Forumuz.Net sitesine hoş geldiniz.
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 15 Sayfa bulundu
  1. #1
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Cildiye(Dermatolojik hastalıklar)

    Cildiye(Dermatolojik hastalıklar)

    Doğum Lekeleri
    MİLİA

    - Yeni doğmuş bebeğin yüzünde bulunan sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru ya da kistlere denir.

    - Kıl foliküllerinde oluşan yüzeysel deri kistleridir.

    - Alındaburun ve yanaklarda 1 mm çapında beyaz şekilde görülürler.

    - Birkaç hafta içinde kendiliklerinden düzelirler.

    Miliaria (Ter Retansiyon Sendromu)

    - Ter kanallarının mekanik tıkanması sonucu geçici toplu iğne başı büyüklüğünde kabarcıklardır.

    - Genellikle sıcak ve nemli çevre koşullarında oluşur.

    - Daha çok kıvrım yerlerinde görülür.

    - Çocuğu serin yerde tutmalı ve banyo uygulanmalıdır.

    Zararsızdırlar ve tedavi ile kendiliğinden yok olurlar.

    Yeni doğanın Toksik Eritemi (Erytema Neonatarum)

    Belirtiler

    Kırmızı bir yüzey üzerinde kendini beyaz sivilceler ya da kabarcıklarla belli eden bir döküntü. 5-6 mm çapında ortaları pire ısırığına benzer sarımsı beyaz lezyonlardır.

    Nedeni bilinmemektedir.

    Özellikle doğumdan sonra ikinci günde görülürler. 1-2 haftada kendiliğinden kaybolur.

    Normal zamanında doğmuş bebeklerde takriben yüzde 50’si (premetüre bebeklerde daha az) doğumdan 1 ila 3 gün sonra toksik eritem geliştirirler. Genellikle yüzde karın bölgesinde ve kol ve bacaklarda meydana gelir ve pire ısırığını andırır.

    Döküntüleri zararsızdır ve hiçbir tedavi gerektirmez genellikle birkaç gün içinde geçer.

    Yeni Doğan Aknesi (sivilce)

    - Anneden geçen hormon etkisine bağlı daha çok yanaklar çene ve alında görülen bir akne vulgaris tablosudur.

    - Daha çok erkek çocuklarda rastlanılır.

    - Kısa sürede iyileşir. Genellikle tedavi gerektirmez.

    - Uzun süre devam eden vakalarda lokal tedavi uygulanabilir. Kortikosteroid içeren deri merhemleri yeni doğanlarda kullanılmamalıdır.
    .

    Moğol Lekeleri (Mongol Lekeleri)

    Yeni doğanda mavi ile açık gri arasında çürüğü andıran kenarları belirgin moğol lekeleri bebeğin poposunda veya sırtında bazen de bacaklarda ve omuzlarda görülürler.

    Siyah doğulu veya hint kökenli 10 çocuktan 9’unda bu lekeler vardır.

    Yanlış tanımlanan bu lekeler ataları Akdenizli olan bebeklerde de epeyi yaygındır. Fakat sarı saçlı mavi gözlü çocuklarda ender görülür.

    Çoğu doğumda görüldüğü ve ilk yıl içinde ortadan kalktığı halde bazen sonrasında ve hatta erişkinlikte bile görülmeye devam eder.

    SALMON LEKELERİ (Somon Renkli Leke Nevüs Simplex Leylek Isırığı Maküler Hemanjiyoma)

    Yeni doğmuş normal bebeklerin yüzde 30 ile 50’sinde görülen küçük açık pembe ve düz beneklidir.

    Daha çok göz kapaklarında alında üst dudakta kaşlar arasındaki alanda ve boynun arka tarafında ortaya çıkan salmon lekeleri ağlama nöbetleri ve ısı değişikliği zamanlarında daha belirgin olur. Fakat en çok ensede görülürler. Bu yüzden leylek ısırığı adını alırlar.

    Nevüsler genel anlamda kan damarları ve lenf damarlarından kökenini alan renkli leke şeklinde veya kabarık lezyonlardır. Kan damarlarının (kılcal damarlar) toplanmasından meydana gelmiştirler.

    Yaşamın ilk iki yılında gittikçe silikleşirler ve çocuk kendini zorladığı veya bağırdığı zamanlar dışında belirgin değillerdir.

    Yüzdeki lezyonların % 95’ i tamamen ortadan kaybolduğundan bu doğum izleri estetik açısından daha az endişe doğururlar.

    Fakat boynun arka tarafındakiler kalmaya devam eder fakat bebeğin saçları uzadıkça görünmez olur.

    Çilek Renkli Hemanjiyom

    Çok yaygın olarak her on bebekten birinde hemanjiyom görülebilir.

    Kızlarda daha çok rastlanır ; doğumda nadiren vardır. Daha çok iki aylık olana kadar ortaya çıkar.

    İyi huylu (kanserojen olmayan) ve yeni oluşmuş kan damarlarının meydana getirdiği tümörlerdir.

    Çilek hemanjiyomu genellikle yüzde saçlı kafa derisinde sırtta ya da göğüste oluşmakla birlikte vücudun her yerinde ortaya çıkabilir.

    Karakteristik olarak kırmızı çıkıntılı keskin sınırlı yaralardır.

    Yumuşak çıkıntılı çilek renginde doğum izi bir çil kadar küçük veya avuç içi kadar büyük olabilir.

    Ceninin gelişimi sırasında dolaşım sisteminden kopan olgunlaşmamış damar yapılarından oluşur.

    Doğumda görünür olabilir veya yaşamın ilk haftalarında aniden ortaya çıkabilir.

    Çilek renkli doğu izleri bir miktar büyüyebilir fakat sonunda incimsi gri renge dönüşürler ve 5-10 yaşlarında tamamen ortadan kaybolurlar.

    Anne-babalar çok belirginleşen izleri (özellikle de yüzdekileri ) tedaviyle gidermek isterlerse de bu tip izlere büyümedikleri veya görme gibi işlevleri etkilemediği sürece hiç müdahalede bulunmamak en iyisidir. Tedavi kendi kendine iyileşmesine izin verme yaklaşımından daha çok komplikasyona yol açar.

    Çoğu çilek hemanjiyomu hızla büyür belli bir büyüklükte kalır ve daha sonra yok olur. Vakaların yüzde 60’ında çocuk 5 yaşına geldikten sonra yüzde 90-952inde ise 9 yaşına girdiğinde hiçbir yara kalmaz. Bu doğum lekeleri olan çocukların yaklaşık yüzde 10’unda leke ortadan kalktıktan sonra deride hafif bir kırışıklık ya da solgunluk kalır.

    Doktorunuz birkaç tedavi önerebilir. En basit olanlar kompresyon ve masajdır ve bu izin ortadan kaybolmasını hızlandırır.

    Çilek rengi hemanjiyomları tedavi etmek için kortikosteroid tedavisi ameliyat lazer tedavisikriyoterapi ve sertleştirici ajanların uygulanması gerekebilir. Bir çok uzman bu doğum izlerinin % 0.1’inde cerrahi müdahale gerektiğini düşünür.

    Çilek hemanjiyom (zaman içinde veya ameliyatla küçülür) nedbe veya kalıcı bir doku bıraktığında plastik cerrahiyle durum düzeltilebilir .

    Bazen çilek rengindeki iz kendiliğinden ya da üstü kaşındığında ya da çarpıldığı için kanayabilir. Basınç uygulaması kan akışını düzeltebilir.

    Kavernöz Hemanjiyom

    Çilek renkli hemanjiyomdan daha az yaygındır-her yüz bebekten yalnızca bir veya ikisinde görülür.


    Genelde çilek tipiyle beraber görülen bu durum daha büyük olgunlaşmamış damar elemanlarından oluşur ve derinin daha derin katmanlarını içerir. Mavi veya maviye çalan kırmızı renkteki büyük kitle başlangıçta çıkıntısızdır.

    İlk 6 ayda hızla büyür ve sonraki ayda büyüme hızı yavaşlar.
    12- 18 ay içinde küçülmeye başlar.

    - beş yaşındayken %50 ‘si
    - yedi yaşındayken % 70’i
    - dokuz yaşındayken % 90’ı
    - on veya on iki yaşındayken % 95’i ortadan kalkar
    ŞARAP LEKELERİ (Portwine lekesi flamöz nevüz)

    Genişlemiş olgunlaşmış kılcal damarlardan meydana gelir en çok yüzde rastlanır.

    Lekelerin boyutu değişiktir; bazen vücut yüzeyinin yarısı etkilenebilir.

    Mora çalan bu doğum izleri vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Doğum sırasında çıkıntısız düz pembe veya mora çalan lezyonlar şeklinde görülürler.

    Bu geçici bir bozukluktur.

    Ender olarak bu lezyonlar alttaki yumuşak doku veya kemiğin aşırı büyümesiyle ilişkilidirler ve yüzde görüldüklerinde beyin gelişiminde anormalliğe neden olurlar.

