    Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil.
    Yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Tecrübe Puanı
    362218
    Mesajlar
    9,838

    Standart

    Yapılan ne kadar sapkınlık varsa Peygamberimzin sünnetiyle bağdaşlaştırmaya çalışılmasını çok gördük ama bu başka buna da şaşırmadım aslında batı dünyası bunu hep yapıyor batıyı da gözünde çok büyüten cahillerimiz onlara uyuyor başka bir açıklaması yok bunun
    Yazık!




  4. #4
    Gül-i Rana

    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Tecrübe Puanı
    400719
    Mesajlar
    8,391

    Standart

    Peygamberimizin s.a.v H.Z Aişe ile evlenmesindeki bir sebeb H.Z Aişenin çok zeki ve hafızasının güçlü olması idi.bu nedenle çok hadis rivayet etmiştir.

    Peygamberizin H.Z Hatice dışında hiç bir kadından çocuğu yoktur.bundan şu anlaşılabilir.evlililkler şehevi duygular için yapılmamışkadınları koruma kollama ve dini yayma için olmuştur.



    Hasbunâllâhu ve ni’mel vekîl-"Allah bize kâfîdir ve O ne güzel vekildir."Al-i İmran 173.

 

 
Künye Uyarı
Powered by vBulletin® Version 4.1.12
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
Extra Tabs by vBulletin Hispano
Sanal Dünyanın Gerçek Ailesi
Copyright ©2007-2014 Forumuz.Net

Sosyal paylaşım platformu olan Forumuz.Net sitemizde, kullanıcılar, 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumuz.Net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İLETİŞİM panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumuz.Net yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

sohbet

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558