Tşkl.Paylasım İÇin![]()



1995'in Ekim ayinda 10. stüdyo albümü "The X Factor" un piyasaya çikisiyla Blazeoldukça basarili bir is yapmanin rahatligi içerisindeydi. Prodüktörlügü bu albümde tamamen Steve Harris üstlenmisti. Martin Birch'in eksikligi göze çarpiyordu aslinda. Çünkü albümde clean bölümler ile distorsinli gitar bölümleri arasinda uçurumlar söz konusuydu. Clean bölümler oldugundan daha kisikti biraz sesini açtigimizda ardindan gelen distorsinli gitar çok yüksek derecede volume içermekteydi. Genel bir denge sorunu hakimdi müzikte. Albüme yapilan elestirilerden biride Maiden'in bu albümde gitarlari çok kisik tuttugu Maiden'in özelligi olan çift gitar partisyonlarini da nerdeyse hiç kullanmadigiydi. Steve bu albümde Blaze'i ön plana çikarmak istiyordu fakat Blaze gerektiginden de ön plandaydi zaten. Oldukça derin bir albüm aslinda
dinledikçe kavrayabiliyorsunuz ve tat alabiliyorsunuz. Albümde insani çeken dayanilmaz melankolik bir güç var. Kapattaki Eddie tasviri ise daha karizmatik. Albümün girisi Gregoryun Korosu'nun esliginde basliyor ve ardindan "Sign Of The Cross" basliyor. Umberto Eco'nun "The Name Of The Rose" eserinden esinlenilen bir eser. "The eleven saintly shrouded men" olarak tasvir edilen insanlar Katolik kilisesinin kutsal engizisyon yargiçlaridir. Ardindan gelen "Lord Of The Flies" ise nobel ödüllü Ingiliz yazar William Goldign'in romani "Lord Of The Flies" a (Sineklerin Tanrisi) gönderme de bulunan bir sarki. "Fortunes Of War" ise "Afraid To Shoot Strangers" in bir devami sanki. "Look For The Truth"
"Judgement Of Heaven"
"The Edge Of Darkness" gibi basarili çalismalarla grup yeni bir döneme girmisti artik.




