A
Abreaksiyon
Çok kere zihinsel baskı mekanizmaları dolayısıyla bilinç dışına itilen olayların bilinç yüzeyine çıkarılması işlemidir. Abreaksiyonunutulan anı ve yaşantıların hatırlanmasını sağlayan zihinsel yönünün yanı sıra
bilinç dışına itilmiş olayların uygun bir emosyonel ifade ve boşalma ile yeni baştan yaşanması anlamına gelir. Abreaksiyonun sonucuna varmak için kullanılan yöntem ise katarsistir. Abreaksiyon
formel ve analitik oryantasyonlu psikoterapi sırasında oluşabilir ve hasta önceden bastırılan emosyonları ile mevcut semptomlar arasındaki ilişkiyi bu sayede kavrayabilir.
Abstinans Semptomları
(uyuşturucu maddenin bırakılması halinde ortaya çıkan semptomlar) bu terimuyuşturucu madde alışkanlığı olanlarda maddenin kesilmesi ile birlikte ortaya çıkan sendrom için kullanılır. Bu sendrom
afyonlu madde alışkanlığı
barbitürat Ve alkol Alışkanlığı gibi durumlarda beliren fizik alışkanlıklarla ilgili spesifik klinik özellikler taşır. Fizik alışkanlık ile ilgili olan psişik semptomlar bütün uyuşturucu madde alışkanlıklarında kendilerini gösterirler ve karakteristikleri genellikle sübjektif üzüntü ve bir şeye özlemdir. Tedavi
ya uyuşturucu maddenin devamı veya yerine hasta tarafından benimsenebilecek başka bir maddenin uygulanması
ya da trankilizan kullanımı ile olur.
Abulia
Abuliairadesizlik anlamına gelir. Özellikle hipobuli gibi daha az tanınan bir biçimde kendini gösteren bir ruh hastalığıdır. Kişi karar verme ve kararlı davranma yeteneklerini kaybeder. Birçok nevrozlarda rastlanan ortak bir şikâyettir.
Acting Out (Çocuksu Davranış)
Tedavi sırasındagelişmenin ilk safhalarına ait davranışların tekrarlanması. Meselâ
çocukluğa ait bazı komplekslerin yeniden harekete geçirilmesi sonucunda tahripkâr davranış
saldırganlık
kaçma
vs. gibi tepkiler. Bazı kişiler diğerlerine oranla çocuksu davranışa daha yatkın olurlar ve psikolojik bir gerginliği gidermek için meselâ anksieteyi gidermek gibi günlük hayatta belirli bazı davranış biçimlerine sığınırlar. Psikiyatristlerin birçoğu bu terimi; endişe ve rahatsızlık verici davranışlar gösteren hastalarını tanımlamak için kullanırlar.
Addison Hastalığı
Addison hastalığındakoma öncesi veya sonrasında delirium semptomları belirebilir. Bunun dışında
tedavi görmemiş Addison hastalarının birçoğunda belirgin ruhsal bozukluklara rastlanır. Karakteristikleri depresyon veya apatidir. Oysa
bazan da hasta kendisini iyi hisseder. Yakın geçmişle ilgili hafıza bozukluklarına ise sık rastlanır. Uygun bir yer değiştirme (replacement) tedavisiyle
bütün psikiyatrik semptomlar iyileşme göstermektedir.
Adenerjik
Uçlarından sinaptik iletici madde olarak noradrenalin salgılayan sinir lifleri için kullanılan bir terimdir. Bunlar çoğunlukla sempatik sinir sistemine ait liflerdir. Bununla birliktesantral sinir sistemindeki birtakım sinapsların da adrenerjik olduğuna dair deliller vardır. Bu
özellikle
bazı orta beyin merkezleri için doğrudur. Genellikle
adrenerjik lifler
vücudun ergotrofik reaksiyonlarıyla
yani aktivite ve stress'le ilgili liflerdir.
