Yanında Cakıp Bay dağdan inerken dağderesindeki Kara Önkür (Mağara) yolundayaşı yetmiş civarında
sakalı göğsüne kadar uzayan bir dervişe rastladı. Derviş
Kara Önkür'e arasıra gelirdi. Kıpcak neslindendi. Dünyayı dolaşıp dururdu. Evi ocağı
çoluk çocuğu yoktu. Sık sık Kırgızların yurduna gelirdi
çoğu zaman Kalmuk
Çinli
Mançu ve Uygurdaki Türk soydaşlarını
Andican'a İran'a kadar giderdi
kuş gibi özgür yaşardı. Dünyaya zenginliğe doymuş bir adamdı. Bu dervişle konuşmak isteyen Cakıp
atından indi. Elindeki tulumdan kımız
heybesinden kurut alıp ona vererek:
"Dervişmalın canın esen mi?" dedi. Derviş;
"Ey Cakıp Baybana malımı sorma"
dedi. "Benim malım yoktur. Dünyaya doymuş insanım. Göğün altındaki dünya benimdir. Senin dünyan da benimdir. Ben malı sizin gibi biriktirmem." Cakıp;
"A evliyambunu bilmemişim
kızmayın!" dedi.
"Tanrımın yarattığı insanlara kızmam" dedi. Derviş. "Ya sen neye küsüp duruyorsun Cakıp? Senin malın mülkün bol değil mi?"
"Yaşım kırk sekize ulaştıgençliğimde mal biriktirdim. Gördüm ki mala mülke sahip çıkacak olan çocuk imiş
çocuğu olmayanın malı mülkü kurusun çocuğu olmayanın yuvası
yıkılmış şehre benziyormuş". Cakıp
Dervişe derdini anlattı.
Derviş düşündü.
"Bir yerden duymuştum. Tibet'e gidersem bir çeşit ottan yapılmış bir ilacı getireceğim. Geçmişte atalarhanımı doğurmazsa onu küçümser
hakir görürlermiş. Eskiler böyle anlatırdı" dedi derviş.
"Evliyamsözüne
aklına sağlık" Cakıp dervişin eline altın vererek yolcu etti. iren bir dağlar zinciri idi. Görülüyor ki bu karşılaştırmalar uzadıkça
yeni yeni meseleler çıkıyor ve bir bölgede kalamaz oluyoruz.
Ondan beri Cakıp Bay hanımınıyani ömür boyu gönlünü incitmeden saygı gösterdiği hanımını
nasıl utandırabileceğini düşünüyordu.
Çocuk arzusuyla yanan Cakıp Bayhasret şiirleri söyleyerek Altay'ın dağ ve düzlüklerinde hüzünlü ağlıyordu.
Kırmızı saplı aybaltayı
Kırmadan kim yapabilir?
Darma dağın olan halkı
Kırmadan kim toplayabilir?
Sapasağlam aybaltayı
Kırmadan kim yapabilir?
Tutsak olan bu millete?
Kim adil han olabilir?
Zavallı Cakıp yurduna yaklaşığında boğuk sesini kesti. Önüne Akimbeğ'in Mendibay adlı şımarık çocuğu çıkıp selamladı.
"Babacığımniye bunca ağlıyorsunuz?" dedi çırak oğlan
Cakıp Bay'a acıyarak.
Cakıp ancak o zaman kendine gelerek göz yaşlarını sildi. Çocuğun sorusuna cevap vermedenAtı Tuuçunak; direğe bağlanmadan
sağa sola bakmadan evine girdi. Bu esnada dışarıya kaçtı
"Cakıp Bay'ın atını yakalayın" diye bir gürültü koptu. Cakıp buna aldırış etmedi.
Çıyırdıihtiyarın elbisesini çıkarmadan rastgele uzandığını görüp korkudan rengi uçtu
hemen ipek döşek serip etrafında pervane oldu. Hatun
Cakıp'ın son zamanlardaki derdini bildiği için nezaketsizlik etmedi. Kibar davrandı
arzusunu sormaya cesaret edemedi
bilmezlikten geldi. Çocuk doğurmadığı için yüzü safran gibi sarardı. Sonunda Çıyırdı:
"İhtiyarne oldu sana
ne derdin var?" diye bağırdı.
Cakıp yeredelercesine
bakarak suskun oturuyordu. Bir zaman sonra konuştu.
"Kocadığında mı bana çocuk doğurup neslimi devam ettireceksin. Bunu anlamıyor musun? Beni çocuksuz bırakıp çocuk gibi bağırıyorsun. Benim çocuksuz ihtiyar; seninkısır kadın diye adımız çıktı. Çocuğumu koklayıp öpseydim hasretim kalmazdı. Ne kardeşimin yüzünü gördüm
ne de çocuk yüzü gördüm. Çocuk doğurmayan senin gibi karıyı
çalılığa mı bıraksam
çöle mi bıraksam diye düşünüyorum. Çocuksuz kadından ve balı keçi yeğdir."
