Forumuz.Net Sitesine Hoşgeldiniz.
+ Konu Cevaplama Paneli + Yeni Konu aç
Sayfa 1 Toplam 6 Sayfadan 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 58 Sayfa bulundu

Konu: Gazeteciler

  1. #1
    Main Director
    admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka admin Evreka

    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Yaş
    31
    Mesajlar
    137
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Mesgul
    Tecrübe Puanı
    5000

    Standart Gazeteciler

    Gazeteciler



    Uğur Mumcu
    ( 1942)- (24.01.1993)

    1942 yılında Kırşehir'de doğdu.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1966) aynı fakülteye asistan olarak girdi(1968).Bilahare 1974 yılında asistanlıktan ayrılarak yazarlığa başladı.Cumhuriyet gazetesinde günlük yazılar yazdı.24 ocak 1993 tarihinde bir suikastle öldürüldü.

    ESERLERİakıncalı Piyade(tiyatro) yanında inceleme eserleri yazdı: suçlular ve Güçlüler Mobilya Dosyası Bir Pulsuz Dilekçe Büyüklerimiz Çıkmaz Sokak Tüfek İcad Oldu Silah Kaçakçılığı ve Terör Liberal Çiftlik 12 Eylül Adaleti Terörsüz Özgürlük Rabıta Söz Meclisten İçeri Papa-Mafya-Ağca Devrimci ve Demokrat Sosyalizm ve Bağımsızlık İnkılap Mektupları Kürt Dosyası.

    Büyüklerimiz
    Uğur Mumcu
    Um:ag Yayınları

    Siyasal içerikli yazılarıyla bir köşe yazarı olarak bildiğimiz Uğur Mumcu bu kitapta 1980 öncesinde siyasal yaşamda adı duyulan belli dönemlere damgasını vurmuş birçok ünlünün yaşam öykülerini siyasal geçmişlerini bir güldürü yazarının ustalığı ile anlatıyor. Mumcu'nun o dönemde Politika ve Çivi gazetelerinde Mehmet Ferda takma adıyla yayınladığı bu yaşam öyküleri zamanın "ünlü Türk büyükleri" (!) için birer kimlik kartı niteliğinde. Genç okuyucular bu kerameti kendilerinden menkul ünlü(!)lerin bir kısmını tanımayabilirler. Ama haksızlık etmesinler; böyle ünlülerin günümüzde de birçok örneği yok mu? Kitaptaki adların yerine bugün tanıdıkları ünlülerin adını yazsalar çok fazla şey değişmeyeceğini görecekler.


    İnkılap Mektupları
    Uğur Mumcu
    Um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

    "İhtilal örgütleri niçin kuruldu? İlk ihtilal örgütünü kuranların düşünceleri neydi? Dünyaya ve Türkiye'nin sorunlarına nasıl bakıyorlardı? Nasıl örgütlenmiş ve nasıl başarıya ulaşmışlardı? Bunları bilmeden sağlam temellere dayalı sağlam bir demokrasi kurmaya olanak yoktur.
    27 Mayıs cumhuriyet döneminde yaşanan bir 2'nci Meşrutiyet gibidir. 27 Mayısçılar da ittihatçılara benzer ittihatçılar için 'yoksul öldüler' derler.
    Köksal 'da eylemiyle son ittihatçılardan biriydi. Onlar gibi yoksul ve yalnız öldü. Son yıllarda devlet yönetiminde Osman Köksal benzeri görevler üstlenen kaç kişi son günlerini sıkıntı ve yoksullukla pençeleşerek geçirdi söyler misiniz?"
    -Uğur Mumcu-

    40'ların Cadı Kazanı
    Uğur Mumcu
    um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

