Forumuz.Net Sitesine Hoşgeldiniz.
+ Konu Cevaplama Paneli + Yeni Konu aç
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu
  1. #1
    FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka FGaMzEe Evreka

    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Yaş
    18
    Mesajlar
    2,885
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Tecrübe Puanı
    776

    Mesaj 12 eylülün 17 yaşında idam ettiği genç

    12 eylülün 17 yaşında idam ettiği genç

    12 Eylül'ün 17 yaşında idam ettiği genç



    Erdal Eren'in idam kararını iki kez bozan emekli hakim VATAN'a konuştu


    12 Eylül döneminin "Asmayalım da besleyelim mi" politikasının bir kurbanı!

    Çocuk haksız yere asıldı O hengamede çala kalem gitti

    12 Eylül darbesi sonrası darağacına gönderilen Erdal Eren’in idam kararınını iki kez bozan Yargıtay 3’üncü Dairesi üyesi emekli Hakim Albay Ahmet Turan 28 yıl sonra ilk kez konuştu:

    “Eren’in er Zekeriya Önge’yi kasten öldürdüğüne dair vicdani kanaatim yoktu. Eren önden ateş etmiş asker sırtından vurulmuştu. Kurşunun da o tabancadan çıktığına dair kanıt yoktu.”


    30 Ocak 1980. Sağ sol çatışmasının doruk noktasına çıktığı sıkıyönetim günleri. Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ODTÜ öğrencisi Sinan Suner MHP’li Bakan Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından öldürülünce olaydan 2 gün sonra bir protesto gösterisi yapılır. Göstericiler ile askerler arasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge ölürken Erdel Eren 24 kişiyle gözaltına alındı. Bundan sonra tarihin belki de en hızlı yargılama süreci yaşandı ve Erdal Eren 19 Mart 1980’de idama mahkum edildi. Eren 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Cezaevi’nde idam edildi. Yakın tarihimize damga vuran olayın perde arkasını emekli Hakim Ahmet Turan şöyle anlattı:

    İdam kararını 2 kez bozduk

    Erdal Eren davası 12 Eylül’den önce başlamıştı ama sıkıyönetim ilan edildiği için sıkıyönetim mahkemeleri vardı. Erdal Eren sıkıyönetim mahkemesinde yargılanıyordu. Mahkeme Erdal Eren’in inzibat eri Zekeriya Önge’yi bilerek kasten taammüden öldürdü diye idama mahkum etti. Avukatlar kararı temyiz etti ve dosya bize geldi. Ben raportör olarak atandım. Dosyayı inceledim ve diğer üyelere anlattım.

    Erdal Eren’in eri kasten bilerek öldürdüğü noktasında bir delil yoktu ve 15 Temmuz 1980’de kararı 2 muhalif oya karşı 3 oyla bozduk. Bozma kararımız üzerine dosya tekrar sıkı yönetim mahkemesine gitti. Yeniden yargıladılar Erdal Eren’i. Tekrar idama mahkum edildi. Temyiz edildiği için tekrar bize geldi. Yaptığımız inceleme sonunda 28 Ekim 1980’de kararı tekrar bozduk. Askeri Yargıtay Başsavcılığı kararı “onayın” diye bize göndermişti ama biz kararı yine yetersiz bulduk.

    Müebbet olurdu

    Kararı 2’nci kez bozunca yasaya göre Başsavcılık kendi tebliğnağmesine aykırı karar çıkınca itiraz hakkı olduğu için itiraz etti ve dosya Daireler Kurulu’na gitti. 15 kişilik heyette 2 muhalif üyenin oyuna karşı 13 üyeyle kararı onadılar. Hakkı Erkan ve Erdoğan Başhekim adlı üyeler bu karara muhalifti. Çünkü Erdal Eren asılmasın en azından Ceza Kanunu’ndaki 59’uncu takdiri tahrir sebebi yani kendi takdirini kullanarak idam cezasına müebbete çevrilmesini istediler. Ama olmadı.