İpek elbise giyen Çıyırdı'nın yüreği tuz serpilmiş gibi sızladıöleyim dedi. Yer kabul etmedi. Gönlü sökülüp
gözlerinden yaş dökülüp üzüntüden kıvrandı.
Akşama doğru yorgun bir halde gelen Cakıpyattığı yerde horlayıp tanyeri ağarıncaya kadar kımıldamadan uyudu.
"Bayımgece kaçan Tuuçunak'ın peşinden giden çocuktan haber yok. Annesi çok merak ediyor. Kalkıp onun çocuğunu bul
niye böyle hiçbir şey olmamış gibi uyuyorsun?" Ak maral gibi gerilen
rengi uçan zavallı Çıyırdı
Cakıp'ı uyandırdı.
"Ehanım
artık üzülme. Şu ana kadar ömrümüz hasret ile geçirdik. Bana bak
uğurlu bir rüya gördüm. Anka kuşu gibi heybetli bir kuşu yakalamışım. Yer yüzündeki hayvanlar bu kuşun heybetimden çekiniyordu. Ona uzun ipek bağ taktım. Bu talihe işarettir. Tanrım bize lütfedecek gibi" diye Cakıp
Tündüke bakarak Tanrıya sığındı. .
"Ağzına yağ vereyim ihtiyardediğin olsun! Tanrım versin! Başına talih kuşu konacakmış" dedi. Çıyırdı
sevinip "Ben de uğurlu bir rüya gördüm. Elma yemiştim
içinden altmış kulaç ejderha ıslık çalarak çıkıp ata dönüşerek
uzandı."
"Bunu başkalarına söyliyelim miya da kimseye söylemeyelim mi" diye birbirine danışıp dururken
dışarıda yüksek sesle konuşan bir kadının sesi duyuldu.
Kapıdan Mengdibay adlı çocuğun annesiKanımcan
yüksek sesle hakarete başladı. Avulda bunun gibi şirret kadın yoktu.
"Y' Cakıp! Dünden beri senin atının peşinden giden çocuğumdan haber yokya al senin kölen olsun. A
. sen bu evde çocuk bakacağına dünyayı umursamadan karının yanında eğlenip oturursun ha. Çocuğu olmayan insan çocuğun kıymetini bilmez tabiî. Sizinki gibi Dünyanın bizim için anlamı yoktur
çocuk kıymetlidir
çocuğumu bul."
Cakkıp Bay terbiyesiz kadınla muhatap olmadı amabu alayda da yanmadık yeri kalmadı. Huzuru kaçıp kapıya çıktı ve her tarafa adam gönderdi. Kendisi koyun çobanının bindiği kumral al renkli atla
Tuuçunak'ın ardından giden Mengdibay'ı aramak için Kara su nehri boyunca at sürdü.
Cakıpç****iz büyük bir ümitsizlikle giderken bir adacıkta deminki kahrolası Mengdibay hiçbir şey olmamış gibi oturuyordu. Tuuçunak'ın üzerine Akparsın derisi örtülmüştü.
Hiçbir şeyden korkmayan MengdibayCakıp Bay'a akla gelmedik hadiseleri anlattı: Mengdibay
Tuuçunak'ı takibederek gelirken
kırdan çıkan kırk çocuk atı yakalamış eğleniyorlarmış. Ormandan çıkıp saldıran parsı
gürzle öldürüp derisini Tuuçunak'ın üzerine örtmüşler ve biz Cakıp Bay'ın çocuklarıyız demişler.
Hayrete düşen Cakıpavula gelip çocuktan duyduklarını sadece hanımına anlattı.
Ertesi gün Cakıphanımları
avuldaki büyükleri ve yakınları ile danışarak gece gördüğü rüyası lâyıkıyle büyük bir ziyafet vermeye hazırlandı.
Cakıp ziyafete Altay'daki on iki kabile ile birlikteKırgız'ı
Kazak'ı
Noygut'u
Nogoy'u Türk soydaşlarını
bunlardan başka yine Kalmuk
ve Tırgoot Moğolları da alınmasınlar diye davet etti. Servete düşkün Cakıp bu kez cimrilik etmedi. Sevincinden
topladığını
biriktirdiğini tamamiyle harcadı. İki altın hazinesinin ağzını açtı. Sayısız atlarından dokuz kara kısrak
tulumluk altı malı ile doksan kara koyun
ak baş dişi deve
yedi inek kesti.
Cakıp'ın ziyafetine çağrılanlarbirilerinden haber alanlar koşarak geldiler. Ziyafeti Akbalta idare etti. Yetmiş Kırgız ailesi
iki gün misafir edildi. Cakıp Bay yağma gören Kırgız'a unuttuğu hayır duayı hatırlatmak için
at kestirdi. Aç halkı doyurdu
giydirip kuşattı. Eline para verdi
uzaktan gelenlere
çapan giydirdi
değerli misafirlere at hediye etti.
