C-Ç
Çağrışım (association) Bozuklukları
Fikirlersözcükler
yaşantılar veya stimuluslar ve tepkilerin aralarındaki ilişkilere çağrışım (association) denilmektedir. Böylece kişinin yaşantısında bu unsurlardan biriyle karşılaşmasını
ilişkili bir yaşantının çağrışımı izler. Bu çağrışımlar kişinin önceki yaşantısından ötürü meydana gelir ve birkaç kesin ilkeye göre oluşurlar. Bu ilkeler arasında en önemlileri yakınlık ve benzerlik «kanunlarıdır». Bu yollardan kurulan çağrışımlar birtakım öğrenim türlerinde
özellikle sözlü öğrenimde
hafıza ve düşünmede belirgindir. Sözlü çağrışımlar
sözcük çağrışım testleriyle incelenir; süjeye belli sözcüklere «aklına ilk gelen sözcükle» cevap vermesi söylenir. Benzer tipteki zincirleme çağrışım yöntemi psikanalitik. Tekniklerde belirgin bir yer almaktadır. Düşünce bozukluğu gösteren birçok şizofrenik hastada
çağrışım proçesi bozuklukları açıkça görülür. Bleuler bu durumun şizofrenide bir temel oluşturduğunu ileri sürmüş ve karakteristik belirsiz ve yersiz konuşmaya yol açan bir çağrışım «bölünmesi» ve «yersizliğinden» söz etmiştir. Bu gibi şizofreniklerde görülen kontrolsuz çağrışımlar
benzerliğe dayanarak oluşur; kafiyeli ve ses benzerliği bulunan sözcüklerin «çınlama» çağrışımları biçiminde konuşmalarında yansır.
Capgras Sendromu
Yanlış tanımayla ilgili bir yanılgı sendromudur. Çoğunlukla paranoid şizofreniklerde görülürfakat diğer kronik paranoid psikoz hastalarında da mevcut olabilir. Hasta
çevresindeki insanların (yani hastahane personeli veya diğer hastaların) aslında kendi akrabaları veya dostları olduğunu ileri sürer. Bazı hastalar ise
daha ender olarak
hastahane koğuşundakilerin tanınmamak için görünümlerini değiştirdiklerini veya hasta «rolü oynamak» üzere oraya yerleştirilmiş akrabaları olduklarını ileri sürerler. Hasta
çevresindeki insanları böyle yanlış kimliklerle tanıma tema'sı üzerine
çeşit çeşit yanılgılar kurar. Tedavi (fenotiazinler
butirofenonlar
vs.) ve prognoz
bu yanılgının altındaki temel hastalığın tedavisi ve prognozudur.
Çatışma
Freudiyen psikanalitik yaklaşıma göreaklın bilinçdışı bölümü çok önemlidir. Bir içgüdünün
ilk kaynağından
yani id'den (bkz.) ayrılarak ifade aramasının çatışmaya yol açtığı ileri sürülmektedir.Bu içgüdü
birkaç değişik kaynaktan kritik bir incelemeye uğrar; bu kaynaklar
ortamdaki gerçekliğe tekabül eden ego İle süperego'dur (vicdan) . Sonucunda aklın bilinçdışı bölümünde yer alan bir çatışma; baskı
simgeleştirme
vs.gibi birkaç akıl savunma mekanizmasını harekete geçirir. Savunma mekanizmalarının mutlaka patolojik olması gerekmez; aslında
bunların aktivitesi akıl sağlığı için şarttır. Ancak
uygun olmayan savunma mekanizmaları hastalığa ve semptom formasyonuna yol açar; bunlar ise analiz ve hastanın uyumu bakımından daha uygun başka savunma mekanizmalarının kurulmasını gerektirir. Kişilik gelişimi
çatışmaya karşı kullanılan predominan akıl mekanizmalarıyla etkilenir ve yetişkinin kişiliği
çocukken kullandığı bu ilk mekanizmaları silinmez bir damga olarak taşır. Doğuştan gelen biolojik predispozisyon da
kullanılan bu predominan mekanizmalarda ve bireyin ego'sunun güçlülüğünde ve güçsüzlüklerinde rol oynar. Psikanalitik teori
hastanın bu bilinçsiz çatışmaların bilincine vararak bunları çözümleyebilmesi için başlıca yolun psikanalitik tedavi olduğunu varsaymaktadır.Hasta
bu tedaviyle
çatışmalarının bilincine varıp bunları çözümleyerek
akıl bozukluğundan kurtulmaktadır.
