`Sahiçevresindeki o danışmanlar ordusunu aşıp Sayın Başbakan`ı programımıza nasıl davet edebilirim
fatih terimi bile kaç defa aradı ardayı programa çağırmak içinkorkulup saba ablamızdan
![]()




Saba Tümer (1970 -)
Saba Tümer
Doğum tarihi5 Aralık1970
Doğum yeriİzmir / Türkiye
EğitimiÜniversite
MesleğiGazeteci![]()
Haber spikeriSunucu
Köşe yazarı
Anchorwoman
Özel İzmir Fatih Lisesi'nden mezun olduktan sonra ikinci tercihi olan Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nü kazandı. Üniversitede okurken akrabası Nuri Çolakoğlu Show TV'yi kurmakla meşguldü ve kendisine asistanlık teklif etti fakat Saba Tümerbu teklifi annesinin izin vermeyişi sebebiyle reddetmek zorunda kaldı.
Bitirdikten sonra 6 ay Sky TV'de çalıştı ve diksiyon dersleri aldı. Annesinin vefatı üzerine derslere bir süre ara verdi. Sonrasında o zamanın ünlü spikeri Gülgün Feyman'dan diksiyon dersleri almak üzere İstanbul'a gitti fakat Gülgün Feyman kendisine ders vermeyi reddedince emekli TRT spikeri Günay Oğuz'dan ders almaya başladı. Altı ay da Ege TV'de çalışıp sonrasında 45 yıl NTV'de günlük haberleri okudu ve bir süre NStyle adlı dergide yazılar yazdı.
NTV'den ( Nilüfer (şarkıcı)'in Reha Muhtar'a tavsiyesi ile ) Reha Muhtar'ın anchorwomanlık teklifi üzerine Show TV'ye transfer oldu ve bir süre Show TV - dış haberler sorumlusu olarak çalışmaya başladı ancak daha sonra SKYTURK'e geçerek Serdar Akinan ile birlikte "Ne Var Ne Yok" adlı programın sunuculuğunu yaptısonrasında superpoligon.com'un anketinde "en iyi bayan haber spikeri" seçilerek tekrar Show TV'ye döndü ve "Saba Tümer İle Bu Gece" adlı programı sunmaya başladı.
Bir süre burada gece haberlerini sunmaya devam ederken Okan Bayülgen'in teklifi üzerine "Haber Makinası" adlı programda yer aldı ve aynı günlerde köşe yazarı Pakize Suda ile Star TV'de "Lütfen bu konuya girmeyelim" isimli kadın programını sundu.
Star TV'nin programı yayından kaldırmasından sonra tekrar Show TV'ye geçerek Cem Özer ile birlikte "Haberiniz Var mı?" isimli sabah programını sunmaya başladıancak iki ay süren program yayından kaldırıldı.
Bundan sonra gelen dedikodu ve magazin içerikli program tekliflerini redderek yaklaşık bir yıl ekranlardan uzak kalmayı tercih eden Saba Tümer31 Mart itibariyle HaberTürk'te "Saba Tümer İle Bu Gece" isimli haber programının sunuculuğuna yeniden başladı.
Saba Tümer2004'ten sonra yayınlanan "Saba Tümer İle Bu Gece" programından sonra geniş bir hayran kitlesine sahip oldu. Bayan hayranları saç
ayakkabı ve makyaj konusunda Saba Tümer'i taklid etmeye çalıştıklarını söylüyorlar. Hayranlarına göre O sadece güzel değil aynı zamanda pratik zekalı
kibar
hazır cevap ve seviyeli bir kadın ayrıca özel hayatıyla hiçbir zaman gündeme gelmemiş olması
Saba Tümer'in hayranları gözündeki değerini daha da arttırıyor.