Ziyafete gelenler Cakıp'ın bu cömertliği hakkında kendilerine göre yorum yaptılar. Bazıları ziyafetin Mengdibay sağ-salim bulunduğu için yapıldığını söylediler. Fakirler ve garipler ise "sahipsiz kalan malını Cakıp Bay koyacak yer bulamadığı için savuruyor" dediler. KalmuklarMoğollar basiretli halk olduğu için hemen şüphelendiler
kusur bularak "Kırgız'ın malı var ama devleti yok. Cakıp'ın bize yaltaklanması bize tabi olmasındandır" diye düşündüler. Cakıp Bay ise "Allah ü Te'l' bize rüyayı boşuna göstermemiştir
bu bir hayırlı işarettir
rüyam gerçek olur mu
yüreğimdeki buzları eritir mi" diye dua edip iyi dilekler diledi.
Cakıp Bay ziyafetten sonra KıpçakNoygut
Nogay ve Türk kabilelerinin liderlerini ve yakınlarını rüyayı yorumlamak için alıkoydu. Onları ziyafet obasına davet etti
onlara birer elbise giydirdi.
Bilgiçlarakıllılar
rehberler başlarını eğip
sarkmış uzun ak sakallarını sıvazlayıp
Cakıp'ın gördüğü rüyayı zevkle dinleyip oturdular.
O zaman Cakıp şöyle dedi:
"Halkım! Bir acayip rüya gördümrüyamda böyle bir iş gördüm. Ala dağ'da dolaşıyordum. Bir kuş yakaladım. Kuşun ötmesi çok değişikti. Kuyruğu ve başı parlıyordu
gagası çelik
ayağı hançer idi. Uçurduğum zaman göğün altını
kara yerin üstünü karıştırdı
gökteki kanatlılar
yerdeki ayaklılar ona karşı gelemediler
hiçbiri kurtulamadı. Halkın rüyamı yorunuz. Bunun tabiri nedir?
Oturanların hiçbirinden ses çıkmazkenaksakallı
görmüş geçirmiş Bay Cigit
Cakıp'ın rüyasını iyiliğe yordu:
"Ey Cakıpımhanımının ve senin gördüğün rüya çok güzel rüyadır. Millete hayırlıdır. Başına talih kuşu konmuştur. Arzuladığın erkek çocuk dünyaya gelecektir. O arslan gibi heybetli bir yiğit olacaktır
dünyaya hakim olacaktır. Başına devlet kuşu konacaktır. Rüyalarınız gerçek olsun! Niyetiniz makbul olsun!
Tanrı yardımcınız olsun!" Dağılan halk Tanrıya sığınıp sevincinden hıçkıran Cakıp'a hayır dualar ettiler.
Ziyafet yapıldı ve geçti. Ertesi günCakıp'ın avulundakiler gökte insan vücuduna benzeyen bir soğuk kara bulutun yer yüzünü kapladığını gördüler. Kadın Şaman
bahşı ve gözü açıkların tarifine göre
bu kötü haberin işareti idi. Nihayet söylenenler doğru çıktı
kötülük avula çabucak geldi.
Cakıp Bay'ın yaptığı ziyafetin haberi Kalmuk ve Hitay hanlarına çabuk ulaşmıştı. Bu haberi aldığında korkunç suratlıırmaklar dolusu kan akıtan Esen Han yerinde duramadı.
Hitayların ve KalmuklarınKırgızlarda ezile öcü
bitmez tükenmez intikamı vardı. Esen Han "Kırgız hanları
bizim batı ve kuzey tarafa yaptığımız yağmaları hep engellediler. Birkaç defa ipek
kumaş
çay ve türlü eşyalarımızı
kervanlarımızı yağma ettiler. Bugün öldürsen
ertesi gün tekrar kalkan böyle inatçı halk görmedim." dedi.
Esen Han sarayına durumu önceden sezeracayip sihirleri bilen gözü açıklara kürek kemiğiyle fal açan falcılara
İlim-i Biçik (kalmukların mukaddes kitabı) okumuş sihirbazları çağırttırarak:
"Kahrolası Kırgızlar nasıl bu kadar canlandılar? Bunların haberinisırrını bana söyleyin" dedi.
Bilgiçleruzmanlar
k'hinler üç gün evden çıkmadılar. Sonunda Esen han'a diz çökerek şöyle dediler:
"Esen Han Hazretleribiz söylesek yanılırız
sizin gazabınıza uğrarız. Bunun doğru cevabı Çong-Beecin'deki Kara Han'ın sarayında açık asman (Gök) önündeki taş sandıkta özenle saklanan eski kutsal kitapta yazılıdır. Oraya adam gönderip öğrenelim!"
Esen han buna inandı. Kardeşi Kara Han'a mektup yazıp mühürünü bastı. KırgızlardanTürklerden
Kazaklardan yağmaladıkları kumaşı
pars kürkünü
bir kutu altını hediye koydu. Bunlara dört beş k'hin de gönderdi.





LinkBack URL
About LinkBacks

Kervan devrinde



Alıntı ile Cevapla


Bookmarks