    Kurşunlar incelenmedi

    Ben idam kararına karşı çıktım. Çünkü Erdal Eren ifadesinde diyor ki; “İnzibat askerleri üzerime doğru gelirken panikledim ve ateş ettim. Askerlerin hepsi benim hedef menzilim içindeydi. Yedek şarjörüm tabancamda daha 5 tane mermi vardı. Eğer öldürme kastıyla hareket etmiş olsaydım bunların hepsini kullanırdım. Askerler üzerime gelince ben gelişi güzel ateş ettim” diyor. Burada çok hassas bir nokta var; Vurulan erin cesedinden çıkarılan mermi çekirdeği ile sanığın tabancasından çıkan mermi çekirdeklerinin doğru dürüst mukayesesi yapılmadı. Olay yerinde iki tabancaya ait boş kovanlar bulunuyor ama onların Adli Tıp’a gönderilip mukayesesi yapılmadı. Eri vuran kurşun yüzde 100 Erdal’ın tabancasından çıktı diye bir şey yok dosyada. Çünkü incelenmemiş.

    Provokasyon olabilir

    En önemlisi; Erdal Eren girdiği bir evin bahçesinde sinmiş bir yere. Askerler geliyor. Elinde de kendi tabancası var gelişi güzel ateş etmiş. Diyelim ki gelen askerleri hedef gözeterek ateş etti. Üzerine gelen askerlerden biri öldüğüne göre göğsünden yara alması lazım. Halbuki vurulan asker sırtından vurulmuş. Bu durumu Avukat Niyazi Ağırnas duruşmada söyledi ve ’bir provokasyon olabilir’ dedi. Benim vicdani kanaatim provokasyon vardır ya da yoktur diyemem ama yüzde 100 Erdal’ın tabancasıyla vurulduğuna dair kesin delil yoktu. O nedenle ben iki defa kanaatı bozdurdum. Benim görüşüm doğrultusunda Yargıtay 3. Dairesi ama Daireler Kurulu da 2 muhalif üyeye karşı onadı.

    Kemik ölçümü yapılmadı

    Erdal Eren’in yaşı tutmuyordu 18 yaşında değildi. Rontgen çektirip kemik kalınlıklarına göre bir rapor hazırladılar ve 18 yaşında dediler. Onun inandırıcı olduğunu sanmıyorum. Adli Tıp’ta adam rontgeni çekiyor ve yaşı 18 diyor. Tarafsız mıdır? Nereden bileceğim o ortamda.

    Hafifletici neden gözetilmedi

    Çocuk “Ben eğer askerlere karşı hareket etmiş olsaydım. Hepsi benim atış menzilim içimde. Paniğe kapıldım ateş ettim” diyor. Bir sürü insan geliyor ama o ateş etmeyi durdurmuş. Bütün ifadelerinde “Benim bu eylemimden dolayı Zekeriya Önge ölmüşse buna ben neden olmuşsam çok üzüntü duyuyorum” diyor. Her noktada her duruşmada söylüyor bunu. Bu üzüntü ifadesi yargılama esnasında takdiri hafifletici sebeptir.


    ‘Emirle hakimlik olmaz’

    12 Eylül 1980’de Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları’nın yönetimde iş başına gelmesiyle anayasa yürürlükten kaldırıldı. Biz Yargıtay Mahkemesi olarak anayasaya göre kurulmuş kuruluşlarız. Anayasa ortadan kalktığına göre işlevimiz kalmadı. Asker yönetime el koyduktan sonra istifaları ve emeklilikleri durdurdu. 12 Eylül harekatını beğenmeyenler ayrılıp gidebilirdi. Buna mani olundu. 1981 Ağustos’un da ayrılmak isteyenler için 15 günlük bir süre tanıdılar. Ben ve 17 arkadaşım ayrıldık. Benim yaş haddime 8 sene vardı ama erken emeklilik istedim. Anayasa olmadığı için emre göre görev yapmam gerekiyordu. Onu da ben kabul edemezdim Atatürk’ün okullarında yetişmiş bir aydın olarak. İsteğe göre karar vermek durumundasın demektir o zaman. Anayasa yoksa garantin de yok demektir. Eğer emre göre karar vermek istemiyorsan yapılacak olan iş ayrılmaktır. Emirle hakimlik olmaz. Açıktan kimse emir vermedi. Ama hissediyorsun rahat olmuyorsun karar verirken.