    Yavaş yavaş renk değiştirirlerse de zaman içinde çok fazla değişmezler ve kalıcı olarak kabul edilirler. Suya dayanıklı kozmetik kremlerle kapatılabilirler ve 12 yaşına gelindiğinde lazer tedavisi ile uzaklaştırılabilirler.

    Laser tedavisi tercih edilmesine karşın bu tedavi ergen ve yetişkinlerde daha başarılıdır.

    Cafe au lait (sütlü kahve) lekeleri

    Bu çıkıntısız lekeler ten renginden (süt dolu kahve) açık kahveye (çok az sütlü kahve) değişen renklerde olabilirler ve vücudun herhangi bir yerinde görülebilirler. Yaygın sayılırlar.

    Doğumda veya yaşamın ilk birkaç yılında belirgindirler ve ortadan kaybolmazlar.

    Çocuğunuzda çok sayıda sütlü kahve rengi lekeler varsa (altı veya daha fazla) bunu doktorunuza danışın. Bazı hastalıklar ile beraber çok sayıda görülebilirler.

    Doğumsal Pigmentli Nevüsler

    Bu benler açık kahveden siyaha kadar değişen renklerde ve tüylü olabilir.

    Küçük olanları daha yaygındır . Büyük olanları yani “Dev Pigmentli Nevüsler” enderdir. Fakat sonradan habisleşme eğilimi taşırlar.

    Büyük benlerin ve şüpheli küçük benlerin kolayca alınabildikleri sürece uzaklaştırılması önerilir ve uzaklaştırılamayanlar bunların tedavisine alışkın olan bir doktor tarafından dikkatle izlenebilir.

    Mayo Clinic


    Hemen Paylaş!


  2. #2
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    AIDSTEN KAYNANKLANAN DERİ BULGULARI



    Edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu (AIDS) vücudun enfeksiyonlarla savaşma yeteneğini azaltan HIV (Human Immunodeficiency Virus=İnsan bağışlık sitemini güçsüzleştiren virüs) adıyla bilinen virüsünün yaptığı bir hastalıktır. AIDS virüsüne yakalanan kişilerin derilerinde bakteri mantar ve virüs enfeksiyonu ve cilt kanseri daha sık görülür.

    AIDS 1981 yılında tanımlandıktan sonra tüm dünyada en önemli sağlık problemi halini almıştır. Kİşi HIV enfeksiyonun yakalandıktan yıllar sonra hastalık problem yaratmaya başlar. AIDS'in yaşamı tehdit eden bulguları virüsün kandaki beyaz hücreleri harap etmesi nedeni ile olur. Bu hücreler insanın doğal bağışıklığını sağlar.
    En yaygın görülen yaşamı tehdit eden enfeksiyon pneumocystis carini tarafından oluşturulan şiddetli akciğer enfeksiyonudur. Bu parazit sağlıklı insanlarda enfeksiyona neden olmaz. AIDS ile birlikte normalde nadir rastlanan bir kanser türü olan Kaposi Sarkomu sık görülür. Bu kanser bir veya çok sayıda ağrısız düz veya deriden kabarık pembeden mora kadar değişebilen renkte deri veya ağız içi döküntüsü şeklinde görülür.
    Kimler risk altındadır?
    HIV cinsel temasla veya kan yolu ile bulaşır. AIDS ilk olarak Amerika da tanımlandığında hastaların çoğu genç homoseksüel erkeklerdi. Kısa süre sonra hastalığın heteroseksüel erkek ve bayanlarda uyuşturucu kullananlarda kan nakli yapılanlarda da görülebileceği anlaşıldı. AIDS olan kadınlardan doğan çocuklara da enfeksiyon bulaşıp daha sonra enfeksiyon gelişebilir. Enfeksiyon yakın kontakla aynı yatakta yatmakla ortak banyo ve tuvalet kullanımı ile bulaşmaz. Hastalık ortak bardak tabak çatal kullanımı ile de yayılmaz. Hastalığın el sıkışma gibi kişisel temasla bulaştığı saptanmamıştır.
    HIV Testi
    HIV testi kanda HIV virüsüne karşı antikor saptanarak yapılır. Kan bankalarında kan nakli ile virüsün bulaşmasını engellemek için bu tarama testlerini kullanmaktadır. Bu testler HIV e maruz kaldığı düşünülen kimselere sağlık kurumlarında yapılabilir. Bu test yüksek güvenirliliğe sahiptir ve bu kişinin daha önceden HIV virüsüne maruz kalıp kalmadığını gösterir. Bununla beraber kişi HIV virüsüne maruz kaldıktan sonra bu testlerin pozitifleşmesi 3 ayı alabilir. Doktorunuz bu test sonuçlarının anlamını her hastasına anlatacaktır.

    Bu yazının amacı AIDS' de sık görülen deri bulgularına dikkat çekmek için hazırlanmıştır. Bu deri problemlerinin doğru tanısı uygun tedavilerin seçilmesini sağlayacaktır. Ayrıca bu deri hastalıklarının tanınması erken devrede AIDS'in tanınmasına neden olur.
    Kaposi Sarkomu
    AIDS'deki yaygın deri problemlerinden biri Kaposi Sarkomudur. AIDS tedavisinde yeni tedavi kombinasyonlarının bulunması eskiye oranla Kaposi Sarkomunun daha az görülmesine neden olmuştur. Dermatoloji Uzmanları Kaposi Sarkomu tanısını ciltteki bulgulardan biyopsi alarak koyar.
    Kaposi Sarkomunda ağrı ve kaşıntı yoktur. Hastalık derinin herhangi bir yerinde veya ağız içinde (özellikle üst damakta ve dilde) görülebilir. Hastalık bulguları pembe koyu kırmızı mor ve kahverengi olabilir. Sıklıkla sinek ısırığı doğum lekeleri ve morarma ile karıştırılırlar. Büyüklükleri toplu iğne başından bozuk para büyüklüğüne kadar değişebilir. Hastalığın bulguları deriden kabarıktır ve hatta büyük boyutlu tümörler şeklinde görülebilir. Hastalığın seyri esnasında bir yada bir çok yeni kabarıklık gelişebilir. Ara sıra Kaposi Sarkomu lenf düğümleri dalak karaciğer bağırsak ve akciğer gibi iç organları tutar.

    Yüzdeki ve diğer alanlardaki büyük tümörler kolayca tanınır ve hastayı rahatsız eder. Bu tümörler radyoterapi dondurma tedavileri cerrahi ve çeşitli ilaçların enjeksiyonu ile tedavi edilebilir. Yaygın dağılımı olan hastalar kemoterapi ile tedavi edilmelidir.

    AIDS ile ilişkili diğer deri hastalıkları
    Sağlıklı insanlarda görülen bir çok deri problemi HIV enfeksiyonu olan hastalarda görülebilir. HIV enfeksiyonlu hastalarda bu hastalıklar daha şiddetlidir ve tedavisi daha zordur. Bundan dolayı Dermatoloji uzmanının tanı koyması ve tedaviyi düzenlemesi daha doğrudur.

    Viral Enfeksiyonlar
    Viral enfeksiyonlar AIDS' li ve HIV enfeksiyonu taşıyan kişilerde yaygın görülür. Bu enfeksiyonlar derinin herhangi bir yerinde veya mukozalarda görülür. AİDS'li hastalardaki viral hastalıklar normal kişilere göre daha şiddetli seyreder.

    Herpes Simpleks insanlarda aralıklı enfeksiyon yapan bir virüstür. Herpes Simpleks tip 1 burun ve ağız etrafında uçuğa yol açar. Herpes simpleks tip 2 cinsel bölgede enfeksiyona neden olan bir virüstür. Ara sıra bu enfeksiyonlar gözde ve diğer deri alanlarında görülebilir. Tutulan alanda ilk olarak kızarıklık gelişir. Bu sırada yanma kaşıntı veya ağrı vardır. Daha sonra grup halinde küçük su kabarcıkları oluşur ve bunlar patlayarak küçük ülserlere dönüşür ve daha sonra kabuklanır. Herpes bulguları 5-10 gün içinde iyileşir. HIV enfeksiyonlu hastalarda daha şiddetli daha geniş alana yayılan ağrılı ülserler daha çok sayıda bulgu ve daha geç iyileşme görülür.

    Dermatoloji uzmanları herpes simpleksin şiddetli ataklarında ağızdan antiviral ilaçları kullanırlar. Lokal uygulanan ilaçlar su kabarcıklarını geriletir ve rahatsızlığı azaltır. İkincil olarak bakteri enfeksiyonları gelişmişse antibiyotikler faydalı olur. AIDS de herpes enfeksiyonları vücuda yayılarak ateş şuur bulanıklığı baş ağrısı ve halsizlik yapar. Bu durumdaki hastalara hastanede damar yolu ile ilaç verilir.

