



HANEFİ Avcı'nınilintili olduğu bir kadın kullanılarak "özel hayat" üzerinden aşağı çekilmesine itiraz etmiş kişilerden biriyim. (3 Ekim 2010). Bu konudaki çıkış noktam özü itibarıyla değişmedi. Nitekim Fethullah Gülen'in "Üslubumuza dikkat etsek
laf yetiştirme heyecanıyla kırıp dökmesek
dövene elsiz gerek" yolundaki ifadelerinin tümüyle "bu" alana ilişkin olduğunu düşünüyorum. Mesaj açık. Gülen
iftiraya uğruyoruz
bunu yapanlar ve hevesle bir linç ortamı oluşturanlar kötü bir şeye alet oluyorlar
mealinde konuşurken asla geri adım atma emaresi göstermiyor. Fakat etrafına dönüp mesaj vermeyi de ihmal etmiyor
can yakıcı ithamlar karşısında bile mukavemet yöntemlerinin insanların haysiyetlerini
iç dünyalarını
özel alanlarını hedef almaması gerektiğini söylemek istiyor.
Bu hengâmede kimin avcı kimin maral olduğu ise hâlâ su götürür bir mesele. Ofiste bulunan kasetler meselesi durumu iyice karıştırdı. "CemaatAvcı'nın iddia ettiği kadar güçlü
etkin ve komplo gurularından müteşekkil bir yapı olsaydı
Avcı'nın tutuklanmasının kendisine kurulmuş bir komplo olduğunu sezebilir ve engellemek için elinden geleni yapardı" diye yazmıştım. Hâlâ aynı düşüncedeyim
zira
hani yakın geçmişin insanda merhamet uyandıracak denli naif bir özgüven içinde darbe planlamaya azmetmiş muvazzaf/emekli paşaları yok ki karşımızda. Sistemle arasında önyargı bariyerleri bulunan
başından yığınla macera geçmiş
laiklik şerhi ile her an derdest edilebilecek
her an lince uğrayabilecek bir hareket
eğer böylesi operasyonel işlere giriyorsa ipin ucunu sıkı tutmalıdır. Sonucun başarısızlığına bakarak
"Velev ki bir örgütlenme var olsun
bir hayli başarısız bir örgütlenme" dememek için bir neden yoktur.
İHTİMALLER DENİZİ
Deniliyor ki30 yıllık polis
eşyalarımı boşaltıyorum demiş ve tek tek bunları kaydettiğini söylüyor
geride 12 yıllık dinlemeleri bırakmaması gerektiğini bilmez mi? İyi hoş da
30 yıllık polis yahut arkasındaki eküri
onu tam da bu şekilde savunacağınızı bilmez mi?
Avcı'nın ofisinden çıkan dinlemelerorada bizzat Avcı tarafından bırakılmışsa
iki ihtimal var: Ya Avcı "yetersiz IQ"dan mustarip ya da gereğinden fazla operasyonel
karanlık ve gerçekte cemaati filan da değil
sadece belirli noktalardaki birkaç savcı vs.'nin ipini çekmeyi planlayan/planlayanlara yardım eden bir adam. Kendisini tutuklattırmadaki performansını hatırlayın. Acaba hangisi?
Avcı'nın ofisindeki kayıtlarcemaate ait olduğu ileri sürülenlerce herhangi bir safhada oraya konulmuşsa
o zaman "cemaatten sızmış olduğu ileri sürülen" şahısların "yetersiz IQ sorunu" var demektir. "Başıma gelecekleri tahmin edebiliyorum" diyen ve toparlanmak için de epey vakti olan bir adamın bu kasetleri bürosunda öylece unuttuğunu ileri sürmenin manasızlığını akledememek? Bir adım sonrasını hayal etme yeteneğinden yoksun olan bir yapı ise bu
Avcı'nın iddia ettiği şeyleri nasıl yapabilmiştir? Mümkün olabilir mi bu?
Genelde polisin uyguladığı kriminal yöntemlerden biri devrede olmasın?
Kamuoyuna şaibeli bir adam olarak lanse edilmiş biri ortadan kaybolurkamuoyu o adamın suçlu olduğuna inandırılır
gerekirse sahte delil üretilir ve bu arada onlarca faili meçhul üzerine yıkılır.
"Adı büyük Kozanoğlu" deyimini hatırla-tırcasına ön plandaismi cisminden büyük; çoğu sempatizandan mürekkep muğlak bir taraftarlıktan bahsediyorsak eğer
cemaatin durumu "ortadan kaybolan adama" benzemekte. Hanefi Avcı'nın kitabı da
tutuklanması da "sahte delil üretimi" safhasını çağrıştırmakta. Ve tabii delil yaratırken dikkat edilecek en önemli husus
araya gerçek verilerin de eklenmesidir; "En iyi yalan
iki gerçek arasında söylenenidir" bağlamında.
DERİNİ ANLADIKYA YÜZEYİ?
Sebep? Hadi Ergenekon diyelim.
Öyle yaşimdiye dek olup biten
Ergenekon adı verilen buzdağının ancak görünen kısmının erimesiydi. Tam da bu nedenle asıl soru şu olmalı:
Epey derinlere itilmişken artıkyüzeye çıkmak için kullandığı meşru eşlikçi kim
ne? Birkaç gazetecinin ismine abanmak meseleyi fazla hafife almak olmuyor mu?
Nihal Bengisu KARACA
Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)
Bookmarks