Saba Tümer ile sıra dışı bir söyleşi
Saba Tümerkendisini `Kur`an`a bağlı modern bir muhafazakar olarak tanımlıyor ve `Sarışın bir kahkaha`nın ötesindeki sunucunun bilinmeyen dünyasını gözler önüne seriyor
Yazı boyutunu büyütmek için Ekranların yıldız programcısı Saba Tümer `in bugünlerde deyim yerindeyse başını kaşıyacak vakti yok. Çünkü bir yandan Star `da Pakize Suda ile birlikte hazırlayıp sunduğu `Lütfen Bu Konuya Girmeyelim `öte yandan CNN -Türk`te Okan Bayülgen `e eşlik ettiği `Haber Makinasi ` ile iki büyük kanalda birden başarıyı yakalamak gibi iddialı bir hedefin peşinden koşturuyor. Yeni Şafak sinema yazarı Ali Murat Güven
yakın geçmişin bu başarılı haber bülteni sunucusu
günümüzün şen şakrak program yapımcısıyla `güzelliğine yönelik` o bitmez tükenmez
bıktırıcı magazinel vurguların oldukça uzağında
kendisini bambaşka bir perspektiften tanımaya çalışan özel bir söyleşi gerçekleştirdi
.
SÖYLEŞİ: ALİ MURAT GÜVEN FOTOĞRAFLAR: VOLKAN TUNA
Onunla ilgili olarak internette kısa bir tarama yaptığınızdahakkındaki yazıların önemli bir bölümünün söze `güzellik` ile girip son noktayı yine `güzellik` ile koyduğunu görüyorsunuz. Oysa ki Türk özel televizyonculuğu
geride bıraktığımız onbeş yılda gücünü Allah vergisi fiziksel avantajlarından alan nice cins-i latif gördü; ama bunların çoğunun ekranlardaki egemenliğinin bir mumun ömrü kadar olduğunu vurgulamak hiç de abartılı bir saptama sayılmaz doğrusu
. Saba Tümer de bunca yıllık habercilik ve sunuculuk deneyiminden sonra sırf `hoş kadın` imajıyla anılmaktan dolayı pek mutlu değil; muhtemelen o yüzdendir ki zekasını daha fazla ortaya koyabileceğini düşündüğü iki ayrı programı aynı anda götürerek sistemin geleneklerine karşı açık bir `meydan okuma` içinde. Özellikle de bunlardan birinde
televizyon dünyasının en sivri dilli ve aynı oranda da sivri zekalı çocuğu Okan Bayülgen `e entelektüel düzeyi yüksek bir formatta partnerlik yapması oldukça manidar. Gündüz kuşağı kadın programlarının yıldızı gitgide yükselen popüler sunucusu
bu saptamamız için `Doğruluk payı yüksek` diyor
`Evet
haberciliğe gönül vermiş ve bu işin eğitimini almış biri olarak
hedefim televizyonculukta daha kalıcı bir noktaya doğru emin adımlarla ilerlemek. O yüzden
ekranların iki kalburüstü simasıyla -Pakize ve Okan - iki farklı kanalda omuz omuza programlar yapıyorum. Birinde kadın izleyicilere nitelikli bir sohbet programının keyfini yaşatmaya çalışırken
diğerinde de muhabbetine doyulmayan zeki bir adamla ülkenin başka sorunları üzerine bir tür beyin jimnastiğine katılıyorum. Ve her ikisi de beni gitgide geliştirip olgunlaştırıyor.` `Kadın programı yapmak çok riskli iş` Saba Tümer
yakın geçmişte bazı kanallardaki kadın programlarında aile içi sorunların denetimsiz biçimde sergilenmesinden dolayı yaşanan nahoş olayları da aklının bir köşesine özenle kazıdığını vurguluyor. `Böylesi bir trajediye yol açmamak için partnerim Pakize de ben de azami düzeyde titiz davranıyoruz` diyen Tümer
bu gibi olumsuzluklara Türkiye `nin karmaşık kültürel dokusunu yeterince iyi tanımamanın yol açtığını düşünüyor ve ekliyor: `Ülkemiz
yalnızca İstanbul
