/ Yazar
Mersin’de doğdum. Bu yüzden portakal çiçeklerinin nasıl koktuğunu bilirim. İlk çocukluk aşkına tutulduğumda yedi yaşındaydım. Adı Melek’timelek gibiydi. Ya da bana öyle gelirdi. Yaramazdım. Habire ayağıma çivi batardı
tetanos aşısı olurdum. Bahçelere girer
meyve çalardım. Yakalanır
bahçe sahibinden dayak yerdim. Uslanır mıydım? Tabii ki hayır
. Ertesi gün bu kez bir başka bahçede bulurdum kendimi.
Yüzmeyi ne zaman öğrendiğimi hatırlamam. Kendimi bildim bileli hep denizle haşır neşir oldum. Bu yüzden tutkunumdur maviye. Bu yüzden aşkın da mutluluğun da rengi mavidir benim için. En çok baharları severdim Mersin’i. Okuldan kaçarbisikletlerimize atlar
kilometrelerce pedal çevirirdik. Nereye gittiğimizin hiçbir önemi yoktu. Bütün yollar denize çıkardı ve biz sonunda bir kıyıda durup soluklanır
oltaları çıkarır o güzelim çipuraları
lagosları tutup sonra da çalı çırpı yakar
bir güzel ziyafet çekerdik kendimize. Ne kadar kaygısızdık
. Kızlara uzaktan bakardık
. Hele ben
. Dışarıdan bakıldığında ağzı lâf yapan
arsız çocuk
bir kızın karşısına geçtiğimde konuşmayı yeni öğrenen bir bebeğe benzerdim
içimde beslerdim duygularımı da bir türlü söyleyemezdim
. İlk gerçek aşkı tattığımda onyedi yaşındaydım. Ay parçası kadar güzeldi ve hep gülümserdi. Herkesin herkesi tanıdığı Mersin’de onun elini bile tutamazdım; ama
bu bile bana yeterdi. Sonra üniversite ve İstanbul
. Bu kentte öğrendim hayatta hiçbir şeye şaşırmamayı. Bu kentte öğrendim
insanların nasıl ikiyüzlü olduklarını. Bazen oyunu kuralına göre oynadım
bazen içimdeki o saf
o çekingen
o Mersinli çocuğu ortaya çıkardım. Aşka düştüm
terk edildim
ağladım
aldatıldım. Ama en büyük heyecanları
en büyük mutlulukları yine aşkla yaşadım. Bu yüzden aşktan hiç şikayetçi olmadım. Aşktan
balıktan
rakıdan
denizden ve maviden hiç vazgeçmedim. En kötü alışkanlığım sigara
onunla da çok zor günlerimi paylaştım. Şimdi
şairin dediği gibi “Dante gibi ortasındayım ömrün
.” Geriye dönüp baktığımda pişman olduğum çok az şey var. Ama ben pişman olduğum şeyler için de “İyi ki yapmışım
” diyorum. Çünkü asıl pişmanlığın yapılmayan şeyler için duyulduğunu çok iyi biliyorum. Yıllar yüzüme birçok çizgi ekledi; ama
bir tek şey eksilmedi
. Aydınlığın izi
.





LinkBack URL
About LinkBacks




aynı fakülteye asistan olarak girdi(1968).Bilahare 1974 yılında asistanlıktan ayrılarak yazarlığa başladı.Cumhuriyet gazetesinde günlük yazılar yazdı.24 ocak 1993 tarihinde bir suikastle öldürüldü.
akıncalı Piyade(tiyatro)
. Aynı zamanda onurlu bir yaşamın öyküsü



Alıntı ile Cevapla
JoeL







Şti.'ni kurdu. Reklamcılık


Bookmarks