Adolesans
Buluğ çağının başlangıcından tam cinsel olgunluğa erişinceye kadar geçen dönem.
Aerofaji
Çoğu zaman yutkunamama (disfaji) ve bazan da kusmayla birlikte olan hava yutmagenellikle bir histeri (yani konversiyon) semptomu sayılmaktadır. Bazan da sekonder bir amaçla
yani hasta taklidi yapma maksadıyla başvurulan bilinçli bir alışkanlıktır. Büyük miktarda hava yutan bazı hastalarda şiddetli anormal şişkinlik olur. Semptomatik düzeyde etkin olabilecek hiçbir tedavi yoktur. Semptomun altında yatan durumun tedavisi
psikoterapi veya bir şartlama tedavisi gerektirebilir. Bazı aerofaji hastalarında
temelinde depressif hastalıklar olan histerik fenomenler tezahür etmektedir.
Afazi
Sözlük anlamı «konuşamama» olan afazi terimi; konuşmayazma veya el kol hareketleri gibi her türlü komünikasyonda
ifade ve anlama yeteneğinin kaybı veya kısmen kaybı anlamında kullanılmaktadır. Efektör veya reseptör nöron yollarındaki bir bozukluktan ötürü olmayıp
merkezi kavram veya konstrüksiyon güçlüklerinden ötürü olur. Spontan veya açıklayıcı konuşmalar; uygunsuz
tutarsız ve hastanın öğrenimiyle sosyal temeli bakımından gramer yanlışlıkları ile dolu olduğu zaman bu durumdan şüphe edilmelidir.
Afoni
Organik lezyon veya histerik reaksiyona bağlı konuşamama.
Agnosia
tanıma yetersizliğiinsanların yüzlerini tanıma yetersizliğine «prosopagnosia» denir ve çoğunlukla paranoid bir tezahürle birlikte mevcuttur: aynaların arkalarında yabancı insanlar görüldüğü için
üzerleri örtülür
işitme yetersizliği (oditer agnosia)
dominan lobus terminalis'deki lezyonlardan ötürü bilinen sesleri
meselâ para şıkırtısını
su şırıltısını tanıyamamadır. Dokunmayla tamına yetersizliği (tactiie agnosia)
yüzeysel ve derin duyarlık bozuk olmamasına rağmen
objeleri tanıyamamadır ve lobus parietalis'deki bir lezyonu belirtir. Eğer duyuda bir bozukluk varsa
tanıma yetersizliğine astereognosis denir. Agnosia çoğunlukla vaskülar lezyonlardan ötürü ortaya çıkar ve genellikle karmaşıktır. Beyinde derin yaralar sonucu olan «tam yetersizlik» durumları da vardır.
Agorafobi
Özellikle yalnız başına dışarı çıkmak korkusu olarak nitelenen ruhsal çöküntü ve güçsüzlük yaratıcınispeten çok rastlanan bir bozukluktur. Agorafobi genellikle buluğ çağında ve en çok 15-35 yaşları arasında başlayıp
erkeklerden çok
kadınlarda belirir. Bilinen bir tek basit nedeni yoktur. Çocukluktaki travmatik olaylardan ziyade
stress yaratan olaylar ve nörotik kişiliğin etken olması ihtimali yüksektir.
Agyria (Gyrus yokluğu-Lissansefali)
Bir gelişme bozukluğudur. Genetik olabilirfakat bu konuda kesin bir dayanak yoktur. Beyinde hiç kıvrım (konvolüsyon) olmaz ve bunun sonucunda şiddetli akıl bozuklukları ortaya çıkar.
Ajitasyon
Bu çoğu zaman relaksasyon veya konsantrasyon yoksunluğu ile beliren ve sübjektif kuruntulardan ötürü ortaya çıkan bir huzursuzluk durumudur. Aslındahuzursuzluğun mutlaka belirmesi gerekmez. Süjenin davranışı tekrarlamalı ve amaçsızdır; amaçlı görünse bile hiçbir amaca ulaşamaz.