Çeteler
Çocuklarda oyun oynama veya suç işleme daha ziyade bireysel biçimde görülürama büluğ çağına doğru topluluk kavramı güçlenir.Bundan sonra
özellikle sosyal olanakların bulunmadığı geniş iskân bölgelerinde daha büyük bir ünite olan çeteler kurulur.Bu gibi bir çetenin yalnızca suç işleme amacı veya yalnızca toplumsal destek ve ortak eylemlerde bulunma amacı gütmesi
hem o bölgedeki toplumsal koşullara
hem de önder(ler)in kişiliğine göre değişir. Belli dönemlerde
bu çeteler o günün modasına uyarlar; örneğin
saçlarını kazıtırlar. Adolesans döneminin sonuna doğru
birçok üye bu çetelerden ayrılma eğilimi gösterir ve çete eylemlerinin yerini flört yahut evlilik alır.
Cezaevi Psikozları
Yalnızca cezaevi ortamında gelişen psikotik bir ruhsal çöküntü durumudur. Klinik tablogenellikle paranoid bir hastalığı andırır; ama depresyon hattâ delirium özelikleri de gösterebilir. Tutukluluk durumunun yarattığı gerilimler ve mahkûm için bunun toplumsal ve kişisel sonuçları
hastalığın biçimini etkiler. Bu psikozlara bazan «temaruz» gözüyle bakılmasına rağmen
cezaevinde gelişen psikotik semptomların dikkatle tedavi edilmesi doğru olur; aksi takdirde delüzyonlarm etkisi altında
beklenmedik bir intihar olayına
yahut bir gardiyana düşüncesizce bir saldırıya yol açabilir. Psikopatlar normal kişilere kıyasla
psikiyatrik hastalığa yakalanmaya daha yatkındırlar. Hekimler bir mahkûmun psikopat olarak damgalanmış olmasının
kendi yargılarını etkilememesine özellikle dikkat etmelidirler.
Cilt Bozuklukları
Anksieteheyecan
utanma yahut öfke gibi emosyonel durumlar
ciltte sararma
terleme veya kızarma gibi değişik reaksiyonlara yol açabilir. Birçok dermatolojik bozukluğun karmaşık bir etyolojisi vardır; allerji ve psikolojik faktörler önemli rol oynar. Stress dönemlerinde
dermatit
ürtiker
vulvalarda veya anüste kaşıntı
yahut akne belirmesi
yada önceden mevcut bir cilt durumunun şiddetlenmesine sık rastlanır. Enfantil ekzemada olduğu gibi
yapısal bir predispozisyon da muhtemeldir
ama daha ziyade bastırılmış düşmanlık yahut cinsel çatışmalar gibi psikopatolojik durumlar sözkonusu olabilir. Bilinçli yahut bilinçsiz dürtüler
kişinin kendi cildine zarar vererek lezyonlar yaratmasına yol açabilir .
Cinayet
Cinayet insidansıtoplumdan topluma değişir. İngiltere'de ve İrlanda'da yılda yaklaşık 160 cinayet işlenmektedir
oysa yalnızca New York'ta yılda yaklaşık 5000 öldürme vakası kaydedilmiştir. İngiltere'de katillerin % 25'i intihar etmektedir. Amerika'da katillerde intihar oranı daha düşüktür. Cinayet nedenleri ise
ülkeler arasında fazla bir farklılık göstermemektedir. Ancak cinayet tiplerinin nisbi frekansları farklıdır — eşlerini aldatan kadınlar
Avrupa ülkelerine kıyasla
bazı Uzak Doğu ülkelerinde daha çok öldürülmektedir. Kıskançlık
cinsel şiddet
öç
çıkar
kendini savunma ve kavga gibi durumların hepsi cinayetle sonuçlanabilir. Karşılaşılan belli birtakım tablolar vardır. Örneğin sık sık kız çocuklar yakın bir akrabaları; orta yaşlı ve evli bir kadın
kıskanç ve depresyonlu eşi; bütün bir aile depressif bir hastalıktan mustarip bir aile büyüğü; bir anne şizofrenik oğlu tarafından öldürülmektedir. Psikopatlar sık sık fahişeleri öldürürler. Öte yandan
gerçekten sadomazohistik bir cinayete ender rastlanır. Hastalık derecesinde bir kıskançlık çok kere cinayete yol açar. Bu sendromu tanıyan bir psikiyatrist
bir cinayetin gerçekleşmesini önleyebilir.