    "Gazetecinin ve tarihçinin işlevleri ayrıdır. Gazeteciler tarih yazmazlar; tarihçilerin yararlanacağı kaynakları bulmaya ve sunmaya çalışırlar.
    Tarihçinin görevi başkadır. Tarihçi tarih yazarken anılardan ve belgelerden yararlanır. 40'lı yıllarla ilgili birçok anı yayınlandı. Bu dönemde yaşanan
    olayların hemen hepsi ayrı ayrı incelenmeye değer konulardır. Amacım kuşbakışı da olsa 40'lı yılları biraz daha yakından görebilmek ve
    gösterebilmekti. 40'lı yıllar bugünleri de yönlendiriyor. Cadı kazanları bugün de kaynıyor. Kazanlarda yananlar kazanların altına odun atanlar bugün başka başka insanlar. Ama sonuç değişiyor mu? Hayır!" -Uğur Mumcu-


    Karabekir Anlatıyor
    Uğur Mumcu
    um:ag Yayınları / Uğur Mumcu Bütün Yapıtları Dizisi

    "Her ihtilal çatışmalar ve çalkantılar içinde oluşur. Bu çatışma ve çalkantılar ihtilalcileri karşı karşıya da getirir. Mustafa Kemal ve Karabekir Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızı kesin utkuya ulaştıran iki eski dost iki eski asker ve iki eski ihtilalcidir. (Ama) yolları hilafetin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanıyla birlikte ayrılmıştır. İhtilal evlatlarını yer! Bu bir değişmez kuraldır. Anadolu İhtilali Türkiye'de bir yeni dönem açmış bir çağ değiştirmiştir. Böylesine bir olayda ihtilalcilerin yollarının ayrılması doğaldır. Doğal olmayan bu olaylar üzerindeki yasakların şu ya da bu nedenle bu gün bile sürmesi sürdürülmesidir." -Uğur Mumcu-

    Sakıncalı Piyade
    Uğur Mumcu
    um:ag Yayınları / Uğur Mumcu'nun Bütün Yapıtları Dizisi

    "Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyade'yi yazdığın için eline sağlık ağzına sağlık canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. 'Acı acı gülmek' deyimi vardır ya işte öyle acı acı güldüm."
    -Aziz Nesin-


    HAKKINDA YAZILANLAR

    1.Uğur Mumcu'dan um:ag'a/
    Unutmadık
    Kolektif
    Um:ag yayınları / Özel Dizi

    Uğur Mumcu "slogan solculuğu" yapan biri değildi günü kurtarmaya çalışan biri hiç değildi. Böyle olmadığını bu kitapta bir kez daha göreceğiz. Bu kitap onun onurlu savaşımının öyküsü. Aynı zamanda onurlu bir yaşamın öyküsü. Uğur Mumcu kendi öyküsünü kendisi yazdı bir bakıma; biz bu öykünün aktarılmasına aracı olduk yalnızca. Uğur Mumcu "Ben Ankara'nın yerlisiyim" diye başlayan öyküsünü tam bağımsızlık ülküsüyle bezeyerek sunuyor bize. Yazmaya 1960'larda başladığı gözönüne alınırsa Mumcu'nun yazılarından alıntılarla oluşan bu kitap aynı zamanda Türkiye'nin neredeyse yarım yüzyılının da öyküsü. Hem Mumcu'yu hem de ülkemizin bu zaman diliminde yaşadıklarını değerlendirme değişen ya da değişmeyen şeyleri sorgulama olanağı sunacak okura. Uğur Mumcu'yu yurtiçi ve yurtdışında özellikle gençlere araştırmacı gazeteciliği meslek olarak seçenlere basın kuruluşlarına ve onu sevenlere daha iyi tanıtabilmek; demokrat laik cumhuriyetçi Atatürkçü emekten hak ve özgürlüklerden yana kişiliğini geleceğe yansıtabilmek için hazırladığımız bu kitap aydınlanmacıların evi um:ag'ı tanıtma ve onun aydınlanma yolundaki yürüyüşünde Mumcu'nun dostlarının çoğalması amacını da taşıyor. Çünkü Unutmadık. Uğur Mumcu'dan um:ag'a çoğalarak ilkelerimize sahip çıkarak yürüyeceğiz!