Akathisia
Sözlük anlamı «oturamamak» olan «akathisia» en ansefalit epidemisindeaslında vücutça hareketsiz olan parkinsonizm hastalarındaki hafif huzursuzlukları
kımıldanmaları ve kalkıp yeniden oturma eğilimi ifade eder.
Akçaağaç Balı İdrar Hastalığı
Bu hastalık doğuştan mevcut bir metabolizma bozukluğudur. Lösinizolösin ve valin gibi aminoasitler idrarla birlikte itrah olduğu için idrarın akçaağaç balı kokusunu andıran karakteristik bir kokusu vardır. Birçok vakada
semptomlar neonatal dönemde gelişememe
beslenme güçlükleri ve genellikle spastik paralize
konvülsiyonlara
erken ölüme yol açan hızla ilerleyici bir nörolojik yıkını biçiminde belirir. Bazı hastalar yaşarlar
ama şiddetli akıl geriliği gösterirler. Yan zincirli aminoasitler bakımından düşük bir dietle erken tedavinin başarılı olduğu ileri sürülmüştür. Bu durum
otosomal resessif tipte bir kalıtım biçimidir.
B
Babcock Cetveli
Zekâ gerilemeleri Babcock-Levy testiyle belirlenerek sonuçlar Babcock cetvelinde gösterilir.
Barbitüratlar
Barbitüratlar genel depresanlardırfakat santral sinir sistemi bunların etkisine karşı
öbür dokulara kıyasla
daha duyarlıdır. Santral depresan etkiler bileşiğe
dozuna
uygulama yoluna ve o sırada sinir sisteminin eksitabilite derecesine göre
hafif sedasyondan komaya kadar değişir. Önce neokorteks etkilenir; disinhibisyon ve öfori etkileri
alkol kullanımı sonunda görülen etkilere çok benzer; barbitüratların «hafif» uyuşturucu maddeler olarak kullanılması bu yüzdendir.
Barbitüratlar klinik bakımdan hipnotik olarak kullanılır. Uykusuzluk başlangıçlarında genellikle kısa süre etkili bileşikleringeceleri rahatsızlık veren uyku ye sabah erken uyanma durumlarında da daha uzun süreli bileşiklerin verilmesine rağmen
bazı araştırmacılar etki süresini uzatmak için dozu arttırmanın daha iyi bir yol olduğunu ileri sürmektedirler.
Psikiyatride barbitüratlar etkin anksiolitik ilaçlardır ve geçmişte bu amaçla yaygın olarak kullanılmışlardır. Son onbeş yıl içinde benzodiazepin bileşiklerininbazı belirgin avantajları dolayısıyla
anksietenin tedavisinde barbitüratların yerini aldığı görülmüştür. Yine de
anksietenin giderilmesinde barbitüratların sınırlı fakat yararlı bir fonksiyonları vardır.
Psikotik veya nörotik hastalıkta akut ve şiddetli davranış bozuklukları derhal kimyasal bir frenleyicinin uygulanmasını gerektirebilir. Oral veya parenteral barbitüratlar bir trankilizanın yerine veya trankilizan terapisini destekleme amacıyla kullanılabilecek yararlı bileşiklerdir. Barbitüratların disinhibisyon etkilerinarkoanalitik tekniklerde teşhis için kullanılmaktadır
![]()
Fenobarbiton bu grubun uzun süreli etki gösteren bir bileşiğidir. Öbür bileşiklerden farkıhafif bir ruhsal depresyon yaratma özelliğidir; bu yüzden psikiyatride pek rağbet görmemiştir. Oysa antikonvülsan olarak uzun bir zamandan beri yarar sağlamaktadır.
