NE film yapılır ama. 69 gündür 622 metre aşağıda bir yerlerdeler. Dile kolay. Tam 69 gün. Her madenci kurtarıldığında siren çalınmış. Düşünsenize filmin ilk sahnesi öyle olsa Ben hikâyeyi dinlerken ya da görüntüleri televizyondan seyrederken bile duygulandım hatta ne yalan söyleyeyim ağladım. Birde orada olsaydım?
Ya bir yakınım sevdiğim derinlerde kalmış olsaydı.

İnsanların ikinci bir şansı olduğuna inanır mısınız?
Ben inanıyorum. Hatta yaşadım.
Burada bugün anlatacağım şey belki de en yakınlarımın bile haberdar olmadığı bir detay. Ama o detay hayatımı değiştirdi. İkizlere hamileliğimin ortalarında bir zaman akşam işyerinden çıktım ve her zaman iğne olduğum hastanenin aciline gittim. Zor bir hamilelikti benimkisi zaten zor elde edilen bir gebeliğin riski yakınlarımı kaybetme acısıyla katlanan düşük riski çalışmaya ara vermeme inadımdan doğan riskler falan derken.
Ben her gün sabah akşam iğneler oluyordum. Otomobilden indim ve acil servisin kapısına doğru ilerledim. Küçücük bir sokağı karşıdan karşıya geçmem gerekiyor. Yolun tam ortasındayken gayri ihtiyari başımı çevirdim ve üzerime gelmekte olan aracı fark ettim. Dondum kaldım. Hani farlardan etkilenen tavşanlar misali. Ne bir adım öne gidebiliyorum ne bir adım geriye.
"Hayatınız film şeridi gibi gözünüzün önünden geçer!" lafı var ya uydurma değilmiş sevgili okuyucu gerçekmiş. Film şeridi gibi olmasa da şöyle bir ifadeniz alınıyor. İşin garibi ben ışığa tutulmuş beklerken "Her şey iyi olacak araba bana çarpmayacak" diye düşünmüyordum. "Eğer kurtulursam" diyordum. "Eğer kurtulursam güzel bir hayatım olacak."
Fren sesi bağrışmalar acilden fırlayan artık akraba olacak kadar tanıdık hemşireler. Gerisini hatırlamıyorum. Yere düşmüşüm kanamam olmuş ama araba çarpmamış. Çünkü benim daha yaşamam gereken günler varmış.
Kader alın yazısı. Bütün bunlardan bahsedip beylik laflar etmek değil niyetim haşa haddimi bilirim. Ben diyorum ki bazen sahip olduğunuz hayatın ne kadar değerli olduğunu anlamanız için size bir ikinci şans veriliyor.
Bence bu ikinci şansa sahip olanlar müthiş torpilli.
Mesajı doğru anlarlarsa hayat başka türlü şekillenebilir.

Madencilerin kurtuluşlarını izlerken yine aynı hisse kapıldım.
Film teklifi aldılar bir zengin başlangıç olarak 10'ar bin dolar çek yollandı. Son model bilgisayarlar hediye edildi İngiltere'ye futbol maçına gidecekler bir fabrika "Biraları ölene kadar benden!" dedi. Cinsel gücü artırıcı ilaç firmaları ve çikolata üreticileri sponsor oldular. İş teklifleri yağdı. Şimdiden her biri kitap anlaşması yaptı.
Liste uzar gider. Kimi çıkar çıkmaz sevgilisine evlenme teklif etti. Kimi "Metresim mi karım mı?" ikilemine düştü.
Anka Kuşu kapsülü bir mucize gerçekleştirdi.
Ve 33 insana "Sana ikinci bir şans veriyorum" dedi. O 33 insan tıpkı Zümrüdüanka Kuşu gibi küllerinden doğdu. Her ne kadar 69 gün derinlerde bir yerlerde olsalar da.
Ruhlarının ölümsüzlüğünü gösterdiler.
Son yılların en heyecan verici en duygulu ve en umutlandırıcı haberiydi.
Not 1- Bizim bakanın "Biz olsaydık üç günde çıkarırdık" cümlesine "El insaf kardeşim!" diyesim geliyor ne yorum yapayım bazen kelimeler kifayetsiz kalır duyguları ifade etmeye benimki o cinsten.
Not 2- Bütün dünya madencilerin kurtuluşuna kilitlenmişken biz hâlâ Türkiye televizyonlarında türbanı tartışıyorduk. Nasıl bir iştir bu? Ben de varım canım içlerinde merak etmeyin. Bu bir özeleştiri zaten. Nasıl çıkacağız bu kısırdöngüden çok merak ediyorum.


Balçiçek İLTER