    Zona olarak bilinen Herpes Zoster çocuklukta geçirilen su çiçeğinin yeniden aktive olması ile gelişen bir enfeksiyondur. Döküntü vücudun tek tarafında bant tarzında görülür. Tutulan bölgede önce hassasiyet ve kızarıklık hatta derin bir ağrı bulunur. Daha sonra bu bölgede grup halinde su kabarcıkları görülür bu kabarcıklar açılarak ülser halini alır ve sonrada kabuklanır. Bu bölgedeki sinirin iltihaplanması nedeni ile şiddetli ağrı mevcuttur. Zona AIDS'in veya bozulmuş bağışıklık sisteminin ilk belirtisi olabilir. Bu durumda hastalık haftalarca sürerek vücudun diğer bölgelerine yayılarak suçiçeği benzeri döküntü oluşturabilir. Lokal olarak uygulanan losyon ve ağızdan alınan antiviral tedavi döküntüde kurumaya yol açar. Ağrı kesiciler ağrıyı azaltmak için kullanılır. Döküntü gerilemesine rağmen ağrı devam edebilir. Yaygın dağılımı olan hastalar hastane ortamında damar yolundan kullanılacak ilaçlar ile tedavi edilmelidir.

    Molluscum Kontagiosum derinin yüzeysel bir virüs enfeksiyonudur. Sıklıkla çocuklarda daha az sıklıkla seksüel olarak aktif olan erişkinlerde görülür. Üzeri pürüzsüz incimsi veya mumumsu görünümde kabarcıklar şeklinde görülür. Bu kabarcıkların boyutu toplu iğne başı büyüklüğünden bezelye büyüklüğüne kadar değişir. Kabarcıkların merkezinde bir göbeklenme vardır ve içi peynirimsi bir materyal ile doludur. Molluscum Kontagiosum HIV enfeksiyonu bulunan insanlarda sık görülür. Molluscum vücudun herhangi bir yerinde görülebilir. Dermatoloji uzmanları molluscumları dondurarak veya içindeki peynirimsi materyali çıkararak tedavi eder.
    Siğil papilloma virüsün oluşturduğu iyi huylu ağrısız deri gelişimidir. Bunlar derinin herhangi bir yerinde meydana gelebilir özellikle de el ayak yüz cinsel bölge ve makat bölgesinde görülür. Siğil HIV enfeksiyonu olan kişilerde görüldüğünde çok büyük ve rahatsız edici boyuta ulaşabilir. HIV enfeksiyonlu kişilerde virüsler standart tedavilere dirençlidirler. Tedaviden sonra tekrar etme oranı fazladır.
    Ağızda kıllı lökoplaki
    Ağızda kıllı lökoplaki sık rastlanmayan bir tablodur ve sıklıkla dilde küçük beyaz tüylü oluşumlar şeklinde görülür. Ağızda kıllı lökoplakiye herpes virüs ailesine bağlı bir virüs olan Epstein-Barr virüsün neden olduğuna inanılmaktadır. Ağızdaki kıllı lökoplaki bir mantar enfeksiyonu olan pamukçuk ile karışır. Bu durum hastada herhangi bir rahatsızlığa yol açmaz. Bir hastada kıllı lökoplakinin saptanması o hastada HIV enfeksiyonu olduğunun önemli bir göstergesidir.

    Mantar enfeksiyonları
    Maya enfeksiyonları - Ağız vajina koltuk altı kasık bölgesinde Candida albicans denen mantarın yaptığı deri enfeksiyonudur. Bu enfeksiyon HIV enfeksiyonlu hastalarda sıkl görülür ve tekrar eder. Ağızdaki mantar enfeksiyonu pamukçuk olarak bilinir. Dilde ve yanağın iç yüzeyinde kolaylıkla kazınabilen beyaz süt kesiği şeklinde alanlar oluşur. Pamukçuk sıklıkla kıllı lökoplaki ile karışır. Pamukçuk ağızda acı tad hissine neden olabilir.

    HIV taşıyıcısı ve AIDS olan çocuk ve erişkinler sıklıkla kalça kıvrımında şiddetli kaşıntılı kırmızı bir döküntü şeklinde mantar enfeksiyonu geçirir ve bu enfeksiyon daha sonra cinsel bölgeye ve kalçalara yayılır. Bu enfeksiyonlar HIV enfeksiyonu bulunan hastalarda tedaviye dirençlidir. Bu enfeksiyon hap ve kremlerle tedavi edilir ve tedavi kesilince enfeksiyon yeniden görülür. Bağışıklık sistemi güçsüzleşen bayan hastalarda şiddetli ve tedaviye dirençli vajina enfeksiyonu gelişir. Bu enfeksiyonda süt kesiği şeklinde vajina akıntısı ve bu bölgede nem artışı görülür. Mantar enfeksiyonunu tedavi etmek için ağızdan tedavi gereklidir.
    Diğer mantar enfeksiyonları - HIV enfeksiyonu bulunduran kişilerde el ve ayak derisinde pullu ve kaşıntılı mantar enfeksiyonu ve ayrıca tırnaklarda enfeksiyon görülebilir. Bu mantar enfeksiyonları deride kalınlaşma yapan kronik pullu bir döküntüye el ve ayak tırnaklarında renk değişikliğine neden olur. Derinin mantar enfeksiyonları mantar ilacı içeren kremlerle kolaylıkla tedavi edilir. Bununla beraber tırnaktaki enfeksiyonlar lokal tedaviye zor cevap verir ve aylarca tablet kullanılması gerekir. Ne yazık ki bu enfeksiyonlar tedavi kesildikten sonra tekrar etme özelliğindedir.
    Kriptokokosis - İnsanlarda nadiren enfeksiyona neden olan cryptococcus neoformans adlı mantarın yaptığı mantar enfeksiyonudur. Kriptokokosis akciğer beyin ve omuriliği tutan öldürücü potansiyele sahip bir mantar enfeksiyonudur. Hastalık deriyi nadiren tutabilir ve vücudun herhangi bir yerinde çok sayıdasivilceye benzer kabarıklıklar ve küçük abseler yapar. Beyin ve omuriliği tutan şiddetli olgularda hastanede yapılan agresif tedaviler(damar yolundan ilaç verilmesi gibi) gereklidir
    Bakteri enfeksiyonları
    HIV enfeksiyonlu hastalar sıklıkla derilerinde bakteri enfeksiyonu geçirir. Damar yolu ile enjeksiyon yapılanlar iğne yerinde abse gelişebilir. Bu bakteri enfeksiyonlarından biri impetigodur. İmpetigoda geniş içinde iltihap bulunan kolaylıkla patlayan ve sarımsı bir sıvı sızan kabarcıklar gelişir. Kabarcıklar patlayınca geniş ülserler gelişir ve sarımsı kabuklarla kaplanır. Kabarcıklardan alınan sıvının kültüründe hangi bakterinin ürediği saptanır ve de buna göre uygun antibiyotik başlanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar sıklıkla bakteri enfeksiyonu geçirir ve bu enfeksiyonlar kana ve vücudun çeşitli yerlerine dağılabilir. Bu hastalarda dikkatli bir gözlem ve damar yolu ile antibiyotik kullanılması gereklidir.
    Diğer deri hastalıkları
    Seboreik dermatit yüzde özellikle yanak alın kaş burun ve kulak saçlı deri göğüs ve kasıktagörülen kırmızı üzeri kepekli bir egzema türüdür. Tedavi genellikle krem ve pomatlarla yapılır. HIV enfeksiyonu bulunan hastalarda daha agresif tedavi yapmak gerekebilir.
    Sedef - Sedefi bulunan HIV' li kişilerin sedef bulgularıdaha şiddetlidir. Sedefteki alevlenmede somon renginde üzeri pullu döküntülerin büyüklüğü ve sayısı artar ve tüm deri özellikle saçlı deri diz ve dirsekler bu döküntü kaplanır. Bazı hastalarda el ve ayak tabanlarında kalın pullar gelişir ve içi iltihaplı kabarcıklar oluşur bu durum hasta açısından çok rahatsız edici olabilir. Tüm vücut derisini kaplayan kaşıntılı kırmızı ve pullu sedef tablosu görülebilir. Bu hastalar hastaneye yatırılıp dermatoloji uzmanı gözetiminde agresif tedaviler uygulanır.
    HIVli hastalardaki sedef lokal olarak uygulanan kortizon ve katran tedavilerine ve ışık tedavisine dirençlidir. Şiddetli sedef hastalarında uygulanan metotreksat tedavisi HIV hastaları için bağışıklık sistemini baskıladıkları için tehlikeli olabilir
    Kurdeşen ve Kaşıntılı kırmızı kabarcıklı hastalık - HIVli hastalarda sıklıkla bezelye büyüklüğünde kırmızı ince kabarcıklar yaygın olarak görülür. Ayrıca bazen geniş kurdeşen denen döküntüler görülebilir. Tedaviye dirençli kaşıntı oldukça rahatsız edicidir ve kontrol altına alınması zordur. Hastalık sıklıkla yüksek doz ilaç alımı ile kontrol altına alınabilir.
    Yüzde yağ atrofisi- Bu durum HIV enfeksiyonuna bağlı olarak veya tedavide kullanılan ilaçlara karşı gelişen bir durumdur. Bu tablo yüze yağ dokusu veya dolgu maddelerinin enjeksiyonu ile tedavi edilebilir.
    Kıl dibi iltihabı ve sivilce benzeri bulgular - HIV enfeksiyonlu bir çok hastada göğüs sırt yüz saçlı deri bacak ve kalçada kıl diplerine uyan alanda çok sayıda sivilce benzeri döküntü görülebilir. Bu sivilce benzeri döküntü oldukça kaşıntılıdır ve hasta bu döküntüyü kaşıyarak kanatır ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişir. Bu durum kıl dibi iltihabı olarak bilinir ve genellikle antibiyotik anti bakteriyel sabun ve sivilce tedavisinde kullanılan lokal tedavilerin kombinasyonu ile tedavi edilir.
    Yukarıda bahsedilen hastalıkların bir çoğu HIV enfeksiyonunu taşımayan sağlıklı hastalarda da yaygın olarak görülür. Bununla beraber bir kişi HIV enfeksiyonu açısından yüksek risk taşıyorsa ve yukarıdaki tablolardan biri mevcut ise bu bulguların HIV enfeksiyonunun neden olduğu bağışıklık yetmezliğinin bir belirtisi olabileceği göz önünde bulundurmalıdır.