Normal dozlarda kullanıldığı zamanbarbitüratların yan etkileri çok sık görülmez. En çok rastlanan şikâyet
ertesi sabah duyulan ve sarhoşluk sonrasını andıran hafif bir rahatsızlık ve sıkıntı duygusudur. Hipersansitivite reaksiyonları pek görülmez; bunlar çoğu zaman lekeli kabartı ve ürtiker biçiminde belirir. Yatkın hastalarda akut porfiria'ya (kanda porfirin mevcudiyeti) ender olarak rastlanır.
Barbitüratlara tolerans hemen başlar ve aynı etkinin sağlanması için doz gittikçe artar. Alkol gibi diğer depresanlara karşı bir çapraz toleransa rastlanmamıştır. Barbitüratların hafif dozda sürekli kullanılmaları kolayca alışkanlığa yol açabilir. Bu özellikle kronik anksietesi bulunan hastalar için sözkonusudur. Barbitürat kullananların bunu bırakmaları halinde şiddetli anksietetitreme
göz seğirmesi
baş dönmesi
bulantı
kusma ve kilo kaybı görülür; bu arada ihtilâçlara ve delirium durumlarına da rastlanılabilir.
Uzun süreli yüksek dozaj sonucundaalışkanlığın yanısıra
sürekli entoksikasyon ve kişilik sorunları da ortaya çıkabilir; duygularda (affekt) kararsızlık
sinirli ve kavgacı bir tutum
konsantrasyon ve hafıza bozuklukları ile yanlış kararlar halinde beliren akıl fonksiyonu bozuklukları görülür. Motor koordinasyon bozuklukları ataksiye
dizartriye ve nistagmusa yol açar.
İntihar girişimi amacıyla aşırı barbitürat dozları alınması üzüntü verecek derecede olağan hale gelmiştir; bu bakımdan depresyon hastaları için özellikle yüksek olan tehlike derecesi her zaman göz önünde tutulmalıdır. Aşırı barbitürat dozu alınan durumların bir kısmının rastlantı olduğu ve barbitürat otomatizmiyani şaşırarak istemeden tekrar normal dozda barbitürat almaktan ötürü meydana geldiği ileri sürülmektedir.
Basit Şizofreni
Şizofreninin bir altgrubu olan bu bozukluk en az tanımlanmış ve en güç teşhis edilen vak'alardan biridir. Başlıca özellikleri sinsi bir başlangıç göstermesi ve açık klinik semptomlar bulunmamasıdır. İleri adolesans dönemindetuhaf davranışlar
sorumlulukları ihmal
toplumsal ilişkilerde zayıflama
mantıksız davranışlar ve toleranssızlıkla belirir. Klinik muayenede
daha önceki toplumsal yetersizliklere kolay açıdan bakma dışında
çok az anormallikler görünebilir. Oysa
hastanın yakınları onda umursamaz bir kayıtsızlık veya sürekli yakınmalara
eskiden gösterdiği sevgi yerine kavgacı bir despotluğun farkına varırlar. Toplum koşullarına ve akrabaların göstereceği destek derecesine göre
hasta alkolizm ya da fuhuş gibi tuhaf davranışlara veya toplumsal bir düşüşe sürüklenebilir. Basit şizofreni hastalarından çoğunluğunun psikiyatrik hastahanelere alınmayıp basit suçlular
serseriler ve diğer toplumsal uyumsuzlar sınıflarında yer aldıklarına inanılmaktadır.