    Evren incelese idam ettirmezdi

    Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun 2’ye 13 oyla ”idam edilsin” kararını Kenan Evren’in başkanlık ettiği 5 kişilik Konsey de onayladı. Eğer Konsey kararı bir hukukçuya dikkatlice tetkik ettirseydi iki üye neden muhalif kalmış. ”Doğru mu yanlış mı yapıyoruz“ diye incelettirselerdi ”İdam ettirmeyelim“ diyebilirlerdi. Bu yapılmadı. O hengamede çala kalem gitti. İdam edildiğinde çok üzüldüm. Bence haksız yere idam edildi.

    -
    12 Eylül bilançosu (Adalet Bakanlığı verilerine göre)


    50

    İdam edilenlerin sayısı


    144

    Kuşkulu ölümlerin sayısı


    171

    İşkecede ölenlerin sayısı


    14BİN

    Vatandaşlıktan çıkarılanlar

    -

    Gökalp EREN (Erdal Eren’in amcasının oğlu)

    Adli Tıp tiyatro oynadı

    İdam sürecinin başlangıçı dönemin başbakanı Demirel’in ”Bu olayın failleri TCK’nın en ağır hükümlerince cezalandırılacaktır “ lafıdır. Cuntacılar bunun gereğini yaparak Erdal Eren’i darağacına gönderdi. Erdal mahkeme süresince ”Korktuğum için değil doğrusu bu olduğu için söylüyorum“ dedi. Cinayete uygun bir Adli Tıp Heyeti oluşturuldu ve burada adli tıp uzmanı bile bulunmuyordu.


    Nihat TOKTAY (Erdal Eren’in avukatı)

    Otopsiler tam tersiydi

    Otopside kurşun giriş deliği etrafında yanık halesinin olduğu yazılıydı. Bunun anlamı yakından atış yapıldığı yani 10 santim ile bir metre arası demektir. Ancak Eren’in en yakın askere uzaklığı 12.5 metreydi. Yine kurşun askerin sırtından giriyor ve aşağıdan yukarı yol izliyor göğsünden çıkartıyorlar. Yani atışı yapanın Önge’den aşağıda olması gerekiyor. Ancak Erdal’ın konumu en az 2 metre 30 santim Önge’den yukarıda yani kurşunun yukarıdan aşağıya girmesi gerekiyor.

    GAZETEVATAN


    Erdal Eren'in son sözleri yankılandı daha önce Deniz Yusuf Hüseyin Ağabeylerinin şehit düştüğü darağacında.

    el sallamıştı annesine
    bayram izni dönüşünde hissetmiş miydi
    oğlunu kurşun kalbi deldiğinde
    kan revan içinde yanyana
    aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
    ateşi harlı delikanlılar
    ne şehit ne kahramanlar
    düşmansız bir savaşta
    düştüler kalkmayacaklar
    emin değildi kendi bile dokunmuş muydu tetiğine
    kesin olan tek şeyse en yakın mahkumdu ipe.
    “kalpte kurşun ilmek boyunda
    iki çocuk ölüm karşısında
    hep çocuk kalacaklar büyümeden birer tabutta ama yaşıyorlar
    gülüyorlar annelerinin rüyalarında.







    Hemen Paylaş!
    Share


  2. #2
    AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka AKİGOÜMİT Evreka

    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    akhisar
    Yaş
    21
    Mesajlar
    2,062
    Tecrübe Puanı
    130

    Standart

    fay bea yazık .










 

Forum Bilgileri

Bu Konuyu Görüntüleyenler

Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)

     

Konu Etiketleri

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542