  3. #3
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    ANTİOKSİDANLAR

    Çevremizde ultraviyole (UV) radyasyonun ve bir çok farklı kaynağın zararlı etkileri vardır. Güneş yanığı UV radyasyonun ilk zararlı belirtisiyken uzun süreli güneşe maruz kalmak fotoyaşlanan ve cilt kanserine neden olabilir. Bazı kişiler ise güneşe aşırı hassastırlar ve korunmaları gerekir.

    Şu an güneşten korunmanın en iyi yolu güneşten koruyucu kremlerin kullanılmasıdır. Bununla beraber bu kremlerin kullanımının bir takım zorlukları vardır. Bu kremler 2 saatte bir uygulanmalıdır ve ayrıca tüm bu kremlerle korumak zordur.

    Son yıllarda ağızdan alınan ve yüzeysel uygulanan bir takım antioksidan fotoprotektif ajanlar çıkmıştır.
    Bu ajanlar nasıl etkili olur?
    Vücutta bir takım reaksiyonların sonrasında oluşan serbest radikaller ve reaktif oksijen radikalleri vücut için bir takım zararlı etkilere neden olur.

    · UV nin oluşturduğu günaş yanığı hücrelerinin sayısını azaltır.
    · Langerhans hücrelerini korur.


    Ağızdan alınan veya lokal olarak sürülen antioksidanlar nelerdir?
    · Vitamin C
    · Vitamin E
    · Karotenler (özellikle beta karoten)
    · Yeşil çay




  4. #4
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    AYAKTA MANTAR BULGULARI

    Ayakta mantar enfeksiyonuna çok sık rastlanır hemen herkes hayatında bir kez mantar enfeksiyonu geçirir. Hastalık ergen ve erişkin erkeklerde sıktır fakat kadınlarda ve 12 yaş altında çocuklarda da görülebilir. Ayaktaki mantar enfeksiyonu tedavi edilebilir fakat kolaylıkla tekrar edebilir.
    Ayakta mantar enfeksiyonuna neden olan etken insan derisinde özellikle ayakta kolaylıkla çoğalır. Mantar özellikle karanlık nemli ve ılık ortamlarda kolaylıkla ürer. Ayakkabının içindeki ayaklar mantarın üremesi için çok uygundur. Aynı mantar türü kasık bölgesinde de enfeksiyona neden olabilir.

    Ayakta mantar enfeksiyonu nasıl gelişir?
    Ayaktaki mantar enfeksiyonu bulaşıcıdır ve çıplak ayakla durulan yerlerde kolaylıkla bulaşır. Bununla beraber ayakta mantar enfeksiyonu gelişmesine neden olan kesin faktörler bilinmemektedir. Islak ayaklar sıkı ve hava almayan ayakkabılar çoraplar yüzme banyo alma ve egzersiz sonrasında ayakların kurulanmaması ayakta mantar enfeksiyonunun gelişmesine neden olur.

    Ayakta mantar enfeksiyonu nasıl görünür?
    Ayaktaki mantar enfeksiyonu herkeste aynı şekilde görülmez. Bazı kişilerde ayak parmak araları (özellikle son 4 ve 5 parmak arası) soyulur kabuklanır ve pullanır. Aynı zamanda kızarıklık pullanma ve hatta kuruluk ayak tabanında da olabilir. Bu enfeksiyon ayakta yanma ve kaşıntıya da neden olabilir. Daha az kişide yoğun kaşıntılı su kabarcıklarından oluşan küçük alanlar gelişebilir. Bu değişiklikler egzema ve sedef ile karışır.

    Ayak tırnaklarında da mantar enfeksiyonu gelişebilir ve tedavisi güçtür. Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonu tırnakta kepeklenme kalınlaşma ve tırnağın bir kısmının ortadan kalkmasına neden olabilir. Bu tip değişiklikler sedef travma ve yaşlılığa bağlı olarak da oluşabilir.

    Ayaktaki bütün cilt döküntüleri mantara bağlı olarak gelişmediğinden ayaktaki her döküntü için mantar ilacı kullanılması döküntünün kötüleşmesine neden olabilir. Bu durumda bir Dermatoloji uzmanına başvurunuz. Doktorunuz size doğru tanıyı koyarak doğru tedaviyi verecektir. Tedavi edilmeyen mantar enfeksiyonunda ayakta su kabarcıkları ve çatlamalar meydana gelir ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişebilir.

    Ayaktaki mantar enfeksiyonuna nasıl tedavi konur?
    Dermatoloji uzmanınız cildinizi dikkatlice muayene eder. Ayağınızdaki kepeklerden örnek alarak mikroskop altında mantar arar veya bu materyali mantar üretmek için mantar kültürüne gönderir.

    Ayaktaki mantar enfeksiyonu nasıl tedavi edilir?
    Mantar tanısı konulduğunda tedavi bir an önce başlanmalıdır. Basit olgularda antifungal içeren kremler etkilidir ve yanma kaşıntı gibi bulguları hızla giderirler. Şiddetli olgularda eğer enfeksiyon krem tedavilerine dirençli ise antifungal tabletler kullanılabilir. Ayak tırnaklarındaki mantar enfeksiyonunun tedavisi güçtür ve antifungal tabletlerin aylarca kullanılması gerekir. Tedavinin düzgün uygulanması gerekir. Derinizde herhangi bir bulgu olmadığı halde mantar derinizde halen yaşıyor olabilir bu durumda tedavinin erken kesilmesi tekrara neden olabilir.

    Ayakta mantar enfeksiyonundan korunmanın yolları nelerdir?
    Ayaktaki mantar enfeksiyonundan korunmak için aşağıdaki kurallara uyunuz:

    Ayaklarınızı her gün yıkayınız.
    Banyo sonrasında ayaklarınızı iyi kurulayınız
    Özellikle yaz aylarında sıkı ayakkabılar giymekten kaçınınız. Sandalet gibi ayakkabıların giyilmesi en uygundur.
    Teri emecek tarzda pamuklu çoraplar giyin ve çoraplarınızı her gün gerekirse daha sık değiştirin.
    Antifungal içeren pudraları ayağınıza sürün ve ayakkabılarınızın içine dökün.




  5. #5
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    Becker nevüs neden oluşur?
    Henüz tanımlanamamakla birlikte bir gen defekti sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Ergenlik döneminde ortaya çıkan testesteron denen erkeklik hormonunun uyarısı sonucu gelişir.
    Becker nevüs ne şekilde görülür?
    Becker nevüs vücudun tek tarafında kahverenkli geniş bir leke şeklinde görülür bazen göğüsün ve sırtın üst bölgesinin yarısını kaplayabilir. Ergenlik döneminden sonra daha koyu kıllı bir hal alır. Bazen üzerinde sivilce gelişir.