    Hemen Paylaş!
    Share


  2. #2
    !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka !NC!P€R!S! Evreka

    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    1,607
    Tecrübe Puanı
    1958

    Standart Mehmet CoskunDeniz özGeçmiş

    / Yazar

    Mersin’de doğdum. Bu yüzden portakal çiçeklerinin nasıl koktuğunu bilirim. İlk çocukluk aşkına tutulduğumda yedi yaşındaydım. Adı Melek’ti melek gibiydi. Ya da bana öyle gelirdi. Yaramazdım. Habire ayağıma çivi batardı tetanos aşısı olurdum. Bahçelere girer meyve çalardım. Yakalanır bahçe sahibinden dayak yerdim. Uslanır mıydım? Tabii ki hayır. Ertesi gün bu kez bir başka bahçede bulurdum kendimi.

    Yüzmeyi ne zaman öğrendiğimi hatırlamam. Kendimi bildim bileli hep denizle haşır neşir oldum. Bu yüzden tutkunumdur maviye. Bu yüzden aşkın da mutluluğun da rengi mavidir benim için. En çok baharları severdim Mersin’i. Okuldan kaçar bisikletlerimize atlar kilometrelerce pedal çevirirdik. Nereye gittiğimizin hiçbir önemi yoktu. Bütün yollar denize çıkardı ve biz sonunda bir kıyıda durup soluklanır oltaları çıkarır o güzelim çipuraları lagosları tutup sonra da çalı çırpı yakar bir güzel ziyafet çekerdik kendimize. Ne kadar kaygısızdık. Kızlara uzaktan bakardık. Hele ben. Dışarıdan bakıldığında ağzı lâf yapan arsız çocuk bir kızın karşısına geçtiğimde konuşmayı yeni öğrenen bir bebeğe benzerdim içimde beslerdim duygularımı da bir türlü söyleyemezdim. İlk gerçek aşkı tattığımda onyedi yaşındaydım. Ay parçası kadar güzeldi ve hep gülümserdi. Herkesin herkesi tanıdığı Mersin’de onun elini bile tutamazdım; ama bu bile bana yeterdi. Sonra üniversite ve İstanbul. Bu kentte öğrendim hayatta hiçbir şeye şaşırmamayı. Bu kentte öğrendim insanların nasıl ikiyüzlü olduklarını. Bazen oyunu kuralına göre oynadım bazen içimdeki o saf o çekingen o Mersinli çocuğu ortaya çıkardım. Aşka düştüm terk edildim ağladım aldatıldım. Ama en büyük heyecanları en büyük mutlulukları yine aşkla yaşadım. Bu yüzden aşktan hiç şikayetçi olmadım. Aşktan balıktan rakıdan denizden ve maviden hiç vazgeçmedim. En kötü alışkanlığım sigara onunla da çok zor günlerimi paylaştım. Şimdi şairin dediği gibi “Dante gibi ortasındayım ömrün.” Geriye dönüp baktığımda pişman olduğum çok az şey var. Ama ben pişman olduğum şeyler için de “İyi ki yapmışım” diyorum. Çünkü asıl pişmanlığın yapılmayan şeyler için duyulduğunu çok iyi biliyorum. Yıllar yüzüme birçok çizgi ekledi; ama bir tek şey eksilmedi. Aydınlığın izi.








    вŁàĉкρєàЯŁ
    JoeL
    Hep böyle sensiz mi bu şehir?
    Hep böyle ayrılık mı kokar?
    Hep geceye küskün müdür güneşlerim?
    Hep sevdaların sonunda ayrılık mı var?.

  3. #3
    _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka _cherry_ Evreka

    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    keneli köy
    Yaş
    21
    Mesajlar
    1,037
    Takımı
    Tecrübe Puanı
    1661

    Standart Abdi İpekçi

    Abdi İpekçi (1929 İstanbul). Türk gazeteci yazar.

    İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres Gazetesi gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.

    Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi Türkiye Gazeteciler Sendikesi Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Yazılarında Atatürkçülüğü barışı düşünce özgürlüğünü ülkenin bağımsızlık ve bütünlüğünü savundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul Maçka'daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü.








    Ben nefessiz kaldım sen gidince...
    Sen kalpsiz kaldın bensiz gidince...