Baş Ağrısı
Lokal organik lezyonlar (ya da fonksiyon bozuklukları) nedeniyle olan baş ağrılarını sistemik hastalıktan ileri gelen baş ağrılarından ayırdetmek gerekir. Ayrıcabu iki tür başağrısı
psikolojik faktörlerden ileri gelen veya bu faktörlerle ilgili baş ağrılarından da ayırdedilmelidir. Birçok vakada
lokal fizik ve psikolojik faktörler arasında bir bağlantı bulunur. Lokal organik lezyonlar arasında serebral tümör
subdural hematoma
temporal arterit
sinüzit
vazomotor rinit ve migren vardır. Baş ağrısının sistemik nedenleri arasında ise hipertansiyon
böbrek yetersizliği
amfizem
göz yorgunluğu (refraktif hatalar nedeniyle) ve konstipasyon vardır. Klinik tababette en sık görülen vakalar muhtemelen gerilim baş ağrılarıdır. Ağrı genellikle frontal
bazan oksipitaldir
bazan da kranyuma kadar yayılır. Sorumlu mekanizmanın oksipito-frontalis kasındaki bir spazm olduğu ileri sürülmüştür. Baş ağrısı çekenlerin fazla anksiete göstermedikleri söylenmektedir
baş ağrısı bir çeşit boşalma semptomu görevini görür. Ortamsal stress ve yorgunluk
presipitan faktörlerdir. Gerilim baş ağrısının ayırıcı teşhislerinden biri migrendir. Depressif hastalıklı kişiler baş ağrısından
daha doğrusu kafatasında anormal ve nahoş duygulardan şikâyet etmektedirler. Bazı hastalar bunu kafalarının tepesinde bir basınç duygusu olarak
bazıları ise kafalarına sıkı bir şerit sarılıymış gibi bir duygu olarak tanımlamaktadırlar. Kronik hipokondria hastalarından bazıları baş ağrılarından yakınırlar
ama bu genellikle başta tuhaf duygulardan ibarettir. Bu tanım bazan elektrik
bazan da fizyolojik terimlerle dile getirilir
yani hasta «beyninden kan dalgaları aktığından» söz eder.
Fizik tipteki baş ağrısının tedavisi öncelikle temelindeki bozukluğun tedavisidir; yine desemptomatik tedavi de endike olabilir. Gerilim baş ağrıları çoğunlukla medazepam gibi trankilizanlarla giderilir. Oysa
aynı zamanda
psikiyatrik tedavi kapsamına da
kişiliğin ve ortamsal stresslerin değerlendirilmesi ve semptomlar başgöstermeden önce sitüasyonel baskıların daha iyi çözümlenmesini ve daha etkin bir deşarjın sağlanmasını amaçlayan bir psikoterapi girmektedir. Tamamen psikiyatrik olan sendromlar (yani
depresyon ve hipokondria)
temeldeki duruma yeterli bir tedavi uygulanmasını gerektirir (elektrokonvülsif terapi
farmakoterapi
vs.).
Belle indifference
Histerik konversiyon semptomları gösteren hastalardaki uygun emosyonel ifade eksikliği anlamına gelir. Böyle bir hasta aksaklığındanmeselâ paralize bacağından
şikâyet ederken aynı zamanda da buna karşı donuk ve kayıtsız bir emosyonel tepki gösterir; hattâ başka konularla ilgili şakalar yapıp gülebilir. Endişe verici bir semptom sayılabilecek bu durumu hiç düşünmediği
ilgi bile duymadığı bellidir.
Belle indifferenceşizofrenide görülebilen duygusal (affektif) donuklaşma veya tutarsızlıktan farklıdır. Doktorun teşhisine
şizofrenide görülen diğer özellikler ışık tutar.
Bestialite (hayvanlarla cinsel ilişki)
Cinsel uyarım amacıyla bir hayvanın kullanılmasıbir inek veya kısrakla vaginal yahut anal koit (zoerasti)
bir köpekle fellasyo
ya da hayvanın mastürbasyonu biçiminde olur. En çok adolesans döneminde
toplumdan uzak kalan çiftlik işçilerinde veya kişinin sevdiği süs hayvanlarıyla ilgili olarak rastlanır
kinsey adolesan çiftlik işçilerinden %17'sinin mutlaka bir hayvanla orgazma geçmiş olduğunu
oysa toplam nüfusa göre bu oranın ancak %6 olduğunu tahmin etmiştir. Bazı psikopatik
anormal hastalarda
zulüm eylemleri orgazmı stimüle edebilir (bestoseksüel sadizm). Tedavi
grup psikoterapisi ve ortamsal faktörlerin ele alınması yoluyla daha geniş bir toplumsal uyumun sağlanmasıdır.