    Becker nevüs sendromu nedir?
    Nadiren diğer doğum lekelerinde olduğu gibi aynı embriyonik hücre tipi olan ektodermden oluşan alttaki dokularda bazı bozukluklar olabilir. Bu durum Becker nevüs sendromu olarak bilinir. Bu sendromda aşağıdaki anomaliler bulunur:
    Düz kas hamartomu (nevüsün altındaki düz kasların aşırı gelişimi)
    Altta yatan meme pektoral kas yağ dokusu kollar göğüs duvarı ve omurgada gelişme geriliği
    Böbrek üstü bezi kollar bacaklar el ve ayak parmakları ve scrotumda aşırı gelişim
    Becker nevüs nasıl tedavi edilir?
    Hastalığın etkili tedavisi yoktur. Bununla beraber etkilenen alan güneşten korunursa daha az belirgin kalması sağlanabilir.
    Benin üzerindeki aşırı kıllarlaser tedavisi ile azaltılabilir. Ayrıca kahverengi renkte pigmentlaserleri ile azaltılabilir fakat genellikle etkili değildir veya lekeyi daha belirgin hale getirebilir.
    Becker nevüs sivilce ile birlikte olduğunda klasik sivilce tedavisi yapılır şiddetli olgularda isotretinoin kullanılır.
    Anahtar kelimeler: becker nevüs becker nevus


    Dr. Şafak Metekoğlu Güneş
    Dermatoloji Uzmanı
    Becker nevüs çoğunlukla erkeklerde görülen geç başlangıçlı bir çeşit bendir. Becker melanosisi olarak da bilinir. Bu ben derinin epidermis dediğimiz üst tabakası melanosit denen pigment hücreleri (deriye rengini veren hücreler) ve kıl köklerinin aşırı gelişimi sonucu oluşur. Çocuklukta veya gençlikte omuzlarda ve gövdenin üst bölgesinde nadirende diğer bölgelerde ortaya çıkar.




  6. #6
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    Behçet hastalığı ağızda ve cinsel bölgede ağrılı ülserler (yaralar) göz problemleri ve deri bulgularıyla seyreden bir hastalıktır. Hastalık nadir görülmekle birlikte Türkiye'de daha nadirdir. Hastalık 1924 yılında bu hastalığı tanımlayan Tütk Dermatolog Hulisi Behçet'in adıyla Behçet hastalığı olarak adlandırılmıştır.
    Behçet Hastalığının nedenleri nelerdir?

    Hastalığın tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte otoimmün bir hastalık olarak tanımlamaktadır. Otoimmun hastalıklarda bağışıklık sistemi vücuttaki dokulara karşı savaşa geçer. Bu durumun nedeni tam olarak bilinmemekle beraber hastalığın gelişiminde bakteri ve virüs enfeksiyonlarının rolü olabilir.

    Kimler Behçet Hastalığı açısından risk altındadırlar?

    Behçet Hastalığı ipek yolu üzerinde bulunan ülkelerin insanlarında daha sık ve şiddetli olarak görülen bir hastalıktır. Akdeniz ülkeleri orta doğu ve uzak doğuda 10.000 kişinin birinde Behçet Hastalığı görülür. Hastalık başka ülkelerde başka etnik gruplarda da görülebilir. İpek yolu üzerindeki ülklerde erkeklerde daha fazla görülürken diğer etnik gruplarda kadınlarda daha sık görülür. Hastalık her yaşta görlebilmkle birlikte en sık 20-30 lu yaşlarda ortaya çıkar. Behçet Hastalğının belirtileri nelerdir? Ağız ülserleri Behçet Hastalığının en sık ve ilk görüleen bulgularındandır. Bununla beraber bu belirtiler ortaya çıkmadan evvel hastalar aşağıda belirtilen bir çok tekrar eden bulguyu gösterebilirler:

    Soğuk algınlığı ve tosillit
    Kas ve eklem ağrısı
    Halsizlik
    iştahsızlık ve kilo kaybı
    baş ağrısı
    Vücut derecesinde değişiklikler
    Ağrılı ağız ülserleri genellikle hastalığın ilk bulgusudur ve hastaların %70 inde görülür. Ülseler dilde dudak ve

    yanak içlerinde ortaya çıkabilir. Genellikle 1-2 hafta sürerken bazen 3 haftaya kadar uzayabilirler.Hastalığın diğer

    bulguları şunlardır:

    Cinsel bölgedeki Ülserler : Bu ülserler ağız ülserlerinden daha nadir görülürler. Ağrılıdırlar ve genellikle iz bırakarak iyileşirler.
    Göz Tutulumu : Uveit dediğimiz durumda gözde kızarıklık ve şişme olur. Bazen hastalıkta retinada hasarlanır ve tedavi edilmezse körlüğe neden olabilir.
    Deri Bulguları : Eritema nodosum dediğimiz ağrılı şişlikler sık görülür. Kollar bacaklaar ve gövdede sivilce benzeri döküntüler görülebilir.
    Daha az görüleen bulgular mide bağırsak sistemine ait rahatsızlıklar( karın ağrısı ishal kusma) eklem ağrıları ve

    şişlikleri sinir sistemi problemleri ve damar dokusu ve dolaşım sistemi problemleridir.

    Behçet Hastalığına nasıl tanı konulur?

    Behçet hastalığında bütün bulgular bir arada olmadığında tanı koymak zor olabilir. ; Eğer hastada ağızda ve cinsel

    bölgt göz ve deri bulguları var ise tanı daha rahat konulur. Hastalığın tanısı aşağıdaki kriterlere göre konulur.:

    Yılda en az 3 kez ağızdda tekrar eden aft ile birlikte aşağıdaki kriterlerden iki veya daha fazlasının bulunması:

    Cindel bölgede ülserler
    Göz tutulumu (Üveit ve retinada hasar)
    Deri bulguları
    Pozitif paterji testi (Behçet hastalığını tanımak için yapılan bir test)
    Behçet Hastalığı nasıl tedavi edilir?

    Behçetin kesin tedavisi yoktur. Temel hedef hastalığın bulgularını tedavi etmek ve komplikasyonların gelişmesini

    engellemektir. Behçet Hastalığı bir çok organı etkileyebilen bir hasstalık olduğunddan farklı uzmanlık dallarından

    oluşan bir ekip tarafından kontrol edilmelidir. Aşağıdaki bazı ilaçlar hastalığın bulgularını kontrol alabilir:

    Yerel Tedavi

    Tetrasiklinli solüsyonlar
    Yerel olarak uygulanan kortizonlu ilaçlar
    çeşitli anestrtik maddeler
    Sistemik tedavi
    ağızdan alınan kortizon
    aspirin İbuprofen gibi kortizon dışında antiinflamatuar ilaçlar
    bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar chlorambucil)
    deneysel olan ve araştırılan ilaçlar (kolşisin siklofosfamid talidomid infliksimab ve potasyum iodid)
    Hastalığın seyri nasıldır?
    Behçet Hastalığı kronik bir hastalıktır ve şiddeti değişebilen bir şekilde akut hecmeler halinde alevlenme
    gösterir.Hastalığın erken evresinde ataklar daha sıktır ve bir lkaç hafta sürebilir.Hastalık ilerledikçe atakların arasındaki süre uzar ve bazı hastalarda ataklar tamamıyla durabilir. Behçeet hastalarının % 4ünde ölüm meydana gelir. Ölüm nedeni mide bağırsaklarda delinme sinir sisteminin etkilenmesi ve damarsal yapılardaki balonlaşma şeklinde bozukluklardandır.


    Dr. Şafak Metekoğlu Güneş
    Dermatoloji Uzmanı




  7. #7
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    Benler nedir?
    Benler genellikle deriniz zararsız değişikliklerindendir. Tıp dilinde melanositik nevüs olarak bilinirler ve melanosit denen pigment hücrelerin (derinin rengini veren hücreler) çoğalması sonucu gelişirler.
    Benler ne şekilde görülebilirler?
    Benler düz veya kabarık olabilirler. Renkleri pembeden kahbverengi siyaha kadar değişebilir. Benlerin sayısı genetik olarak ve güneşe maruz kalmanın derecesine bağlı olarak değişir.

    Benler ne zaman oluşurlar ve nasıl gelişirler?

    Benler doğumda mevcut olabildikleri gibi genellikle çocukluk yaşında gelişirler. Erken evrede nevüs hücreleri derinin üst tabakası (epidermis) ile derinin orta kısmı (dermis) arasındadır. Bu nevüslere Junctional nevüs denir. Bu benler düz ve renklidirler. Benler geliştikçe nevüs hücreleri dermise de yayılır(compound nevüs) veya sadece dermiste bulunurlar (dermal nevüs). Bu benler kalınlaşmıştırlar ve sıklıkla deri yüzeyinden kabarıktırlar.Renkli omayan dermal nevüsler sellüler nevüs olarak adlandırılırlar. Bazı nevüsler ise oldukça koyu mavi renktedirler ve mavi nevüs adını alırlar. Benler güneşe maruz kalındıktan sonra ve gebelikte koyulaşırlar. Erişkin çağda renklerini kaybeder ve yaşlılık döneminde tamamen ortadan kalkabilirler.
    Ben tipleri nelerdir?
    Doğumsal pigmente nevüs
    Doğuşta mevcut olan bir ben konjenital pigmente nevüs olarak adlandırılır. % 1 bebekte bu benler görülür. Boyutları birkaç milimetreden vücudun çok geniş alanlarını kaplayacak kadar olabilir. Özellikle çok geniş olanlarının melanom denen bir cilt kanseerine dönüşme olasılığı vardır.
    Halo nevüs
    Bazı benlerin etrafı beyaz bir halka ile kaplıdır. Bu tip benler çocuklukta ve ergenlik döneminde görülür. Herhangi bir zararları yoktur ve zamanla ortadaki ben ve beyaz halka ortadan kalkar. Bazen renk değişikliği melanom denen cilt kanserinde de görülebilir eğer şüphe duyulursa biopsi almak gerekebilir.
    Çiller
    Çiller küçük açık kahve renkli düz deri lekeleridir ve genellikle açık renkli kimselerde görülürler. Genellikle güneşe maruz kalınan alanlarda bulunurlar ve yaz aylarında renkleri koyulaşır.

