“Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaya bırakılmaktır”


Gittin yâr!



SitemlerimeClick here to enlarge çığlık çığlığa haykırdığım sessiz serzenişlerime umursamaz bir iki bakış bırakıp gittin. Dilediğin olsunla başlayıp hoşça/kal la biten sözcükler bıraktın bana geride. Dilediğim bu muydu? Aşkta suçlu aramak için miydi bana bıraktığın sözcükler. Vicdanına ilaç olsun diye mi söyledin bu anlamsız cümleleri.
”Dileğim bu değildi “diyemedim. Sessizce kabullendim adıma verilmiş kararları.


Oysa ne çok şey söylemek isterdim sana.”Neden” demezdimClick here to enlarge zihnimi meşgul eden sözcükleri sıralamazdım. Hep söylemek isteyip de söyle(ye)mediklerimi sunardım.
Bilirsin yüreğimde biriktirdiklerimi o an haykıramaz dilim. Kelimeler boğazımda düğüm düğümClick here to enlarge gözlerimde acılı ağlayışlar alır konuşmalarımın yerini. Fark etseydin gözlerimdeki anlatımlarımıClick here to enlarge susmalarımı dinleseydin; dileğim olmayana mahkûm eder miydin beni?


Hoşça/kalamadım yâr!
Yokluğunun acısına katlanamadım. Gülümseyişlerimdeki soğukluk daha çok fark edilir oldu senden sonra. Korkularımsa diz boyu. Sen gittin. Ve bitti gizli düşlerim. Ne vakit mavi düşler biriktirsem yüreğime ilaç olanlaraClick here to enlarge o vakit yitik oldu düşlerim. Kayıplarda. Korkulara bıraktı yerini…
Güvenim çok hırpalandı bu gidişten. Zayıf kaldı yüreğim hayatı yaşamaya. Konuşmak istedikçe saçmalarım duyguları oluştu düşüncelerimde. Korkuyorum düş bile kurmaya cesaretim yok şimdi.



Gidişlerin ardından hoşça/kalamıyorum!

Giderken vedalara dair sözcükler bırakmasın sesiniz. Sessiz firaklar olsun gidişiniz.
Giderken Hoşça/kal demeyin bana. Ki yüreğim kaldırmaz bu iki heceyi ıssızlığımdaClick here to enlarge.



Click here to enlargeD


Click here to enlarge

__________________