Ankara ve İzmir `den ibaret değil. Birbiriyle içiçe geçmiş bir sürü gelenek ve görenek var. Bunların hepsini iyi-kötü tanımak ve ağzınızdan pervasızca çıkan sözlerin ucunun nerelere kadar gidebileceğini önceden kestirmek zorundasınız. Kocası tarafından habire dövülen bir kadını ya da yakınlarının cinsel tacizine uğramış bir genç kızı stüdyoya getirip onu canlı yayında bülbül gibi şakıtmak belki rating açısından çok güzel sonuçlar veriyor. Ama programın sonunda da konuğunuzu bir otobüse bindirip
gerçek anlamda hiç bir sorununu çözmeden ve kendisine herhangi bir koruma sağlamadan dosdoğru köyüne geri yolluyorsunuz. Böyle bir yayıncılık anlayışından ne gibi bir sonuç ummalıyız ki; bir gün önce ekranda suçladığı yakınlarının onu köyün girişinde bandoyla karşılamasını mı? Biz
Star `da yaptığımız programda bu tür yanlışlıklara düşmemeye kesin kararlıyız. Bir kere
çözemeyeceğimiz hiç bir sorunu ekrana getirmeyi üstlenmiyoruz. Bir de iyi niyetli olmayan
televizyon kanallarını hoşlanmadığı yakınlarına karşı bir intikam aracı olarak kullanmak isteyen
şöhret peşindeki kötü niyetli kadın ve erkekler var ki onları da daha yayının en başında hemen farkedip cımbızla ayıklamak gerekiyor. Bu konuda da pür dikkat bir durumdayız. Çünkü bizim programımız bir intikam arenası değil. Yapmaya çalıştığımız şey
kimseyi birbirine kırdırmadan
yepyeni kan davalarına yol açmadan
çeşitli toplumsal sorunları konunun uzmanlarının gözetiminde ekrana taşımak ve tatlı bir sohbet eşliğinde akılcı çözüm yolları önermek. Telefonla bağlanmış bile olsa
program konuklarımın başına bu türden bir olay geldiği takdirde
vicdanım böyle ağır bir yükü asla kaldırmaz benim
.` Ah
sayın Başbakan bir gelse
. Saba Tümer `in mesleğindeki en büyük özlemlerinden biri de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile tanışmak
. Hatta
bu konu onun için öylesine güçlü bir saplantıya dönüşmüş ki Erdoğan ve eşini programına konuk edeceği gün sevinçten adak keseceğini söylüyor. `Karşımızda bizleri yöneten ciddi görünümlü
boylu poslu
sportmen bir adam var` diyor ünlü sunucu
`Ama ben bu resmin arkasında bir başka resim ve ardarda daha bir sürü resim olduğunu düşünüyorum. En öndeki resim
yurt içinde ve dışında yığınla çetrefilli meseleyle uğraşan biri; 75 milyon insanın daha iyi bir dünyada yaşaması için kıyasıya boğuşuyor. Arkada ise özel hayatı artık iyice daralmış
çoluk çocuğunu bile doğru düzgün göremeyen bir eş ve bir baba duruyor. Sözgelimi
Sayın Başbakan`ın geçenlerde televizyonda çocuklarından söz ederken dayanmayıp ağlaması beni çok etkiledi. Kesinlikle rol yapmıyordu. Bence o sık sık ağlayan
son derece duygusal bir insan. Çeyrek asırdır denize girmeyen ya da sinemaya gitmeyen eski kuşak politikacılarımıza göre çok daha gerçek
hayatı bütün boyutlarıyla yaşamaya çalışan bir politikacı Erdoğan. Pakize ile and içtik
bir gün kendisini bizim programa
hem de sevgili eşiyle birlikte çıkartacağız ve de onlarla tek kelime siyaset konuşmayacağız. Soracağımız sorular bütünüyle `Vatandaş Erdoğan`a ilişkin olacak. Eşiyle
çocuklarıyla ve ebeveynleriyle duygusal ilişkileri
sevdiği yemekler
gençliğinde nasıl bir adam olduğu
eşini ilk gördüğünde neler hissettiği
içine ukte olan büyük özlemleri
ülke meselerinden iyice bunaldığı anlarda kafasını nasıl boşalttığı
Allah ile ilişkileri ve dua ederken ondan neler istediği gibi
.` Tümer
sözün burasında `Allah dedim de
. Allah aşkına
bana bu büyük hayalimi gerçekleştirmede yardımcı olun` diyor
`Sahi
çevresindeki o danışmanlar ordusunu aşıp Sayın Başbakan`ı programımıza nasıl davet edebilirim? Belki de Yeni Şafak `ın ona birazcık daha fazla nazı geçer