    Sıradışı benler

    Sıra dışı benler Clark Nevüs (Atipik nevüs) olarak bilinrler. Bu benler normal olmayan görüntüdedirler. Kenarları düzensiz büyük boyutta sıklıkla melanom denen cilt kanserine benzer şekildedirler fakat çoğunlukla selimdiler. Kaygı uyandıran görünümlerinden dolayı gerekli olmadığı halde cerrahi olarak çıkarılabilirler. Sıradışı benleri olan kişiler özellikle ailelerinde melanom denen cilt kanseri var ise melanona yakalnma açısında risk taşırlar.
    Benlerdeki değişiklikler neyin belirtisi olabilirler?
    Melanoma derinin pigment (boya) hücrelerinden kaynaklanan kanseridir. Eğer bir ben büyüklüğünü şeklini veya rengini değiştirirse ve ya erişkin dönemde yeni bir ben çıkarsa muhakkak bir dermatoloji uzmanı tarafından incelenmelidir. Dermatologlar dermatoskopi denen bir yöntemle benlerin görüntüsünü büyüterek inceleyebilirler ve eğer gerekirse biyopsi de alabilirler.
    Benler nasıl tedavi edilir?
    Bir çok ben zararsız olması ve çıkarılmasına gerek olmamasına rağmen aşağıdaki durumlarda tedavi edilmelidir.
    K anser olasılığı var ise : Bir benin yapsısı düzensizse çevreye doğru yayılıyor ve rengini değiştiriyorsa tedavi edilmelidir.
    Eğer bir ben kıyafetlerin tarağın ve tıraş bıcağının bene zarar verebileceği yerlerde ise çıkartılmalıdır.
    Kozmetik nedenler
    Benler hangi yöntemlerle tedavi edilir?
    1.Traşlama şeklinde biyopsi
    Deriden kabarık bir ben bu yöntem ile kolaylıkla edavi edilebilir. Deri lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra bir cerrahi bıcak veya koter ile çıkartılır. Yara düz beyaz bir leke bırakarak iyileşir.
    2.Benin cerrahi olarak çıkartılması
    Bu yöntem ben düzse veya melanom dediğimiz cilt kanseri şüphesi var ise kullanılır. Deri deki ben tam kalınlığı ile çıkarılır ve sonrada dikiş atılır. Çıkarılan ben patolojik incelemeye gönderilir. Cerrahi yapılan yerde ince bir çizgi şekinde iz kalabilir.
    Benlern üzerinde çıkan kıllar traş edilebilir. Cımbızla alınması benin altında inflamasyona yol açarak ağrılı şişliğe neden olabilir.
    Deri nasıl muayene edilmelidir?
    Ayda bir kişisel cilt muayanizi yapınız: Benlerinizde bir değişiklik görürseniz veya yeni bir benin çıktığını farkederseniz bir Dermatoloğa başvurunuz.
    Çok sayıda beniniz atipik beniniz daha önceden olan deri kanseriniz var ise veya doktorunuz önerdiyse düzenli olarak muayene olunuz.
    Çok sayıda ben ve sıradışı ben var ise fotograf ile kayıt almak faydalı olabilir. Dermatoskopi denen bir yöntem ile benlerin fotografları alınarak benlerdeki melanom habercisi olabilecek değişiklikler kolaylıkla saptanabilir.
    Cilt kanserinden nasıl korunulur?
    Güneşten korunma oldukça önemlidir.
    uzun kollu gömlek uzun pantolon ve etekler şapka giyilmelidir.
    güneşten koruyucu kullanın. Koruma faktörü 30 ve üzerinde olan güneşten koruyucuları sık olarak güneşe maruz kalan alanlara uygulayın.




  8. #8
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    Saç Biti Nedir?

    Saç bitleri insan saçında yaşayan ve üreyen çok küçük kanatsız günde 2-8 kez kan emerek beslenen gri böceklerdir. Sirke denilen yumurtaları görmek bitin kendisini görmekten daha kolaydır ve genellikle enseye yakın kulakların arkasında ve başın arkasında saç tellerine tutunmuş halde bulunurlar. Sirkeler kir veya kepek gibi yıkanarak temizlenemezler. Önce etkili bir ürün ile öldürülmeli sonra bu amaç için yapılmış ürünün kutusundan çıkacak olan özel bir tarak ile saçtan temizlenmelidir.

    Saç biti insan vücudu dışında yalnızca 48 saat yaşayabilir ve evcil hayvanlar üzerinde yaşayamaz. Sirkeler ise insan vücudu dışında kumaş ve battaniye üzerinde 10-15 gün canlı kalabilirler.


    Nasıl Bulaşır?

    Bitlenmenin yaygın olarak düşünüldüğü gibi pislikle bir ilgisi yoktur; aslında bit temiz sağlıklı saçı kirli saça tercih eder. Yetişkin ya da çocuk herkes bitlenebilir. En yaygın belirtisi başın ve ensenin şiddetle kaşınmasıdır. Saç biti son derece bulaşıcıdır. Tarak fırça eşarp yastık şapka ve tüylü oyuncaklar gibi paylaşılan kişisel eşyalar ile yayılırlar. Tekrarlanan salgın riskini azaltmak için bu eşyaları paylaşmaktan kaçınılmalıdır.

    Bitlendiğimizi Nasıl Anlarız?

    Bitlenmeyi gösteren ilk ipucu sık sık kafa derisinin kaşınmasıdır. Biti tespit etmek ve yayılmasını engellemek amacıyla ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatle incelenmelidir. Bitler ışıktan kaçtıkları için yalnızca saç kılına yapışmış küçük beyazımsı oval yumurtaları (sirkeleri) görebilirsiniz.

    Bit ve bitlenme dünyanın her tarafında yaygındır ve çok eski çağlardan beri milyonlarca yıldır varolduğu düşünülmektedir. Bitlerin geçmişi insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. İnsanlarda yaşayan bitlerin bugüne kalan en eski örnekleri 4000 yıllık mumyalarda bulunmaktadır.

    Bitle İlgili Bunları Biliyor musunuz?


    Ortaçağda bitlere 'yoksulluğun incileri' denirdi. Canterbury başpiskoposu Aziz Thomas öldüğünde üzerinde bit kaynaştığı için çok yüksek mertebeden bir aziz olarak bilinir.


    İnsanlık birçok hastalığın bitlerle bulaştığını çok geç öğrendi. Bit yoluyla geçen bit tifüsü Trablusgarp Harbi Balkan Harbi ve 1. Dünya Savaşı'nda Türk orduları için büyük zorluklar yaşatmıştı.


    Ortaçağ'da İsveç'in Hurdenburg kentinde belediye başkanı seçimlerinde adaylar bir masanın etrafına oturur sakallarını masaya değdirirler ortaya konan bitin yöneldiği sakalın sahibi aday o yıl belediye başkanı seçilirdi.


    4000 yıllık mumyalarda bitlere rastlanmıştır.

    İdeal Bir Bitlenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?


    Tek uygulama ile kısa sürede etki göstermeli.
    Güzel kokulu saçları dolaştırmayan taramayı zorlaştırmayan etrafa bulaşmayan boyalı ve permalı saçlarda problem yaratmayan özelliklere sahip olmalı.
    Kalıcı etkisiyle bitlerin saça tekrar yerleşmesini engellemeli.
    Sadece bitleri değilsirkeleri de yok etmeli.
    Kullanıcı tarafından iyi tolere edilmeli yan etkileri olmamalı.
    Kullanıcıya toksik etkisi olmamalı
    Bugüne kadar pek çok yolu kullanarak insanoğlu bitle mücadele etmeye çalışmıştır. Kötü kokulu gaz ve kimi zehirli maddeler içeren ilaçlar bunlardan bazılarıdır. Daha çok çocuklarda rastlandığı için tedavinin çocuklar için güvenli yüksek oranda etkili sadece bitleri değil yumurtalarını da öldüren bir bit ilacı ile yapılması gerekir.

    Oysa günümüzde artık bu alanda kullanılan madde ve ilaçlarda büyük gelişmeler kaydedilmiş hatta koruyucu etkili permetrin etken maddesi içeren ilaçlar geliştirilmiştir. Saç biti tedavisinin bitleri olduğu kadar yumurtaları da öldürmesi ve tekrar bulaşmayı önlemesi gerekir. Piyasada birkaç bit öldürücü ilaç vardır ve değişik şekillerde bulunmaktadır; şampuan saç kremi gibi. Fakat bunların hepsi bit tedavisinde istenen etkiyi göstermez!!!