Cinayetle günün belli saatleri ve yılın belli zamanları arasında bir ilişki vardır. Örneğincinayetler çoğunlukla saat 18.00 ile 01.00 arasında işlenmektedir; saat 06.00 ile 08.00 arasındaki bir cinayeti
depresyonlu bir katilin işlemiş olması ihtimali yüksektir. ABD'de
cinayetlerin özellikle hafta sonlarında yahut tatil günlerinde işlendiği ispatlanmıştır.Katillerde
ister akıllı
ister deli olsunlar
fizik bozukluklar ve hastalıklar sık görülür.
Cinsel ArzuAnormal
Cinsel arzuorgazmla tatmin olan episodik cinsel heyecan özlemidir. Cinsel içgüdünün doğrudan doğruya bir belirtisidir ve nüfusta normal bir dağılım gösterir. Oysa bazan anormal cinsel arzu mevcuttur. Cinsel arzuları az olan ya da hiç olmayan (seksüel anhedoni) kimselerde frijidite
yahut empotans mevcuttur. Aşırı cinsel arzu duyan kişiler ise günde iki üç orgazm ile tatmin bulurlar (hiperseksüalite). Satiriasis ve nemfomani de
beyin hasarı
akıl geriliği
ilaç entoksikasyonu yahut psikopatiden ötürü cinsel arzunun patolojik artış biçimleridir.
Cinsel Bozukluklar
Cinsel bozuklukları olan kişilerden muhtemelen yalnızca çok azı yardım için hekime başvururlar. Bunun nedenibirçok homoseksüelde olduğu gibi
hastanın değişmeyi istememesi olabilir; bazan da hasta suçluluk duygusu duyarak
zamanla sorununu kendisi yeneceğini umabilir. Birçok vakada hasta evlidir
iyi bir eş ve babadır
toplumun saygın bir üyesidir ve cinsel sapıklığını gizlice
çok kere stress dönemlerinde (örneğin
karısı gebeyken veya sevgi ve ilgi eksikliği duyduğu zaman) gerçekleştirir. Başka durumlarda da
hasta bütün hayatı boyunca gizli bir arzuyu kontrol etmiştir ve içki veya duygusal bir bozukluk yüzünden
yahut demansa giden bir hastalığın ilk safhalarında kontrolünü kaybedebilir. Cinsel arzularla ilgili aşırı bir davranış yüzünden tutuklanan kişi için psikiyatrik bir muayeneye başvurulması gerekir. Suçun bir akıl bozukluğu durumunda mı
yoksa «sui generis» mi işlendiği konusunda da bir karara varılmalıdır. Birinci durumda
hasta için klinik tedavi gereklidir.
Cinsel sapıklıklarnormal heteroseksüel koitusla sonuçlanamayan «kendi-kendine-tatmin» biçimindeki cinsel davranışlardır. Sınıflandırılmaları şöyledir :
(a) Cinsel obje bakımından sapıklık örneğin homoseksüalitefetişizm ve bestialite
(b) Hedef bakımından sapıklık — örneğin skoptofiliegzibisyonizm Ve transvestizm. Bu bozuklukların etyolojisiyle ilgili bilgi çok sınırlıdır. Psikodinamikaçıdan
normal cinsel olgunlaşma seyrinde.Bir gecikme yahut sapmadan ileri geldikleri düşünülmektedir. Otoriter
çocuğunun üzerine düşen bir anne veya zayıf yahut sert bir baba gibi faktörlerin çocukta kendini aynı cinsiyetteki ebeveynle özdeşleştirememeye
çözümlenemeyen bir oidipus kompleksine ve böylece emosyonel cinsel gelişme eksikliğine yol açtığı ileri sürülmüştür. Öte yandan
hiç değilse bazı homoseksüalite vakalarında
genetik ve antropometrik incelemeler
fizik ve muhtemelen kromozomal bir etyolojiye işaret etmektedir.
Cinsel fonksiyon bozukluklarıcinsel obje ve hedefin normal olduğu
ama hastanın kendisini veya eşini tatmin edemediği empotans
dispareunia ve frijidite gibi durumlardır. Bu bozukluklara ayrı tedaviler uygulanır
ama birçok vakada bu üç bozukluğun ortak yanı
hastanın korkması ve başarısızlığın tekrarlılığı dolayısıyla suçluluk duygusunun
umutsuzluğunun ve anksietesinin artmasıdır. Bu kısır döngü hem bilinçli ve yüzeysel suçluluk duygusu ve anksiete kaynakları
hem de daha derin psikolojik kompleksler için geçerlidir.Pratisyen hekim
her zaman suçluluk duygusu ve anksietenin yüzeysel olduğu hastalarına yardımcı olabilir ve sonradan basit bir davranış terapisi yöntemi uygulayabilir.