Beyin Bölünmesi
Ender olarak«intractable» epilepsinin giderilmesi için korpus kallosum
hippokampus komissürü
anterior komissür ve talamusdaki massa intermedia ameliyatla alınır. Bu ameliyat iki serebral hemisferi fonksiyonel olarak ayırır ve etkileri akademik bakımdan ilginçtir. Kişilik
mizaç ve zekâ hasara uğramaz ve hasta normal koşullar altında her iki hemisferin de serbest fonksiyon göstermesi durumunda normal davranış gösterir. Oysa
bazı özel durumlar bir hemisferin öbürünün aldığı stimulusları bilmesini önlediği zaman
belirgin yetersizlikler ortaya çıkar. Böylece bir hasta sol eliyle
sol bacağında stimüle edilen bir noktayı gösterebilir
ama bunu ne sözle
ne de sağ eliyle gösteremez. Konuşma
hesaplama
görme
emosyon
bilinçlilik ve irade üzerinde
değişik şartlar ve yaşlarda
yapılan benzer deneyler
beyin fonksiyonuyla ilgili önemli bir bilgi sağlayabilir.
Beyin Skanı
Klormerodrin merkür 197 veya 203sodium perteknetat tc99 ve indium 113m gibi birtakım bileşiklerin intravenöz zerkiyle kan damarlarında bir anormallik olup olmadığı belirlenir. Bu radyoaktif bileşikler kısa ömürlüdür ve bir sodyum iodit (TI) kristalli çizgisel skanner kullanılarak beyinde taranır. Non-merkür bileşikleri
%70-80 kesinlikle
meninjiomalar gibi vaskülarize tümörlerin teşhisinde yardımcı olmalarının yanısıra
serebro-vasküler anormalliklerin ve dura altı hematomalarının gözükmesini de sağlarlar. Cıva bileşikleri sinir hücresine girebilir ve neoplazilerde tutulma artar. Ayrıca
ventrikülleri ve subaraknoid boşluğu gözlemlemek için intratrakeal yoldan teknetium serum albumen verilir.
Beyin Tümörü
Beyin tümörleri özellikle parazitik olan enfeksiyonlardan oluşabilir (sistikerkushidatid). Primer olarak ise bronchus'da
fakat muhtemelen göğüs
mide
prostat
pankreas veya böbrekte görülür.
Tümörler beyni örten kısımda (meninjioma)beyin dokusunda (glioma)
ventriküllerin içinde (üçüncü ventrikülde kolloid kist)
kan damarlarında (anjioma)
hipofiz bezinde veya kafatasının içindeki kranyal sinirlerde (oditer nöroma) oluşabilir. Çocukluk döneminde en çok rastlanan tümör habis serebellar medulla blastoma'dır. Oysa yetişkinlerde en az
daha yavaş büyüyen astrositoma kadar
infiltratif glioblastomaya da rastlanmaktadır. Bunlardan sonra da meninjiomalar ve oditer nöromalar gelir.Anjiomalar ender görülür. Kafatası iç basıncının artmasından ötürü olan semptom ve belirtiler arasında başağrısı (paroksizmal
«bıktırıcı»
«zonklayıcı» veya «çatlayıcı»)
kusma
papillodem
jeneralize konvülsiyonlar ve altıncı sinir felci vardır. Iritasyon veya nekrozdan ötürü olan lokal belirtiler arasında ise fokal epilepsi (Jackson yeya lobus temporalis nöbetleri)
diğer kafatası sinir felçleri
piramidal belirtiler
afazi
görme bozuklukları ve diğer duyu kayıpları vardır. Zihinsel değişimler; depresyon
anksiete
sinirlilik ve paranoid yanılgılardır. Yavaş büyüyen tümörlerde hallüsinasyonlara ve uzun süreli «fonksiyonel» görüntülere (depressif ve paranoid) rastlanır.