West Ham United taraftarı olup futbol oynamak isteyen Steve Harris daha sonra aldığı bas gitarı ile müzik yapmaya karar verir. 1973'te Gypsy's Kiss ve 1974'te Smiler adlı gruplarda çalan Harris daha sonra müzikal farklılıklar nedeniyle kendi grubunu kurmak ister. 1975'te Iron Maiden kurulmuştur. Bir çok kadro değişikliğinden sonra 1978'te Steve Harris (Bas gitar)Dave Murray (Gitar)
Doug Sampson (Bateri) ve Paul Di'Anno (Vokal) olarak çekirdek kadroyu oluştururlar. Bu sırada da konserler vermeye devam etmektedirler. New Wave Of British Heavy Metal yani "İngiliz Heavy Metali'nin Yeni Dalgası"nın en önemli temsilcisi oldular. O yıllarda patlayan punk fırtınası nedeniyle
plak şirketleri Iron Maiden'ın müziğine müdahale etmek istemiş
ancak başarılı olamamıştır. Topluluk 1979'da demoları The Soundhound Tapes'i satışa sundu ve 5000 kopya sattı. İlk 5000'lik satışın ardından Century Media'dan gelen 20.000 kopyalık ikinci baskı teklifini reddetmişlerdir. İkinci gitar arayışlarına devam eden grup Dennis Stratton ile anlaştılar. Davula ise Clive Burr geldi.
Paul Di'Anno dönemi
1980'de ilk albüm Iron Maiden piyasaya sürüldü. Kapağında Derek Riggs tarafından herhangi bir punk albümü için çizilmiş bir karakter vardır. Bu daha sonra grubun maskotu Eddie olacaktı. Albüm Harris'in bestelediği melodik gitar yürüyüşleriyle ve Paul Di'Anno'nun "serseri" vokali ile dikkat çekmiştir. İlk şarkı ProwlerDi'Annonu sözlerini yazdığı duygusal Remember Tomorrow ve bir hayat kadının anlatıldığı Charlotte The Harlot albümde dikkat çekmekteydi. Turne esnasında yine müzikal farklılıklar yüzünden Dennis Startton gruptan ayrılıp Dave Murray'nin eski grup arkadaşı Adrian Smith
Maiden'e katıldı. 1981'de Killers albümünü çıkaran grup ilki kadar büyük bir başarı sağlayamadı. Yine de konserlerin vazgeçilmez şarkısı Wrathchild
Edgar Allan Poe'dan etkilenerek yazdıkları Murders In The Rue Morgue dikkat çekiyordu. Turnede ise kendini iyice alkole veren Paul Di'Anno grupla anlaşamayıp ayrıldı. Yerine ise Samson da Bruce Bruce adı ile şarkı söyleyen Bruce Dickinson alındı.
Efsane Dönem
1982'de Heavy Metal'in en önemli albümlerinden biri olan The Number Of The Beast piyasaya sürüldü. Grup bir anda satanizm suçlamalarıyla medyanın ilgisini topladı. Ancak Harris bu şarkıyı gördüğü rüyalar hakkında yazmıştı. Bruce Dickinson'ın çok ince tonlara çıkabilen muhteşem sesi {{ki bu ses yüzünden kendisine [air raid siren - hava saldırı alarmı]http://www.airraidsirens.com/ denilmiştir}} sayesinde ve grup içindeki uyumun artmış olması sonucu büyük bir başarıya ulaştılar. Bu albümden sonra Clive Burr yerini Nicko McBrain'e bıraktı ve grup uzun süre bu kadroyu korudu. 1983'te dördüncü albüm Piece Of Mind çıktı. Kırım Savaşının anlatıldığı The Trooper büyük ilgi topladı ancak İngiliz Milliyetçiliği suçlamalarını da beraberinde getirdi. Ancak şarkının asıl teması savaşın anlamsızlığıydı. Maiden hiç durmadan 1984'te Powerslave'i yayınladı. Bu albümden de Aces High ve 2 Minutes To Midnight gibi hitler çıkmıştır. Bir turne - bir albüm diye devam eden Maiden 1985 yılında tüm zamanların en iyi konser albümlerinden biri olarak gösterilen Live After Death'i piyasaya sürdü. 1986'da Somewhere In Time albümü geldi ve bu albüm büyük tartışmalara yol açtı. Albüme önce Bruce Dickinson akustik bir albüm önerisi getirdi ancak bu Steve Harris tarafından kabul edilmedi. O yüzden Dickinson hiçbir şarkı yazımına katılmadı. Ayrıca ilk kez Iron Maiden tarihinde (1977'de yapılan bir konser dışında) keyboard kullanıldı ve Maiden fanatiklerinin pek hoşuna gitmedi. 2 sene sonra 1988'de Seventh Son Of The Seventh Son adlı konsept albüm çıktı. Rock müziğinde popülerliğinin en üst döneminde piyasaya sürülen bir albüm birçok kişinin Maiden ile tanışmasının yanısıra çok büyük satış rakamları yakaladı. Ancak Bruce Dickinsonyapmak istedikleri konsepti tam anlamı ile başaramadıklarını
aynı sene çıkan
Queensychre'ın Operation Mindcrime adlı konsept albümünün çok daha başarılı olduğunu söylemiştir.
Değişim
Steve Harris büyük başarının ardından köklere dönüp Killers tarzı bir albüm yapmak istiyordu ancak gitarist Adrian Smith geri dönüşün gereksiz olduğunu düşünmüştü ve gruptan ayrıldı. Yerine Bruce Dickinson ile çalışan Janick Gers geldi. 1990'da çıkan No Prayer For The Dying albümü diğer albümlere göre zayıf kaldı. Buna rağmen Bring Your Daughter. To The Slaughter single'ı büyük başarı elde etti. İki sene sonra ise Fear Of The Dark bu albümün daha üstünde bir başarı sergiledi ve albümle aynı ada sahip şarkı bir Maiden klasiği oldu. Ancak sorunlar bitmiyordu. Solo kariyerine ağırlık vermek isteyen Bruce Dickinson
Steve Harris ile bitmeyen tartışmalar yaşıyordu ve gruptan ayrıldı. Yeni vokalist ise Blaze Bayley olmuştu. Blaze iyi bir vokalist olmasına karşın
Bruce Dickinson gibi bir efsanenin yerini doldurmak zorundaydı ve hep bu yüzden fanlar tarafından önyargı ile yaklaşıldı. 1995'te çıkan The X Factor yine iyi bir başarı kazandı. Steve Harris'in ruh hali yüzünden çok karanlık bestelerden oluşmuştu. 1996'de Best Of The Beast toplamasını çıkaran grup yeni bir şarkı olan Virus'ü grubu hep eleştiren basına armağan ettiler. 1998'te Virtual XI adlı albüm çıktı ama çok zayıf kaldı öteki albümlerin yanında. Ed Hunter adlı Iron Maiden ile ilgili bilgisayar oyunu da bu seneler çıktı. 1999'da ise Blaze Bayley gruptan ayrılmak zorunda kaldı çünkü Steve Harris
Bruce Dickinson ve Adrian Smith i geri getirmişti. Böylece Iron Maiden tarihinde ilk kez 6 kişi olmuşlardı.
Son Dönemler
Bu kadroyla olan ilk albüm Brave New World 2000'de çıktı ve büyük bir ilgi ile karşılandı. Maiden hiç durmadan konserler verdi. Daha sonra Best Of'larBox Set'ler
Konser CD'leri ve DVD'ler piyasa sürdüler. Bu sırada da 2003 tarihli Dance Of Death albümü çıktı ve bu albüm de ötekiler gibi büyük bir başarı kazandı. Topluluk
2006 yılında The Reincarnation Of Benjamin Breeg single'ını ve ardından A Matter Of Life And Death albümünü yayınladı.
![]()
Ve biliyorum ki
İki yaralı kalpsağlam bir kalp eder.



Birleştirilmiştir.




ın the dark şarkılarına hayranım öyle böyle değilmersi mersi tşk ler
![]()
Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)
Bookmarks