Forumuz.Net Sitesine Hoşgeldiniz.
+ Konu Cevaplama Paneli + Yeni Konu aç
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu
  1. #1
    -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka -Si¥aH iNCi- Evreka

    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    SaKLiKéNT
    Mesajlar
    3,918
    Takımı
    Tecrübe Puanı
    841

    Standart Elçi Kabulü

    Elçi Kabulü

    Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren münasebette olduğu bir kısım beylikler ve devletlere karşılıklı geçici elçiler göndermişti. Bunlar arasında Memlûk Bizans Germiyan Karaman Candar Oğulları Timurlular Karakoyunlular ve Akkoyunlular ilk sırada yer almaktadır.
    Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve Rumeli'de geniş topraklar elde etmesi bu bölgelerde ticarî çıkarları bulunan Ceneviz ve Venedikliler'i telaşlandırmıştı. Diğer taraftan bu cumhuriyetlere rakip olan Milano hükümeti ticarî çıkarlarını korumak maksadıyla daha XV. asırda Edirne'ye Benedikto isimli elçisini göndermişti. İstanbul'un fethini müteakip ise özellikle Karadeniz ve Ege Denizi'nin Osmanlı hâkimiyetine girmesinden sonra Cenevizlilerle Venedikliler ticarî çıkarları doğrultusunda Osmanlı Devleti'yle münasebete girdiler. Bunlardan Ceneviz para karşılığı Osmanlılara bir takım hizmetlerde bulunduğundan daha avantajlı bir statüye sahip olmuştu. Venedik ise Osmanlı Devleti'ne karşı hasım devletlerle işbirliği yapmış ve düşmanca bir tavır takınmıştı. Fakat İstanbul'un fethinden sonra Venedik Fatih'ten bir takım ticarî imtiyazlar elde etmiş ve bu arada İstanbul'da devamlı elçi bulundurma hakkını da kazanmıştır. Balyos adı verilen Venedik elçilerinden ilki Bartolommeo Marcello idi. Sonraki padişahlar döneminde diğer devletlerden Fransa Avusturya Rusya Lehistan İngiltere Portekiz İspanya v.s.leri de Osmanlı Devleti nezdine daimî elçi göndermiştir.
    Osmanlı Devleti nezdine gönderilen bir elçi sınırlardan içeri girdiği andan itibaren misafir muamelesi görür kendisini İstanbul'a getirmek için bir mihmandar görevlendirilirdi. Elçilik heyetinin bütün yol ve yiyecek masrafları o andan itibaren devlet tarafından karşılanırdı. Bu hususta çeşitli kaynaklarda bilgiler bulunduğu gibi II. Bâyezid döneminde İran'dan gelen bir elçilik heyetinin de Erzurum'dan Geyve'ye kadar yol masrafları bir defter halinde tutulmuştu.
    Gerek müslüman olsun gerekse Hıristiyan olsun elçilerin İstanbul'a gelişleri ve padişah ve veziriazamın huzurlarına kabulleri merasime tabi idi. Bu hususta teşrifata çok önem verilirdi. Elçinin büyük veya orta elçi oluşuna göre kabul merasimi değişirdi. Huzura kabul edilen elçi hükümdarının gönderdiği mektubu takdim eder padişah da bunu bizzat alarak açar ve Türkçeye tercüme etmesi için baştercümana verirdi. Bu merasimi müteakip elçi maiyetindekilerle birlikte el öperler ve geri geri çekilirlerdi. Bunun üzerine padişah çekilip gider ve elçiyi yalnız bırakırdı.
    Osmanlı Devleti'nde başlangıçtan itibaren elçilerin padişah huzuruna kabulleri belli kaideler çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Genellikle elçilerin huzura kabulleri Galebe dîvânı denilen Ulufe dîvânı'na tesadüf ettirilir böylece Osmanlı ihtişamı ve teşrifatı gösterilirdi. Meselâ XV. yüzyılın ilk yarısında İstanbul'a gelen Bertrandon de la Brocquiere Milan elçisi ile II. Murad'ın huzuruna çıkışlarını uzun uzun anlatmaktadır. Ulufe dîvânından başka bir güne rastlayan elçi kabullerine ise resm-i âdî denirdi. Bununla birlikte bazı elçilerin huzura çıkışlarında teşrifata uygun davranmamaları yüzünden reddedildikleri ve kabul edilmedikleri de görülmektedir.
    Osmanlı Devleti'ne gelen elçilerin bir kısmı daimî bir kısmı ise geçici olup bazı büyük devletler de (Avusturya ve Rusya gibi) devlet merkezinde “Kapı Kethüdası” adı altında maslahatgüzar bulundurmuşlardır. Buna mukabil Osmanlı Devleti'nin bütün siyasî mihverin kendisine bağlı olması dolayısıyla Avrupa'da elçi bulundurmadığı görülmektedir. Bununla beraber gerek İslâm devletlerine gerekse ilişkilerin iyi olarak devam ettiği Hıristiyan devletlere elçi gönderildiği görülmekteyse de bunlar geçici bir heyet tarzında olup ya padişahın tahta çıkışını veya bir kralı tebrik maksadını taşımaktaydı. Ayrıca bir savaşın arkasından anlaşma yapmak için âdet olduğu üzere padişahının mektubu ile hediyeleri götürmek