    Bitlenme tedavisinde kullanılan çeşitli maddeler şunlardır:

    Gamma Benzen Hekzaklorid

    Böceğin sinir sistemini felç ederek etki gösterir. Ülkemizde yasaklanmıştır.

    Benzil Benzoat

    Deri ve mukozayı tahriş ettiği için bit tedavisinde pek tercih edilmez.

    Fenotrin (Sumitrin)

    Işıkta stabilitesini koruyamaz. Uygulamadan sonra güneş ışığı altında etkinliğini yitirir. Bu nedenle kalıcı etkisi yoktur.

    Piretroidler 1. Jenerasyon

    Krizantem çiçeğinin böcek öldürücü etkisi Farslar zamanında fark edilmiştir. Eski Yugoslavya toprakları üzerinde olan Dalmaçya'daki bir halk hikayesine göre yaşlı bir kadın beyaz papatyalara benzeyen bir çiçeği toplar. Çiçek solduğunda bir köşeye atar daha sonra dönüp baktığında solmuş çiçeklerin çevresinde ölü böcekleri fark eder ve krizantem ailesinden olan bu çiçek çeşidinin böcekler üzerinde öldürücü etkisi bu şekilde fark edilir. 1800'lü yıllardan başlayarak kuru çiçekler böcek öldürücü olarak ABD'ye ihraç edilir. 1900'lü yıllarda piretroid olarak adlandırılan bu madde bit tedavisinde kullanılmıştır ancak ışıkta bozulması sorun oluşturmuştur.

    Permetrin 2. Jenerasyon 1973'de ışığa dayanıklı piretroid olan permetrin İngiltere'de geliştirilmiştir. Permetrin aynı zamanda bit tedavisinde en az iki haftadan altı haftaya kadar koruyucu etkiye de sahiptir. Günümüzde permetrin koruyucu özelliği kullanım kolaylığı yan etkilerinin az olması ve güvenilir olması nedeniyle en çok tercih edilen ilaçlardandır.




  9. #9
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    Cildimizdeki yağ nelerden oluşur?
    Cilt üzerindeki yağ sebum lipitler(yüzeydeki hücrelerden kaynaklanır) ter ve çevresel materyallerden oluşur.
    Ciltteki yağ (sebum) nerede üretilir?
    Sebum yağ bezlerinden üretilir. Tüm vücut yüzeyinde bulunan sebum el ve ayak derisinde daha az avuç içi ve ayak tabanlarında ise hiç yoktur. Yağ bezleri ırtın ortasında alında ve çenede daha büyüktür ve diğer deri bölgelerinden daha fazladır. Aynı zamanda kulak kanalında ve cinsel organların bulunduğu alanda da yoğundur.

    Yağ bezlerinin yapısı nasıldır?
    Yağ bezleri kanallarla birbirine bağlı loblardan oluşur ve bu kanalların içi deri yüzeyine benzer hücrelerle örtülüdür. Bir çok yağ bezi kıllar ile birlikte deri yüzeyine açılır. Bazı serbest yağ bezleri ise tek başlarına deri yüzeyine açılırlar. Bunlar gözkapaklarında meibomian bezleri üst dudakta fordyce lekeleri adını alır.

    Sebum nelerden oluşur?
    Sebum kompleks bir yapıya sahiptir ve de aşağıdaki lipitleri içerir:

    Glyceridler
    Serbest yağ asitleri
    Serbest yağ asitleri
    Squalene
    Kollesterol esterleri
    Kollesterol
    Trigliseritler de yağ bezlerinde üretilir ve yağ bezi kanalındaki lipaz denen bakteriyal enzimlerle serbest yağ asitlerine parçalanırlar.
    Sebumun normalde görevi nedir?
    Sebumun aşağıdaki fonksiyonları vardır:
    Derinin yüzeyinden sıvı kaybını engellerler.
    Deriyi bakteri ve mantarlardan korurlar.
    Derinin kokusunı oluşturur.
    Bağışıklık sisteminin regülasyonunda rol oynayan Proprionibacterium acnes denen bakterinin kolonizasyonunda rol oynar.
    Yağ salgısı nasıl düzenlenir?
    Serumun salgısı hormonal faktörler yaş bazı hastalıklar ve ilaçlardan etkilenir.
    Sebum üretimi hormonlardan nasıl etkilenir?
    Sebum üretimi androjen dediğimiz seks hormonlarının kontrolü altındadır. En aktif androjenler testosterone 5-testosterone (DHT) and 5-androstenedioldür. Bu bormonlar ve diğerleri erkeklerde testis kadınlarda yumurtalıktan ve böbrtek üstü bezinden salgılanır. Bu organlar beyinde bulunan pituiter bez tarafından kontrol altında tutulur.
    Androjenler deri ve cinsel organlarda bulunan hormonlar tarafından daha aktif hale getirilirler. Tip I 5-redüktaz denen enzim deride tip II 5-redüktaz cinsel organlarda etkili olur. Bu enzimler daha az aktif olan androjenleri aktif testesteron ve 5-hidroksi testesterona (DHT) dönüştürürler. Daha aktif androjenler yağ bezlerinden sebum salgısını uyarırlar.
    Yaş ile yağ bezi aktivitesinin ilişkisi nasıldır?
    Yağ bezleri doğumdan önce aktif durumdadırlar. Yağ salgısı annedeki hormonlarla düzenlenir.Yağın içeriği yaş ile değişir. Yenidoğan bebek vernix caseosa denen mumumsu bir tabaka ile kaplıdır. 3-6 ayda yeni doğan bebekler erişkin gibi yağ salgılamaya başlarlar. Erkeklerde yağ salgısı kadınlara göre daha fazladır. Yaş ile birlikte yağ salgısı azalır. Özellikle menapozdan sonra kadınlarda belirgin azalma olur.
    Hangi hastalıklar yağ salgısını etkiler?
    Pitiuter bez böbrek üstü bezi yumurtalık ve testislerin hastalığında miktarı azalır.
    Uzun süren açlık durumlarında miktarı azalır.
    Parkinson hastalığında miktarı artar.
    Hangi ilaçlar yağ salğısını azaltır?
    Östrojen alımı (doğum kontrol haplarında mevcut)
    Siproteron asetat ve spironalakton gibi antiandrojen ilaçların alınımı
    İsotretinoin gibi A vitamini deriveleri (akne tedavisinde kullanılır)
    Hangi ilaçlar yağ salgısını arttırır?
    Medroxyprogesterone levonorgestrel gibi androjenetik özelliği olan progesteronlar
    Fenotiazinler
    Hangi ilaçlar sebumun içindeki komponentlerin oranı değiştirilebilir?
    Diane 35 (etinil östrodiol ve siproteron asetat içerir)
    İsotretinoin Squalen wax esterleri ve yağ esterlerini azaltır




  10. #10
    Banlı

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    BOSNA-HERSEK
    Tecrübe Puanı
    0
    Mesajlar
    1,796

    Standart

    DERİ KANSERİ

    Bütün kanser türleri içinde deri kanseri en sık görülenidir. Deri kanserinden korunmak için yapılması gereken güneşten korunmaktır. Güneşe aşırı maruz kalma (bronzlaşma dahil olmak üzere özellikle su toplaması ile seyreden ikinci derece güneş yanıkğı) deri kanserinin temel sebebidir. Daha az önemli faktörler tekrarlayan tıbbi ve endüstriyel X ışınlarına maruz kalma yanık veya yara izi bırakarak iyileşen cilt hastalıkları kömür katranı veya arsenik içeren maddelere mesleki olarak maruz kalma ve ailede cilt kanseri bulunmasıdır. Açık tene sahip olup güneş yanığı ihtimali fazla olan kişiler daha yüksek riske sahiptir. Güneş ışınları deri kanserine sebep olan en önemli neden olduğundan en önemli koruyucu önlem güneşten kaçınmaktır.
    Güneşin dünyaya en dik ulaştığı saatler olan saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunun. Güneşin yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısadır.
    Açık renkli sıkı dokumalı koruyucu giysi ve geniş şapka kullanın.
    Koruma faktörü en az 15 olan güneşten koruyucu kremler kullanın.
    20 dakika güneşte kaldığında güneş yanığı geçiren bir kişi 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullandığında 15 kat daha fazla süre (300 dakika) yanmadan güneşte kalabilir. Bununla beraber güneşten koruyucu kremler kullanarak da güneşte fazla kalınmamalıdır. Çünkü UVA gibi güneş ışınları ki bunlar derideki bağışıklık sistemi ve deri yaşlanmasında sorumludur güneş koruyucular olsa da deriye ulaşabilir.
    Güneşten koruyucu kullanımına çocukluk döneminde başlayın çünkü yaşam boyu güneşe maruz kalmanın % 80'i 18 yaş altında olmaktadır. 6 ayın altındaki bebekler uzun süre güneşe maruz kalmamalı eğer kalacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.

    Erken tanı kesin tedavinin en önemli ilk adımıdır.