    ''YOKUM''

  4. #4
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart Gazeteciler

    Abdi İpekçi ( 1929)- (01.02.1979)
    1929 senesinde İstanbul�da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi Türkiye Gazeteciler Sendikesi Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul�daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü.

    ESERLERİ
    Abdi İpekçi�nin Afrika İhtilalin İçyüzü Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri vardır.








    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.







  5. #5
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart

    Abdullah Cevdet ( 09.09.1869)- (29.11.1932)
    Osmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doğdu. 1932'de İstanbul'da öldü.
    İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı.

    Talebeyken 1889'da tıbbiyeli arkadaşları ile sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894'te Mekteb-i Tıbbiyeden mezun oldu. Haydarpaşa Hastahanesinde vazife aldı. Geçici olarak Diyarbakır'a vazifeli gönderildi. Orada İttihad-ı Osmani Cemiyetine Ziya Gökalp gibi pekçok kimseyi üye kaydetti. İstanbul'a döndükten sonra siyasi faaliyetlere devam ettiği ve devlete karşı olan faaliyetleri sebebiyle arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. 1896'da Bakanlar Kurulu kararıyla Trablusgarb'a sürüldü. Burada da siyasi faaliyetlere devam etti.

    Mizan ve Meşveret adlı dergilere imzasız ve "Bir Kürt" takma adıyla yazılar gönderdi. Fizan'a sürüldü ise de oradan Tunus'a kaçtı. Paris'e geçerek Osmanlı Devletini yıkmak için faaliyet gösteren Jön Türklere katıldı. 1897'de Cenevre'ye giderek İttihad ve Terakki Cemiyetinin merkez komitesinde yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde takma adıyla yazılar yazdı. 1899'da Viyana sefareti tabipliğine tayin edildi. 1903'te tekrar Cenevre'ye giderek bir matbaa kurdu ve İctihad Mecmuası'nı çıkarmaya başladı. 1904'te Osmanlı İttihad ve İnkılap Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı yazılarda Sultan İkinci Abdülhamid Han ve diğer hükumet erkanı hakkında çirkin ifadeler kullandı. 20 Ekim 1904�te İsviçre'den sınır dışı edilince İctihad Dergisi ve kütüphanesini Mısır'a naklederek bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine devam etti. Şura-yı Osmani Cemiyetinin idaresinde vazife aldı. Bu sırada İslam düşmanı ve müsteşrik Dozy'nin eseri Essai Sur l'histoire de l'İslamisme adlı kitabını Tarih-i İslamiyet adıyla tercüme etti. Bu kitapta Peygamberimize karşı saygısız ifadeler kullandığı için dindar insanların samimi duygularını rencide etti. Bu yüzden pekçok kimse tarafından kendi yanlış fikirlerinden başkasını kabul etmeyen Allah düşmanı manasında "Adüvvullah Cevdet" diye anıldı. Bozuk fikirlerine zamanın hakiki alimleri tarafından cevaplar verildi.

