Bakın işte bu bende de varbaşkasına bağımlı olma korkusu yaratabildiğini bildirdi.İnsanların hepsi günlük yaşamıyla beraber bence de ''Depresyonda''
Haber için teşekkürLer ŞahmaranTüm insanlığa ait bir konu olmalı bu (:



Dünya genelinde 450 milyonu aşkın insanın ruhsal sorunları bulunduğu20 milyonu aşkın kişinin de ruhsal sorunlar nedeniyle yardım arayışı içinde olduğu belirtildi.
Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) Genel Başkanı Şeref Özer10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada
beden sağlığı ile ruh sağlığının bir bütün olduğunu
beden hastalığı bulunanların ciddi ruh sağlığı sorunlarıyla karşılaşma riski taşıdıklarını söyledi.
Bedensel hastalıkların ve tedavi sürecininkişinin duygu ve düşüncelerini etkilediğini ifade eden Özer
ciddi bedensel hastalıkların
insanda belirsizlik
gelecek endişesi
umutsuzluk
ağrı veya ameliyatla başa çıkma
tedaviye alışma
hastalığın yarattığı yeti yitimine uyum sağlama güçlüğü ve başkasına bağımlı olma korkusu yaratabildiğini bildirdi.
Özerruh sağlığının genel sağlıkla da bağlantılı olduğunu vurgulayarak
ruhsal hastalığı bulunan kişilerde
bedensel sağlığa yönelik olumsuz-zararlı davranışların artabileceğini
ruhsal sorunlar ile stresin diğer bazı bedensel hastalıklara zemin hazırlayabileceğini ya da var olan bedensel hastalıkların gidişini kötüleştireceğini belirtti.
Her dört kişiden biri ruhsal hastalıklardan etkileniyor
Ruhsal hastalıkların görülme sıklığının yüksek olduğunu ve yaygınlığının arttığını ifade eden Özerşunları kaydetti:
“Ruhsal hastalıklar tedavi edilmezlerse bireyseltoplumsal ve maddi kayba neden olmaktadır. Yapılan çalışmalara göre
günümüzde insanların yüzde 25'i yaşamlarının bir döneminde ruhsal hastalıklardan etkilenmektedir. 75 yaşına gelmiş kişiler arasında herhangi bir ruh hastalığı yaşamış olanlar yarıdan daha fazladır (yüzde 50.8). Belli bir zaman diliminde nüfusun yüzde 10'unda ruhsal hastalık görüldüğü bildirilmektedir.
Bugün dünyada 450 milyonu aşkın insanın ruhsal sorunları bulunduğu20 milyonu aşkın kişinin de ruhsal sorunlar nedeniyle yardım arayışı içinde olduğu bilinmektedir. Birçok birey ruhsal davranışsal sorunları nedeniyle birinci basamakta yardım aramaktadır. Birinci basamak sağlık kuruluşlarına yaklaşık her dört kişiden birinin ruhsal sorunlar nedeniyle başvurduğu ve yeterli tedavi hizmeti alamadığı bilinmektedir. Ruh sağlığı sorunu bulunanların en az bir yakını olduğu düşünülürse ruh sağlığı sorununun toplumun önemli bir kesimini
hatta tamamını doğrudan ilgilendirdiğini söylemek abartı sayılmamalıdır.”
Ruhsal hastalıklar yeti yitimine yol açıyor
Özerruh sağlığı sorunlarının
kişinin kendinden beklenen iş
okul
ev
toplumsal roller ve kendine bakabilme işlevlerini giderek yitirip üretici niteliğini ve sosyalliğini kaybetmesi ve görevlerini aksatması anlamına gelen yeti yitimine yol açtığına işaret etti.
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) araştırmasına göre“dünyada yeti yitimine en çok yol açan 10 hastalıktan beşini ruhsal hastalıkların oluşturduğunu” dile getiren Özer
“Bu hastalıklar sırasıyla depresyon
alkol kullanımı
bipolar bozukluk
şizofreni ve obsesif kompılsif bozukluklardır. Anksiyete bozuklukları
depresyon
bipolar bozukluklar ve şizofreni
yeterince tedavi edilemediği zaman daha çok işlev ve iş gücü kaybı ve ailesel sorunlara yol açmakta
hastalığın yaygınlığının ve tedavi maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır” uyarısında bulundu.
ÖzerDSÖ'nün öngörülerine göre
“Depresyonun
2020'de kadınlarda ve gelişmekte olan toplumlarda başta gelen yeti yitimine yol açan hastalık olacağına” dikkati çekerek
“Ayrıca 2020'de tütün kullanımına bağlı hastalıklardan kaynaklanan yeti yitiminin de önüne geçeceği öngörülmektedir. Ülkemizin 15-55 yaş arasındaki nüfusunda da en yaygın hastalıklar içinde depresyon ve anksiyete bozuklukları ilk beşte yer almaktadır. Bunlar sırasıyla
enfeksiyon
mide-bağırsak sistemi
tansiyon yüksekliği
eklem hastalıkları ile depresyon ve anksiyete bozukluklarıdır” diye konuştu.
Kentleşme ve nüfus artışı gibi nedenlerle ruhsal sorunu olanların damgalanması ve dışlanmasının toplumsal boyutta sorunlara yol açtığına dikkati çeken Özer“Damgalama ve dışlama
ruh sağlığı sorunu olanların tedavi başvurusundan kaçınmasına yol açmaktadır” dedi.
ÖzerTürkiye'de ruh sağlığı hizmetlerinin yetersiz olduğunu öne sürerek
şöyle devam etti: “Ülkemiz
ruh sağlığı hizmetlerine ayrılmış yatak sayısı bakımından Avrupa ülkelerinin çok gerisindedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre
ülkemizdeki ruh sağlığı yatağı
olması gerekenin onda biridir (7 bin/70 bin). Ülkemizde yüz bin kişiye düşen ruh sağlığı uzmanı sayısı 1.6'dır. Uzmanlık eğitimi almakta olan asistan hekimler eklendiğinde bu sayı 2'nin biraz üzerine çıkmaktadır. Bu
dünya ortalamasının yarısı
Avrupa ortalamasının ise ancak altıda biridir. Çocuk ruh hekimlerinin oranı ise çok daha düşüktür (bir milyon nüfusa 2). Aynı şekilde ruh sağlığı hemşiresi
sosyal hizmet uzmanı
psikolog gibi diğer ruh sağlığı çalışanları sayısı da oldukça düşüktür.”
MİLLİYET




Bakın işte bu bende de varbaşkasına bağımlı olma korkusu yaratabildiğini bildirdi.İnsanların hepsi günlük yaşamıyla beraber bence de ''Depresyonda''
Haber için teşekkürLer ŞahmaranTüm insanlığa ait bir konu olmalı bu (:
Sensin gökten gelen oklara hedef
Oyası ateşle işlenen gergef
Çekme üç beş günlük dünyaya esef
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!


Uygarlık demek ki insanın mutluluğunu da garanti etmiyormuş.=) Tüketitaat et ve öl düsturu manevi yaşamı yok ettiğinden olabilir mi acaba kronik depresyon? =)
Başarının mutluluk getireceği ve başarının da ancak daha fazla çalışıp tüketmekle ve ihtiyaç duyulmayan milyonlarca şeye sahip olmakla ulaşılır olduğunu sananlara kötü haber: Ne yazık ki bir adım ötede sizi depresyonbipolar bozukluk
çeşitli kişilik bozuklukları beklemekte.=)
Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)
Bookmarks