Ben senden sonra.
Yok.
Yok.
Aslında yazacağım hiçbir kelime yeterli olmayacak
ardında bıraktığın enkazı anlatmaya.
Birlikte yok olmak yerine Ayrı ayrı var olmayı deneyebiliriz değil mi?
Eğer içindeki ses hala benim adımı söylüyorsa sana inatla
Hayatında bir ilki yap
SUS.
VE.
BENİ DİNLE.

Evet ben senden sonra sığamadım sokaklarına
ANKARA''NIN
Sokaklar dar geldiİkimizin diye adlandırdığım bu şehrin sokaklarında gülemedim bir daha

Yürüyemedim Sakarya''daArkamı dönsem görüverecekmişim gibi seni
Ne o çok sevdiğim yağmur rahatlattı beni
nede esen rüzgar
Kendimi taşıyamayacak kadar çok büyüdümbir o kadarda kaybolacak kadar küçüldüm
En çok adını dilime yasak eden dostlar üzüldü halime
Geçer dedilerunutursun dediler
ama ben hiçbirini duyamadım
Gözyaşlarımdan etrafı göremeyecek hale geldiğimde gözbebeklerime asılı kalan o metro istasyonundaki
dönüp arkanı öylece tek başına bıraktığın
halin geldi gözlerimin önüne
Kahroldum.


CANIMDIN ya.
ilk görüşte aşk’tın daha ilk celsesinde imkânsızlığa dönüşen!
Hep senden sözediyordum gerekli gereksiz herkese
Durmadan sana şiirler yazdımyazılar yazdımbelki okudun belkide okumadınama hiç yoktan hissettirmişimdir.boş kağıtlaraduvarlarasenin o çok sevdiğin gecelere anlattım ben seniYalnız kalmak istedimkalabalığın arasında kaybolmakikiside yetmediGeçmişi düşündümseni beklediğim soğuk Ankara gecelerindeki 3-5 nöbetlerimi
Neredeyse dakika dakika seninle yaşanan herşeyi yeni baştan yaşadım
Kötü olanları atlayarak.
Seninle herşey güzeldi belki
Belkide ben güzel sandım
O kötülükleri ben kendim yarattımmucidi benim bu zehr aşkınben yaşattımben mahvettim
BiliyormusunBiri bana içimdeki acıyıİçimdeki seni söküp atabileceğimi söylese.bunun aslında mümkün olduğunu anlatsa
Düşünmeden bir kalemde silerim seni
Aslında kurtulmak istediğim haldeo acıyı yaşamak için
direndim durdum
Acısıda mutluluğuda senden bir parçaydıve yaşadım
Herkesi sana benzetipkimseyi senin yerine koyamadımTabir-i caizse YERİNE KİMSELERİ SEVEMEDİM.

Hiçbirşey avutmadı beniikimizin diye adlandırdığın şarkıları dinledim ardardaVe senin hiç yara almadığın o şarkılarda ben kimbilir kaç kez vuruldumUyumak zoruyanmak ise alışılmışın dışında kolay olduSabahları iple çektimbazende hiç güneş doğmasa dedimNe geceler rahatlattı beni nede gündüzlerölmeyi isteyip
ÖLMEDİM öLMEYECEĞİM.

Gerçek olmasını istediğim rüyalar gördümsenle dolu olanSıçrayarak uyandığımda senin adını söylediğimi farkettim.Telefonumun çalmasını bekledimaramayacağını bile bileher çaldığında sen sanarak koştumhiç aramadın Şimdi gitmek adına yan yana gelmiş harflerini hangi işportacıdan aldığının hesabını bile soramayan lal olmuş bir yürekle çıktım karşına. Biliyorsun bir gülüşüne kurban ederdim kendimi ve giderdim. Ama şimdi bak yüzüme ve söyle “beni kime kurban ettin ey yaarrr…”

Ne kadar ilginç değil mi sana göre benim yaşayamayacağım şeyler bunlarSenin düşüncene göre ben seni sevmemiştim ki
ilk defa sana tutuldum
Nedense aşkın kitabını yazan ben sana bunu bir türlü anlatamadımne sözlerimi dinledinne yazdıklarımıBenden önce tanıdığın ne yüreği nede aklı müsait olmayan bir takım soysuzların bu muhteşem sevgi üzerinde tepinmelerini sağladın.
Seni esmer kafanın alamayacağı kadar bir sevgiyle soludum bunca zamandırHer insanın bir cenneti vardır bir cehenneminin olduğuncasen benim hem cennetimhem cehennemim oldun
hep ben yok oldum
İsabetsiz atılmış kurşunların izleri duruyor kayalarda
Namlulara küsmüş mermiler. adını verdim bu şehre
bütün güvercinleri senin gözlerinle senin parmaklarından yön buluyor ömrümün bütün kuşları caddeleri senin renginle boyuyorum şafak vakti bir baştan bir başa

Yüreğindeki türküleri acılaraayrılıklara yol ver artıkSeni sevmelerin sıfır noktalarında gönlüm

Ben seni Ankara'nın her caddesine her sokağına canlı canlı gömdüm.!

aLıntı.