    İkinci Meşrutiyetin ilanından ve İkinci Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesinden sonra 1910 senesi sonlarında İstanbul'a dönen Abdullah Cevdet İttihad ve Terakki ileri gelenleriyle arası açık olduğundan Cağaloğlu'nda İctihad Evi adını verdiği binaya yerleşerek İctihad Dergisini çıkarmaya devam etti. Aynı sene içinde kurulan Osmanlı Demokrat Fırkasının ikinci başkanı oldu. Bu fırka Hürriyet ve İtilaf Fırkasıyla birleşince de siyasi faaliyetlerini Kürt Teali Cemiyetine girerek devam ettirdi. Çıkardığı İctihad Dergisi din ve devlet aleyhinde yazılar yazdığı için birçok defa kapatıldı. Bir ara İsviçre'ye giderek Osmanlı Devleti aleyhinde çalışan muhaliflere katılmak istediyse de isteği İsviçre hükumeti tarafından reddedildi. Daha sonra İttihadcıların desteğiyle çıkan Hak Gazetesinin yazarlarından oldu. Birinci Dünya Harbinden sonra yeniden siyaset ve yayın faaliyetlerine başladı. 1 Kasım 1918'den itibaren İctihad Dergisini yeniden çıkardı. Tekrar İttihadcıların aleyhinde yazılar yazdı. İngiliz Muhibler Cemiyetini kurdu. Ayrıca İngilizlerle işbirliği yapan Kürdistan Teali Cemiyetinde de önemli roller aldı. İctihad Mecmuasıında dini tezyif edici yazılar neşr etmeye devam etti. Bir ara Sıhhıye Müdürü olduysa da bu vazifeden alındı. 25 Mayıs 1920'de bu vazifeye yeniden tayin edildi. Fakat yedi ay sonra tekrar alındı. Yeniden neşr etmeye başladığı İctihad Dergisinin 1 Mart 1922 tarihli 144. sayısında Bahailiğin yeni bir din olarak kabul edilmesini tavsiye etti. İstiklal Harbinden sonra İctihad Dergisinde yeni idareyi öven yazılar yazarak nüfuz kazanmak istedi. Bu mecmuada Türkiye'nin nüfus politikasıyla ilgili olarak; "Neslimizi ıslah etmek kuvvetlendirmek için Avrupa'dan ve Amerika'dan damızlık erkek getirmek gerekir." şeklindeki iddiasının yer aldığı bir yazıyı kendi imzasıyla yayınladı. Bu yazısı bütün yurtta büyük ve derin bir nefrete sebep oldu.
    Ömrünün sonuna doğru tamamen yalnız kalan Abdullah Cevdet 29 Kasım 1932'de öldü.








    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.







  6. #6
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart

    Abdurrahman Pala
    1953 Manisa Saruhanlı ilçesi Adiloba köyünde doğdu. İlkokulu köyünde ortaokulu İzmir'de okudu. Kartaltepe gece lisesi'ne kaydolduğunda Yeni İstanbul gazetesinde "Musahhih" olarak çalışmaya başladı. Yüksek okulu İzmir Yüksek İslam Enstitüsü�nde bitirdi. Sırasıyla Babıali'de Sabah Hakimiyet Politika Yeni İstanbul Aktüel Ortadoğu Tercüman ve Türkiye gazetelerinde çalıştı. 1983 yılında kendi adına Safa Tanıtım Hizmetleri LT Şti.'ni kurdu. Reklamcılık dergi yayıncılığı ve matbaacılık yaptı. 64'ler Bilgisayar dergisini MSX Bilgisayar dergisini çıkardı. 1993 yılında yeniden mesleğe dönerek HBB TV'nin kuruluşunda görev aldı. Haber Koordinatörü olarak çalıştığı HBB'den Kanal 6'ya transfer gitti ama orada barınamadı ve bir bucuk ay sonra Nokta dergisine yazmaya başladı. Nokta dergisine yazarken TGRT'den teklif aldı. Haber Programları Koordinatörü olarak çalıştığı TGRT'den Türkiye gazetesi TV Magazin müdürlüğüne geçti. 2001 yılında ekonomik nedenlerle gazeteden ayrıldı. Medical Channell'in kuruluşunda yayın danışmanı olarak görev aldı. Bu kanalda "Platform" adlı canlı yayın hazırlayıp sundu. TRT İstanbul Televizyonunda "Gece Kahvesi" "Gün Ortasında" ve "Fetih ve Fatih Belgeseli" programlarında danışman olarak çalıştı. Şimdi Önce Vatan gazetesinde haftada dört gün "Mevsim Salatası" başlığıyla köşe yazıyor.

    Yeni Şafak gazetesi internet editörü. Yazmaya uygun gördüğü konuları Nokta dergisine de yazıyor. T.G.C. üyesi Abdurrahman Pala Evli ve iki çocuk babası.








    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.