Cinsel Sapıklarda Hormon Tedavisi
Bu tedavi biçimini isteyen yahut buna razı olan sapıklar hemen hemen yalnızca cinsel suç işleyenlerözellikle pedofiliaklardır Östrojen uygulanarak erkek hormonunun fonksiyonu dengelenir. Tedavi tabletler
depo enjeksiyon
yahut pellet emplantasyonu biçiminde uygulanır. En olumlusu
pellet emplantasyonudur. Oral uygulama en az olumlu tedavi biçimidir
çünkü uygulanması hastanın iyileşme azmine bağlıdır. Olumsuz etkileri bulantı (çok yüksek dozlarda)
anerji ve kadınlaşma
özellikle memelerde büyümedir. Tedavi
hastanın çok azimli olduğu bir sırada
yakın bir kontrol altında ve hastaya tam bir açıklama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Libido azalır yahut kaybolur
ama yönü değişmez. Tedavi
yakın kontrol altında
birkaç yıl sürdürülmelidir.
Cinsiyet Rolü
Cinsiyet rolübir kişinin erkek çocuk
erkek
kız çocuk veya kadın olarak durumunu tanıtıcı sözleri yahut davranışlarıdır. Bu rolü
genetik yapıdaki Y kromozomunun varlığı yahut yokluğu belirler.
Y kromozomu doğrudan doğruya fetal gonad tipini etkiler. Bu gonadın uterus içindeki hormon salgısıiç ve dış genital organların iki cinsel biçimden birine göre oluşmasından ve beyindeki cinsel tepkiden sorumludur. Normal kişilerde bu cinsel eğilim
doğumda
belirlenen cinsiyete
yetişme sırasındaki cinsiyet rolüne ve sonucunda oluşan cinsiyet rolüne uygundur. Psödo-hermafroditizm vakalarında ise
gerçek cinsiyet doğumda yanlış belirlenir ve sonucunda kişi karşı cinsin cinsiyet rolüne göre yetiştirilip bunu edinir. Bu vakalarda cinsiyet rolü
eskiden ileri sürülen görüşlerin tersine
adolesans döneminde bile başarıyla değiştirilebilmektedir. Erkeklerdeki ara-cinsiyet vakalarında
adolesans döneminde yanlış belirlenen kadın cinsiyet rolü dolayısıyla
hastada gittikçe artan bir tatminsizlik belirir ve çok kere gerçek cinsiyetine dönmesi için ameliyat ve sosyal değişim gerekir. Transseksüalizm
psikolojik bir çapraz-cinsiyet benimsenmesidir; aslında cinsiyeti kadın yahut erkek olan kişi
kendisinin karşı cinsten olduğuna inanır ve ancak o cinsiyetin rolünü yaşadığı zaman rahat eder. Bu gibi vakalarda
hastaların arzu ettikleri cinsiyet rolünü tamamen kazanabilmeleri için sık sık genital organlarında
vs. cerrahi kozmetik müdahaleler gerekir. Normal genital organlar üzerindeki bu gibi mütilasyon işlemlerinin olumluluğu konusunda henüz hiçbir psikiyatrik yahut cerrahi görüş birliği yoktur.
Cinsiyete Bağlı Kalıtım
Cinsiyete bağlı özellikler ender ve yalnızca erkeklerde görülür. Kalıtımın etkilenmeyen kadınlar aracılığıyla gerçekleştiği düşünülmektedir. Anormal genin X kromozomuyla geçtiğine ve taşıyıcı olan kadında diğer normal X kromozomlarıyla maskelendiğineoysa etkilenen erkekte maskelenmediğine inanılmaktadır. Ender görülen ve akıl geriliğiyle ilgili olan cinsiyete-bağlı kalıtım durumları arasında okülo-serebro-renal sendrom
Hunter sendromu ve bazı konjenital hidrosefalus vakaları vardır. Duchenne tipindeki bazı psödohipertrofik kas distrofisi ve nefrojenik diabetes insipidus vakalarında da akıl geriliği görülebilir. Bazı cinsiyete bağlı kalıtım durumlarında
örneğin glükoz-6-fosfat dehidrojenaz yetersizliğinde
kadının taşıyıcı olup olmadığı
biokimyasal yoldan belirlenir.