için de geçici olarak elçi gönderilirdi. Bu sebeple siyasî bakımdan hayli yoğun olan XVIII. asırdan itibaren Avrupa'daki hadiseler Eflâk voyvodalarının yabancı gazetelerden tercüme ettirip gönderdikleri bilgilerden öğrenilmekteydi. Avrupa devletlerinin vaziyetleri hakkında bilgi edinmek üzere daimî elçi gönderilmesine 1720 senesinden itibaren Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın sadareti döneminden başlanarak ilk elçi sıfatıyla Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi Fransa'ya gönderilmiştir. Nihayet III. Selim zamanında büyük devletlere üçer sene kalmak üzere birer elçi gönderilmesi kararı alınarak İngiltere'ye Penah Efendizâde Yusuf Agâh Efendi Avusturya'ya Sadaret Kethüdası Kâtibi İbrahim Afif Efendi ve Prusya'ya da Dîvân-ı hümâyûn hocalarından Ali Aziz Efendi tayin olundu. Bir müddet sonra Fransa'ya da Defterdar kesedarı es-Seyyid Ali Efendi gönderildi.
    XVIII. yüzyıldan itibaren kanun ve kaideye göre daimî elçi olarak İstanbul'a gönderilen ve sefarethaneye inen her yeni elçi geldiği gün veya bir gün sonra kendi sır kâtibini Paşakapısı'na gönderip geldiğini resmen haber verirdi. Sır kâtibinin gelmesi için reisülküttâb ahırdan at gönderir ve bu şekilde Paşakapısı'na gelen sır kâtibini reis efendi kabul eder kendisine kahve şerbet v.s. ikram edilir ve sonra da sadrazam tarafından kabul olunurdu. Elçi dönüşte sadrazam kethüdasının odasına uğrar orada da ikramda bulunulduktan sonra dönerdi. Bu suretle bir elçinin geldiği hükümetçe resmen öğrenilmiş olurdu. Sır kâtibinin gelişinin ertesi günü kanun üzere yeni elçiye umumiyetle divan tercümanı vasıtasıyla sadrazam tarafından yemiş ve çiçekler gönderilerek hükümet adına kendisine hoş geldiniz denilir aynı zamanda muhafazasına yeniçeri tahsis edilirdi.
    İran Buhara Hindistan taraflarından gelen daimî olmayan elçiler ise önce Üsküdar'dan alınarak kendilerine tahsis edilen İstanbul tarafındaki konağa misafir edilirler ve sonra münasip bir günde alayla (törenle) Paşakapısı'na getirilip sadrazam tarafından kabul olunurlardı. Burada kendilerine kahve tatlı ikram edilir İran elçisine nargile verilerek buna karşılık sadrazam da çubuk içerdi. Eğer elçi hristiyansa merasimle sefarethaneden alınıp Tophane'ye ve oradan da çavuşbaşı kayığı ile Bahçekapısı ve Sirkeci iskelesine gelir oradan alayla Paşakapısı'na getirilirdi. Paşakapısı'na gelen elçi attan iner kendisini karşılayan iki sıra dizilmiş Paşakapısı erkânı arasından geçerek Arzodası'na girerdi. Bu sırada sadrazam başında mücevveze (daha sonraları selimi veya kallavî) denilen kavuk arkasında merasim kürkü ve önünde kethüda bey reisülküttab ve tezkereciler olduğu halde Arzodası'na girip makamına otururken çavuşlar alkışta bulunurlar elçi de sadrazamın karşısındaki iskemleye otururdu. Eğer beraberinde yüksek rütbeli maiyeti varsa onlar için de bir-iki iskemle konurdu.
    Sadrazam güler yüzle ve tercüman vasıtasıyla elçiye iltifat ederek hatırını sorar kahve tatlı ikram ederdi. Bu sırada elçi itimatnamesini ve mektuplarını sunar reis efendi elinden alıp sadrıazamın yanındaki yastığın üzerine koyar görüşme bittikten sonra ise seraser kaplı kürk giydirilirdi. Elçinin getirdiği itikadnâme dîvân-ı hümâyûn tercümanı tarafından tercüme olunur ve elçi âdet üzere kapukulu efradına ulufe verilecek olan bir salı günü (Ulufe dîvânı) merasimle saraya getirilerek yemekten sonra padişah tarafından kabul olunurdu.
    Yerine başka bir elçi gönderilen yabancı devlet sefirleri memleketlerine gitmeden önce Osmanlı Devleti’nin iznini alırdı. Bundan dolayı elçi dönüşünden önce Paşakapısı'na müracaat ederek memleketine gidiş için müsaade ister durum padişaha arzedilerek izin alınır ve bundan sonra resmî veya gayr-ı resmî olarak padişahın huzuruna çıkarılan elçiye nâme-i hümayun verilirdi.







    Hemen Paylaş!
    Share


  2. #2
    Banlı
    şeyda ... hakkında olaganüstü bir havası var. şeyda ... hakkında olaganüstü bir havası var. şeyda ... hakkında olaganüstü bir havası var.

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    394
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    tŞkLeR GÜSEl pAYlAŞıM.










 

Forum Bilgileri

Bu Konuyu Görüntüleyenler

Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)

     

Konu Etiketleri

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542