  7. #7
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart

    Abdurrahman Şen
    Sivas�ın Hafik kazasında 01.08.1955�te doğdu. 1958�de ailesinin göç ettiği İstanbul�da Fatih İlk Okulu�nu bitirdi. Daha sonra sırasıyla; Düzce İmam Hatip Okulu İstanbul İmam Hatip Okulu ve Zeytinburnu Akşam Lisesi�nde okudu� Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü�nde tamamladı. Gazeteciliğe profesyonel olarak 1978�de Yenidevir Gazetesi�nde başladı. �Cemre� ve � Beyazsanat� isimli dergileri yayınladı. Hâlen �SARMAŞIK Kültür� isimli kültür sanat dergisinin yayınını yönetiyor. Bulvar Gazetesi�nde 3 yıl kadar çalıştı. Zaman Gazetesi�nde; Haber Müdürü Kültür Sanat Sayfası Sorumlusu Spor Sayfası Şefi olarak çalıştı köşe yazarlığı yaptı. Ortadoğu Gazetesi�nde kısa bir süre çalıştıktan sonra 23 Aralık 1993/ 23 Aralık 2003 tarihleri arasında tam 10 yıl Yeniasya Gazetesi�nde �Cemre� başlığı altında kültür sanat ağırlıklı olarak günlük köşe yazarlığı yaptı. Şimdilerde aynı gazetede haftada bir gün yazılarını sürdürüyor. Beyoğlu Belediyesi�nde 1995 Haziran ayından 2004 Aralık sonuna kadar kültür sanat konularında başkan danışmanlığı yaptı. Bu süre zarfında birçoğu �ilk� olma özelliği taşıyan çeşitli etkinliklere imza attı. �Cemre- (1990)� �Hilal�i Beklerken-(1992)� ve �Renk Renk Sinema-(1996)/ genişletilmiş 2. baskı- (2001)� ve �Son Sultanü�ş Şuara Necip Fazıl� (2005) ile �İstiklâl Marşı Ve Mehmet Âkif Ersoy� (2006-derleme) isimli yayınlanmış 5 kitabı bulunuyor. TC Kültür Bakanlığı�nın � Türk Kültürü�ne Hizmet Özel Ödülü�nü aldı (1995). Evli ve bir çocuk babasıdır. Çeşitli kültür kuruluşlarında; kurucu başkanlık başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. Ağustos 2004�de doğduğu ilçe olan Hafik�te bir kütüphane oluşturulması için 3500 kitabını bağışladı. Yıl içerisinde yapılan kültür merkezi ve içindeki kitaplık 5 Eylül 2005 tarihinde yapılan bir törenle hizmete sokuldu.








    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.







  8. #8
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart

    Adel Mıhamceriy Hasoko ( 1933)- (1984)
    1933 yılında Ürdün'ün başkenti Amman'da doğdu. Ürdün'deki Kafkas göçmenlerinin kültürel kuruluşlarının çalışmalarında rol oynadı. 1950-1957 yılları arasında Ürdün'de bulunan İkinci Dünya Savaşı mültecilerinden yazar besteci ve halkbilimci Kube Şaban ile birlikte Adige halkbilimi ve edebiyatı üzerinde çalıştı. Onun "Qebertayeme Yaçecstyeu" (Kabartay'ların Baskını) ve "Psiyıçvij� (Göç) adlı piyeslerinin Amman'da sahnelenmesine yardım etti ve bunlarda oynadı. Kube Şaban'ın Fransa'ya gitmesinden sonra da Amman'daki Gençlik Derneği'nde Adige dili ve alfabesi üzerine kurslar düzenledi. 1958 yılında "Dy Anebze" (Anadilimiz) 1959 da "Adighe Alfibe" (Adige Alfabesi) 1960 yılında ise "Xexiqheu Adighe Uered Zaul" (Seçme Adige Halk Şarkıları) ve "Mefepç" (Takvim) adlı yapıtları yayımlandı. Bu arada Şurdum Memduh ve Balkız Mahmud ile birlikte doldurmuş oldukları Kafkas halk müziği bantları Amman Radyosunda yıllarca çalınmıştır.