Çocuğun Üzerine Düşmek
Üzerine düşülen çocuğun kendi başına birşey yapmasına izin verilmezdaha küçük bir çocuğa gösterilecek davranış gösterilir ve annesiyle aşırı fizik temasa maruz kalır. Bu tip çocuk yetiştirmenin birçok nedeni olabilir. Anne
aslında çocuğu istememesiyle ilgili kendi suçluluk duygularına karşı aşırı bir reaksiyon gösteriyor veya çocuğun aşırı narin olduğu yahut fizik bir hastalık geçirdiği bir dönemden kalma bir alışkanlığını sürdürüyor olabilir. İlgiden yoksun bir çocukluk dönemi geçirmiş bir anne
kendisini çocuğunun yerine koyarak
kendi hissettiği eksiklikleri aşırı telâfi yoluna sapabilir. Bu gibi davranışlar sık sık çocukta olgunlaşma ve bağımsızlaşma gecikmesine (örneğin okul fobisi )
belirgin bir anne bağımlılığına ve «şımarık çocuk» davranışına yol açabilir.
Çocuk Katilliği
Yasalara görebir kadının taammüden çocuğunu öldürmesi suçtur. Çocuğunu öldürdüğü için cezalandırılan kadınların hepsinde doğum psikozları sözkonusu olmayabilir. Bazıları psikotiktir
bazıları çocuklarını hırpalayarak öldürürler
bazıları umutsuzluğa düşen evlenmemiş annelerdir ve bu çocuklardan birçoğu istenmemektedir. Çocuğuna
saldırmaktan yahut onu öldürmek istemekten söz eden her annenin (çocuk ne yaşta olursa olsun)
âcil psikiyatrik tedavi görmesi ve çocuğun hayatını kurtarmak için hemen çocuktan ayrılması gerekir.
Çocuk Rekabeti
Çocuklar birbirlerine karşıtıpkı aile dışındakilere duydukları emosyonları duyabilirler. Annenin
babanın
öbür kardeşlerin ve ailenin öteki üyelerinin sevgisi için rekabet
aile grubunun yapısına göre değişir. Batıdaki ailenin «anahtarı» annedir ve çocuklar genellikle annenin sevgisi için rekabet ederler. Bazı vakalarda hayat boyunca bilinçli yahut bilinçsiz sürdürülen bu kardeş rekabeti
aile çevresinin dışındaki bireylerle kurulan ilişkileri etkileyebilir.
Çocuklara Cinsel Saldırı
Kız ve erkek çocuklara yapılan cinsel saldırılarsuçluya karşı öylesine olumsuz duygular yaratmaktadır ki
bazan şiddetli bir dayakla kurtulan bir suçlu talihli sayılır. Hapishanede
koğuştaki öbür mahkûmlar da onu cezalandırdıkları için
suçlu onlardan ayrı bir hücreye kapatılmayı gönüllü olarak talep eder. Dolayısıyla
kız ve erkek çocuklara yapılan cinsel saldırıların aslında çok az fizik yahut akıl hasarına yol açması şaşırtıcıdır. Cinsel saldırı suçunun işlendiği
sık görülen birkaç durum vardır: yaşlı bir erkek 5-12 yaşında kız çocukları evine çağırır
para yahut şeker vererek kandırır ve onlarla cinsel oyunlara girişir; geri zekâlı bir genç
kendinden daha küçük yaştaki çocuklarla dostluk kurar ve bunlardan biriyle arasında cinsel bir ilişki kurulabilir; amcalar
yeğenler ve diğer aile bireyleri
akrabalıklarını bir kız ya da erkek çocuğa cinsel saldırı amacıyla kötüye kullanabilirler. Pedofiliaklar
yani yalnızca çocuklarla cinsel ilişki kurabilen erkekler
tehlikeli cinsel saldırı suçları işleyebilirler. Bu saldırı tekrarlama ve kalıplaşma (sterotipi) eğilimi gösterir ve cezaya yahut psikiyatrik tedaviye duyarlık göstermez. Hormon emplantasyonu biçiminde kimyasal kastrasyon endike olabilir. Ender görülen
zalimce çocuk cinayetleri hemen her zaman pedofiliaklar tarafından
işlenir.
Cotard Sendromu
Bugün ender kullanılan bu terimilk olarak bir 18. Yüzyıl Fransız psikiyatristi olan Cotard tarafından
nihilistik delüzyonların hâkim olduğu bir akıl durumunun tanımlanması amacıyla kullanılmıştır. Tam bir diagnostik tablo değildir ve bu delüzyonlardan mustarip hastalardan çoğunluğunda psikotik (endojen) depresyonlar mevcuttur.





LinkBack URL
About LinkBacks



unutulan anı ve yaşantıların hatırlanmasını sağlayan zihinsel yönünün yanı sıra



Alıntı ile Cevapla
Bu seriye son zamanlarda eklenen başka bir bileşik de klomipramindir.





Bookmarks