    Derinizi belli aralıklarla muayene edin. Eğer benlerinizde büyüme değişiklik olursa derinizde renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına muayene olunuz.
    Kanser öncesi deri bulguları
    Aktinik keratozlar özellikle güneş ışınlarına aşırı maruz kalmış açık tenli kişilerin yüz el sırtı ve kollarında rastlanılan küçük üzerleri pullu lekelerdir. Tedavi edilmezlerde deri kanserine dönebilir. Eğer erken evrede yakalanırsa buz tedavisi ile çıkartılabilir kemoterapi ilaçları içeren krem veya losyonlar kullanılabilir kimyasal peeling işlemi dermabrasyonlaser tedavisi veya klasik cerrahi ile tedavi edilebilir. Güneşten koruyucular aktinik keratoz gelişimini engellerler.
    Deri kanseri Tipleri:
    Üç tip deri kanseri bulunmaktadır.
    Bazal hücreli karsinoma-Bu kanser tipi genellikle deride küçük etli kabarıklık şeklinde sıklıkla yüz boyun ve el sırtlarında ortaya çıkar. Ara sıra gövdede kırmızı yama tarzı alanlar şeklinde görülebilir. Daha sıklıkla açık tenli kişilerde görülür. Bu kansere yakalanan kişiler açık tenli ve renkli gözlüdür ve güneş yanığına eğilimlidir. Bu tümörler hızlı yayılmazl. 1-2 cm boyutuna ulaşmaları için aylar yıllar gerekir. Tedavi edilmezse; kanserli alan kanamaya başlar üzeri kabuklanır. Zaman zaman iyileşip zaman zaman tekrarlama özelliği gösterir. Bu kanser tipi nadiren metastaz (diğer organlara sıçrama) yapmasına rağmen derinin altındaki kemiğe yayılabilir ve kanserli dokunun yakınındaki dokuları harap edebilir.

    Squamöz Hücreli karsinoma - Bu deri kanseri deri de kabarıklıklar veya kırmızı kabuklu yaralar şeklinde ortaya çıkabilir. Squamöz hücreli Karsinoma açık tenli kişilerde en sık görülen ikinci kanser türüdür.Tipik olarak kulak yüz dudak ve ağızda görülür. Nadiren esmer kişilerde de görülebilir. Büyük kitleler oluşturabilir. Bazal hücreli karsinomanın tersine diğer organlara yayılabilir. Erken yakalandığında tedavi oranı yüksektir. Bazal hücreli karsinoma ve Squamöz hücreli karsinomada tedavi başarısı % 95 dir.

    Melanom - Bütün deri kanserleri içinde en öldürücü olanıdır. Bazal hücreli ve squamöz hücreli karsinoma da olduğu gibi melanomda da erken tanı tedavi şansını arttırır.

    Melanom melanin denen pigmenti (deriye rengini veren madde) üreten melanosit dediğimiz hücrelerde başlar. Melanin derimizin rengini verir ve güneşten kısmi olarak korur. Melanom hücreleri melanin üretmeye devam eder ve bu nedenle kanser alanı kahverengi veya siyahtır.Fakat melanom beyaz ve kırmızı da olabilir.

    Melanom yayılma özelliği gösterdiğinden muhakkak tedavi edilmelidir. Melanom dikkat çekmeden hızla büyüyebilir. Genellikle bir ben olarak veya kahve renkli bir benin üzerinde veya yakınında ortaya çıkar. Vücudunuzdaki benlerin yerleşimi ve şeklinden haberdar olmalısınız ki bunlar üzerinde olan değişiklikleri ve yeni ben çıkışını fark edebilesiniz. Yapabileceğiniz en önemli adım benlerinizde herhangi bir değişiklik saptadığınızda hemen bir Dermatoloji uzmanına muayene olmanızdır. Bu sayede derinizdeki melanom tedavi edilebilir aşamada iken yakalanmış olur. Aşırı güneşe maruz kalmaktan özellikle güneş yanıklarından kaçınma açık tenli kişilerde melanomdan korunmanın en iyi yoludur. Melanomun kalıtsal özelliği de vardır. Ailesinde melanom olan kişilerin riski daha fazladır. Sıra dışı beni olanlar çok sayıda beni olanlar melanom açısından yüksek riske sahiptir.

    Koyu renkli tene sahip olmak melanoma olma riskini ortadan kaldırmaz. Esmer kişilerde de özellikle avuç içi ayak tabanı tırnak yatağı ve ağızda melanoma gelişebilir.

    Melanom şüphesi oluşturabilecek bulgular: kabuklanma kanama sızıntı üzerinde kabarma etrafındaki deriye doğru çıkıntı gösterme kaşıntı hassasiyet ve ağrı hissedilmesidir.

    Cilt kanserlerine nasıl tanı konulur?
    Deri biyopsisi kanserin tanısını koydurur. Erken tanı ve cerrahi tedavi şansını arttırır.
    Dermatoloji uzmanları kanseri erken yakalayabilmek için kişisel cilt muayenesinin önemine dikkat çekmektedir.
    Derinizdeki çiller benler ve koyu renkli alanları büyüklük şekil ve renk değişikliği açısından gözlemleyin. Herhangi bir değişiklik saptadığınızda Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.

    Melanoma ait Bulgular
    Asimetri - Benin bir tarafının diğer tarafından farklı olması. Benin ortasından hayali bir çizgi çiziniz. Benin her iki yanı aynı büyüklük ve aynı şekilde mi? Melanomda genellikle asimetri vardır.
    Sınır Düzensizliği - Melanomun sınırı veya kenarı genellikle pürüzlü çentikli veya bulanıktır.
    Renk - İyi huylu benler herhangi bir renkte olabilir fakat genellikle tek renklidir. Melanom ise sıklıkla birden fazla rengi içinde barındırır.
    Büyüklük - İyi huylu benler küçük kalırken melanom büyümeye devam eder. Genellikle 6 milimetreden büyüktür çaptadır.

    Kendinizin yapacağı periyodik muayene melanom ve diğer deri kanserlerinden korunmak için en güçlü silahtır. Melanom ancak erken yakalandığında tedavi edilebilir. Aşağıda belirtilen sırayı takip ederek hiç bir yeri atlamadan tüm deri muayenenizi kendiniz yapabilirsiniz. Kendi deri muayenenizi yapmak için bir boy bir de el aynasına ve ışıklı bir odaya ihtiyacınız vardır.

    Gövdenizin ön ve arka yüzünü ve de kollar kaldırılarak gövdenin sağ ve sol yanını ayna karşısında muayene edin.
    Kolunuzu dirseğinizden kıvırarak avuçlarınıza kol iç yüzüne ve üst kola dikkatlice bakınız.
    Sonra bacaklarınızın arkasına ayaklara ayak parmak aralarına ve ayak tabanına bakınız.
    Boynun arkasını saçlarınızı kaldırarak el aynası ile kafa derinizi muayene edin.




 

 
Künye Uyarı
Powered by vBulletin® Version 4.1.12
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
Extra Tabs by vBulletin Hispano
Sanal Dünyanın Gerçek Ailesi
Copyright ©2007-2014 Forumuz.Net

Sosyal paylaşım platformu olan Forumuz.Net sitemizde, kullanıcılar, 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumuz.Net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İLETİŞİM panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumuz.Net yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.

aduket.net

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 923 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 943 944 945 946 947 948 949 950 951 952 953 954 955 956 957 958 959 960 961 962 963 964 965 966 967 968 969 970 971 972 973 974 975 976 977 978 979 980 981 982 983 984 985 986 987 988 989 990 991 992 993 994 995 996 997 998 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1012 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1055 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1112 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1122 1123 1124 1125 1126 1127 1128 1129 1130 1131 1132 1133 1134 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164 1165 1166 1167 1168 1169 1170 1171 1172 1173 1174 1175 1176 1177 1178 1179 1180 1181 1182 1183 1184 1185 1186 1187 1188 1189 1190 1191 1192 1193 1194 1195 1196 1197 1198 1199 1200 1201 1202 1203 1204 1205 1206 1207 1208 1209 1210 1211 1212 1213 1214 1215 1216 1217 1218 1219 1220 1221 1222 1223 1224 1225 1226 1227 1228 1229 1230 1231 1232 1233 1234 1235 1236 1237 1238 1239 1240 1241 1242 1243 1244 1245 1246 1247 1248 1249 1250 1251 1252 1253 1254 1255 1256 1257 1258 1259 1260 1261 1262 1263 1264 1265 1266 1267 1268 1269 1270 1271 1272 1273 1274 1275 1276 1277 1278 1279 1280 1281 1282 1283 1284 1285 1286 1287 1288 1289 1290 1291 1292 1293 1294 1295 1296 1297 1298 1299 1300 1301 1302 1303 1304 1305 1306 1307 1308 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 1316 1317 1318 1319 1320 1321 1322 1323 1324 1325 1326 1327 1328 1329 1330 1331 1332 1333 1334 1335 1336 1337 1338 1339 1340 1341 1342 1343 1344 1345 1346 1347 1348