Forumuz.Net sitesine hoş geldiniz.
1 den 1´e kadar. Toplam 1 Sayfa bulundu
  1. #1

    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    Önemsiz!
    Tecrübe Puanı
    Mesajlar
    1,048

    Standart Atatürk'ün yazdığı kitaplar hakkında kısa bilgiler

    Atatürk'ün yazdığı kitaplar hakkında kısa bilgiler

    YAZDIĞI KİTAPLAR


    Mustafa Kemal Atatürk yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Yazdıkları gerek güncelliği gerekse yol göstericiliği açısından bu gün dahi tartışmasız greçekleri içermektedir. O'nun günümüzde hala geçerliliğini koruması ileri görüşlülüğünün ve akılcılığının göstergelerinden biridir. Mustafa Kemal özellikle II. Meşrutiyet'in (23 Temmuz 1908) ilanından sonra tüm dikkat ve çalışmasını askerlik üzerine yoğunlaştırılmıştır. Omesleki bilgileri artıracak yayınların yapılmasını gerkli görüyordu. Bu amaçla mesleğinin ilkn yıllarından itibaren askerlikle ilgili birikimlerini aşağıda isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmıştır.
    a) Takımın Muharebe Talimi b) Cumalı Ordugahı c) Tabiye Tatbikat ve Seyahati d) Bölüğün Muharebe Talimi e) Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (Subay ve Komutan ile Konuşmalar) f) Tabiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
    NUTUK
    Yurdumuzun parçalanıp işgal edildiği günlerden başlayarak Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı'nı Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk siyasi ve milli tarihimizin birinci elden değerli bir kaynak eseridir.
    Atatürk'ün kendi kaleminden çıkan bu eser yine Atatürk tarafından Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan İkinci Kurultayı'nda 365 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.
    Nutuk yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır.
    Nutuk milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip kenetlendirerek milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.
    Nutuk ilk defa 1927 yılında biri asıl metin diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra bu ilk metnin okunması güçleştiğinden 1934 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.
    BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ
    "Bölük Muharebe Eğitimi" olarak yayınlanan eser meskun yerlerde muharebe savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi savunma mevziinin seçimi savunma mevziinin hazırlanması ateş sahalarının temizlenmesi ateş taksimi ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir. Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen ilerleme ateş üstünlüğü ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır.
    Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe'ye çevrilmiştir.
    CUMALI ORDUGAHI
    Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde Köprülü - İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa'nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal "Cumalı Ordugahı" adlı eserini yazmış; süvari bölük alay tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır.
    Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür. 12 Eylül 1909'da tamamladığı bu eseri Selanik'te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.
    TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ
    Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann'ın "Seferber Mevcudunda Takım Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri" adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup Selanik'te 3.Ordu Karargahı'nda görevli Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca'dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır.
    Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın değişik hava şartları ve çeşitli arazide basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır.
    Mustafa Kemal Paşa subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın önemini vurgulayan bu eserini 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır.
    TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ
    Bu eserinde bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında kişisel cesaret başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir.
    Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir

    GEOMETRİ
    Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.
    SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR
    "Subay ve Komutan ile Konuşmalar" Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser Atatürk 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada Nuri conker'in "Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)" adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.
    Genç subayın içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız.
    Atatürk bir subayın taşıması gereken özveri ölümü göze alma emri altındakileri sevk ve idare edebilme taarruz ruhu insiyatif özellikleri hakkında Nuri Conker'in görüşlerine katılmış ve kendi düşüncelerini de çeşitli örneklerle destekleyerek açıklamıştır.
    Bunların yanı sıra Türk kadınının aslında toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken suskunluğu seçtiğini bütün açıklığıyla ortaya koymaktan kendini alamamıştır. Türk ulusu hakkında ise "kuşkusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen şekle girmeye elverişlidir. Fakat kendi kendisine olmak koşuluyla."dedikten sonra dışardan ulusumuzun karakterine yapılmak istenen etkilerin amacına ulaşamayacağını vurgulamıştır.
    Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelliğine eserinde geniş bir bölüm ayıran Atatürk kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanlı ordusunu kıyaslamıştır. Özellikle Trablusgarp Savaşı'nda edindiği deneyimler ile kendiliğinden hareket ve iş görme özelliğinin olması gereken sınırını göstermiştir.
    Atatürk eserin son bölümünde Kuzey Afrika'da birlikte çarpıştığı korkusuz ve yiğit silah arkadaşlarını anmış ve onları "yüksek askerlik niteliklerine" sahip insanlar olarak tanımlamıştır. Bu davranışı O'nun diğer bütün üstünlüklerinin yanı sıra insancıl yönünede tanıklık eder.


    Hemen Paylaş!


 

 
Künye Uyarı
Powered by vBulletin® Version 4.1.12
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.
Extra Tabs by vBulletin Hispano
Sanal Dünyanın Gerçek Ailesi
Copyright ©2007-2015 Forumuz.Net

Sosyal paylaşım platformu olan Forumuz.Net sitemizde, kullanıcılar, 5651 sayılı kanunun ilgili maddesine ve TCK'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı kaynaklı herhangi bir durumdan Forumuz.Net sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimleriniz/sorunlarınız/istekleriniz ve şikayetleriniz için İLETİŞİM panelinden bizlere ulaşabilirsiniz, Forumuz.Net yönetimi en geç "3" iş günü içerisinde dönüş yapacaktır. Platformumuz; kişilik ve telif hakları korunumu, illegal paylaşım ve korsanla mücadele konusunda yetkililere yardımcı olmayı ilke edinmiştir.


sohbet