Sonunda apatiemosyonel uysallık
oryantasyon bozukluğu ve zekâ geriliği ile birlikte daha tipik bir organik tablo gelişir. Kafatası röntgeni (kemik aşınması
kireçlenmesi)
ventrikülografi (deforme veya yanlış yerlerdeki ventriküller)
serebral anjiografi (damarların yerleri
kan damarı tümörlerinin görülmesi)
elektroansefalografi (fokal yavaş dalgalar)
ekoansefalografi (ortadaki yapılarda kayma) ve beyin skanı (tümör dokusunda differansiyel tutulma) yardımıyla teşhis sağlanır.
Lomber ponksiyonkafatası iç basıncını ve serebro-spinal sıvıdaki proteinin artıp artmadığını gösterebilir
fakat ancak nöroşirürjik kolaylıkların sağlandığı yerlerde uygulanabilir. Özellikle meninjioma ve oditer nöromada iyileşme sağlayan tedavi yolu ameliyattır. Radyoterapinin rolü ancak palyatiftir.
Beyin Yıkama
Beyin yıkama teriminin kapsadığı birçok tekniğebazı ülkelerde rejime karşı çıkanların fikirlerini değiştirmek amacıyla başvurulmaktadır. Bunlar arasında endoktrinasyon
tekrarlı telkin
bir korku ve dehşet ortamı içinde zihinsel ve fiziksel yorgunluk yaratılması gibi teknikler vardır. Teknikleri uygulayanların amaçları
bir mahkemeye veya dünyaya karşı
tutukluya doğru yahut yanlış itiraflar imzalatmak ve tutukluyu o günkü rejime uymamakla ne korkunç bir suç işlediğine inandırmaktır. Beyin yıkamaya karşı gösterilen direnç
tutuklunun itidaline
ülkesi yahut Tanrısına inancına
fizik sağlığına ve sorgu yöntemlerine karşı daha önceden gördüğü eğitime bağlıdır.
Bielschowsky-Jansky Hastalığı
İleri çocukluk yaşlarında görülen bir çeşit amorotik kalıtsal zekâ geriliği
Bilinç bulanıklığı durumları (twilight states)
Çeşitli nedenlerden ötürü olan kısmi bilinçsizlik durumlarıdır. Bilinçlilik sınırlanıranlama yeteneği körelir ve anormal davranış ya anormal akıl fenomenleriyle birlikte görülür
ya da bu fenomenleri yansıtır. Bir nöbet yahut nöbetler serisinden sonra bir saat kadar sürebilen bu durumlar
normal fonksiyona yalnızca kısmi bir dönüş olarak kabul edilebilir. Hughlings Jackson terminolojisine göre
bazı nöbetler de aynı şekilde
bilincin en yüksek düzeyine müdahale etmektedir. Böylece
ilaç entoksikasyonu (özellikle kannabis ve kokain) histerik disosiyasyon durumları (özellikle hafif serebral travmaların harekete geçirdiği durumlar) da aynı etkiyi gösterebilir. Fizik ve akıl performansın da yavaşlama
irritabilite ve fevri davranışlar
hallüsinasyonlar ve paranoid fikirlere rastlanabilir. Bunların diğer bilinçsizlik durumlarından farkı
nispeten kısa sürmeleridir.
Bilinçlenme Tedavisi
Operant şartlama ilkelerine dayanan bir davranış terapisidir. Hastaya sistematik olarak korktuğu şeyi yapması söylenirbunu başardığı zaman terapistten övgüyle ödüllenir
başaramadığı zaman ise hiçbir karşılık görmez. Biçimleme tedavisinin model tedavisinden farkı
hastanın korktuğu eylemi terapistin kendisinin yaparak ona bir örnek olmamasıdır. Model tedavisi gibi
biçimleme tedavisi de fobik ve obsessif semptomlarda anlamlı bir yarar sağlayarak
şizofreniye ve çocukluk dönemindeki otizme sekonder olan davranış bozukluklarında yardımcı olabilir.