    1960 yılında Ürdün'ü terk edip işçi olarak Batı Almanya'ya gitti. Bir süre sonra Almanca'yı öğrenip bir kompüter enstitüsünü bitirdi ve işini değiştirdi. Bu arada Schwelm adlı küçük bir kasabada kurduğu "Tscherkessischer Kulturverein" kısa sürede Almanya'da çalışan Kafkas kökenli işçiler ve Avrupa üniversitelerinde Kafkasoloji üzerinde çalışan öğrenciler için küçük bir enformasyon merkezi haline geldi. Almanya�da iken de çoğu bu derneğin yayını olmak üzere "Adighe Alfibem Yiqhuaz" (Adıge Alfabesi İçin Rehber) "Nart Txidezh I." (Nart Efsaneleri I.) "Zi Mafe Guerem" (Günün Birinde - Fabl'ler) gibi kitapları yayınlandı. "Nıbjeqhu" (Arkadaş) ve "Cible" (Yıldırım) adlı bültenlerin yayımlanmasında emeği geçti.

    1984 yılının Ocak ayında öldü.
    Xx









    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.







  9. #9
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart

    Ahmed Arif ( 1927)- (1991)
    1927 yılında-Diyarbakır'da doğdu. Bir süre A.Ü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümünde okudu. Siyasî düşünceleri yüzünden hapis yattı. Şiirlerinde folklorik unsurları kullandı. 1991 öldü.

    ESERİ
    Hasretinden Prangalar Eskittim adlı bir şiir kitabı bulunmaktadır.

    HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM
    Seni anlatabilmek seni
    İyi çocuklara kahramanlara.
    Seni anlatabilmek seni
    Namussuza halden bilmez
    Kahpe yalana.

    Ardarda kaç zemheri
    Kurt uyur kuş uyur zindan uyurdu.
    Dışarda gürül-gürül akan bir dünya.
    Bir ben uyumadım
    Kaç leylim bahar
    Hasretinden prangalar eskittim.
    Saçlarına kan gülleri takayım
    Bir o yana
    Bir bu yana.

    Seni bağırabilsem seni
    Dipsiz kuyulara
    Akan yıldıza
    Bir kibrit çöpüne varana
    Okyanusun en ıssız dalgasına
    Düşmüş bir kibrit çöpüne.

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin
    Yitirmiş öpücükleri
    Payı yok apansız inen akşamdan
    Bir kadeh bir cıgara dalıp gidene
    Seni anlatabilsem seni.
    Yokluğun Cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum kapama gözlerini.









    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.







  10. #10
    ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka ^^Günışığı^^ Evreka

    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    heryer
    Mesajlar
    6,795
    Cinsiyet
    Burcunuz
    Takımı
    Ruh Halim
    Melekgibi
    Tecrübe Puanı
    2345

    Standart

    Ahmet Çavuşoğlu ( 1941)
    Ahmet Çavuşoğlu Güneş Gazetesi
    Köşe Yazarı

    Doğum Tarihi / Yeri 01.01.1941
    Eğitim Robert College ve Yüksek Okulu
    G. Başlangıç Yılı 1961
    G. Başlangıç Kurumu Son Havadis
    Çalıştığı Kurumlar Son Havadis Tercüman Akşam Dost Güneş Gazeteleri Atari Alem ve Platin Dergileri


    Özgeçmiş Güneş Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan Ahmet Çavuşoğlu 20 yıllık meslek yaşamına Son Havadis Gazetesi'nde başladı. Tercüman Akşam Dost Güneş Gazeteleri Atari Alem ve Platin Dergileri'nde görev yapan Çavuşoğlu halen Güneş Gazetesi'nde günlük yazılarına devam ediyor.










    Ey insaoğlu! artık aklını ve idrakini iyice doldur bu gerçek fikirle. Kendine yalnızlığını paylaşacak birini asla arama.çünkü hiç kimse senin yalnızlığına ortak olamaz. Ne anne ne baba ne eş ve nede çocuklar. Sen hep kendinlesin. Aslında senin en kadim dostun yine sensiz. Senin yalnızlığını senin nefesinden başka hiç kimse anlayamaz.








 

Forum Bilgileri

Bu Konuyu Görüntüleyenler

Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)

     

Konu Etiketleri

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542