Bilinç Bulutlanması
Bilinçdış ortamla tam bir temas ve dış ortamı kavrayarak organizmanın maksimum kapasitesiyle kullanma anlamına gelen bir «farkında olma» durumudur. Dolayısıyla
bilinç bulutlanması da bu bakımlardan daha düşük düzeyde olan herhangi bir bilinç durumudur. Uykuyla uyanıklık arasındaki durumlarda
bulutlanma fizyolojik olabilir. Beynin normal fonksiyonlarını etkileyen durumlarda ise
bulutlanma patolojik olabilir.Metabolizma bozuklukları
toksik durumlar
aktivasyon merkezlerinin bulunduğu hipotalamus bölgesinde yapısal hasar veya kortikal aktiviteyi bozan durumlar.
Bilinç bulutlanmasıklinik açıdan psikofizyolojik ve elektroansefalografik (EEG) yöntemlerle saptanır. Davranış bakımından da
aşırı uyku haliyle birlikte görülebilen apati veya kayıtsızlık durumu biçiminde belirir; fakat heyecan çok kere
delirium tremens'deki kadar belirgindir. Hafıza kayıt fonksiyonundaki periodik bozukluklar
yarı hafıza kaybı olarak belirir. Olayların sıralarının karıştırılması
zaman kavramıyla ilgili bozukluklar ise dikkat kaybı belirtileridir. «yedi serisi testi» kullanılarak konsantrasyon denenir; bu testte hastaya yüz sayısından yedi sayısını çıkarması
kalan sayıdan yine yediyi çıkarması
vs. Söylenir. Son olarak
bulutlanma zekâ fonksiyonuna müdahale edebilir ve sonucunda değişken bir entellektüel performans kaybı görülür. Ya basit bir stimulus-tepki testi
ya da seçilen tepkiyi belirtici bir test şeklindeki reaksiyon süresi testleriyle uyanıklık ölçülür. Bu testler bazan EEG ile birlikte uygulanır ve performans yavaşlamaları
yahut yapılan yanlışlar elektroansefalogramda yavaşlama ve anomali olarak gözükür.
Uykudan önceki bulutlanma durumlarında görülen hallüsinasyonlara hipnagojik hallüsinasyonlar denir ve bunların fazla bir klinik önemi yoktur. Göz önünde bulundurulması gereken patolojik durumlar üremidiabet
hipoglisemi
petit mal epilepsi
post-iktal durumlar
epileptik otomatizm veya füg durumları; barbitürat ve alkol entoksikasyon ve abstinansı; encephalitis lethargica
narkolepsi
üçüncü ventrikül hematoması ve kafatası iç basıncının artmasına yol açan birçok nedenlerdir.
Bilinçsiz Yanlış Hatırlama
Geçmiş yaşantılarıhalihazırdaki emosyonel ihtiyaçlara cevap verebilecek biçimde
bilinçsiz olarak değiştirmek yahut yanlış hatırlamaktır.
Binet Simon testi
Binet ve Simon tarafından hazırlanan ilk zekâ testleridir. Gitgide zorlaşan otuz testi kapsar. Bu teste verilen cevaplara göre çocuğun zekâ derecesini gösteren bir cetvel hazırlanmıştır. Stanford-Binet testi ise bunun sonradan geliştirilen bir biçimidir ve ABD 'de yaygın olarak kullanılmaktadır.





LinkBack URL
About LinkBacks



unutulan anı ve yaşantıların hatırlanmasını sağlayan zihinsel yönünün yanı sıra



Alıntı ile Cevapla
Çocuğun merdivenden düşmesi gibi tehlikelere karşı alınacak akıllıca önlemler dışında








teşekkürler


Bookmarks