ne dersiniz?` Sohbetimizin noktalarken
hiç bir garantisi olmasa da bu konuda gönüllü elçilik yapacağımıza dair söz veriyoruz muhatabımıza. Eh
elçiye zeval olmaz demişler; bizden o `danışmanlar ordusu`na duyurması. Ekranların şen şakrak ikilisi Saba Tümer ve Pakize Suda
Star `ın başarı grafiği her geçen gün yükselen programı `Lütfen Bu Konuya Girmeyelim `de en ciddi konuya girmek ve Başbakan Erdoğan ile eşini canlı yayına konuk etmek istiyorlar. Umarız
sesimiz -bu gibi konulardaki talepleri mümkün olduğunca kırmamaya çalışan- Sayın Başbakan`ın kulağına kadar gider de Türk televizyonculuğu son yılların en keyifli
en sıradışı sohbet programına sahne olur. `Haber diye magazin okumaktan bıkmıştım` - Popüler bir haber bülteni sunucusuyken o fasla ansızın bir set çekip Star `da öğleden sonra kuşağı için kadın programı yapmak nereden aklınıza esti? Ben
bu meslekteki başlangıcım itibarıyla bir haberciyim. Ama yıllarca emek verdiğim haber spikerliğini
biraz da kırgın bir biçimde bıraktım. Çünkü artık haber okumaktan zevk alamaz hale gelmiştim. Lütfen söyler misiniz
şu anda Türk televizyonlarındaki haber bültenleri bize ihtiyacımız olan iç ve dış haber akışını mı sağlıyor
yoksa `haber magazini` mi üretiyor? Ekran başına haber bülteni izlemek için geçtiğimde
bir-iki istisna haricinde
dünyadaki güncel gelişmelerden haberim bile olmuyor benim. Haber merkezlerini sarıp sarmalayan bu magazin saplantısı yüzünden
yayının ardındaki kişilerle pek çok kez tartıştığım olmuştur. Yıllarca
gücümün yettiği en noktaya kadar
tıpkı bir redaktör gibi
elime tutuşturulan yüzeysel
gayrıciddi metinlere müdahale edip durdum; ama sonunda da dayanamayıp bıraktım bu işi. Program sunuculuğuna da biraz daha inisiyatif kullanabileceğime
kafamdakileri ekrana biraz daha özgürce taşıyabileceğime inandığım için geçtim. Şu anda Star `da ve CNN -Türk`te yaptıklarım bir tür haberciliktir aslında. Pakize ve Okan ile sunduğumuz her iki programda da yüzeyde magazincilik yapar gibi görünürken
aslında son derece ciddi konulara parmak basıyoruz. Bence
seçtiğimiz konular ve konuklarla mevcut haber bültenlerinden çok daha derinlikliyiz. `RTÜK çok faydalı bir kurum` - Sizce
ülkemizde son on yılda cinsel suçların ve şiddete eğilimin bu denli artmasının
özel televizyon kanallarının gitgide daha fazla seks ve şiddet içerikli programlar yayınlamasıyla doğrusal bir ilişkisi olabilir mi? - Böyle bir etki-tepki ilişkisi var ne yazık ki
. En azından
yıllarca habercilik yapmış
nice cinayet ve tecavüz haberi okumuş
üstelik de bunların faillerinin eğitim düzeylerini yakından gözlemlemiş biri olarak
yapılan yayınların kitleler üzerindeki olumlu olumsuz etkilerini artık kafamda eskisinden çok daha sağlıklı biçimde tartabiliyorum. Televizyonlar
bu rating çılgınlığı içinde yığınlardan ilgi göreceğini düşündükleri her şeye
ahlaki açıdan getirisini götürüsünü çok fazla düşünmeden saldırıyorlar. Sektörde mutlaka onları dizginleyecek bir makam olmalı. Ki bu noktada RTÜK `ü çok yararlı bir üst yapı kurumu olarak görmekteyim. Dünyanın bütün uygar ülkelerinde de benzer türden kurumlar var zaten. RTÜK
radyo ve televizyon yayıncılığına mutlaka sistematik biçimde müdahil olmalı. Hatta
bana kalırsa bugünkünden çok daha fazla müdahil olmalı
raydan çıkanları anında hizaya getirmeli. Ama bu müdahale anlayışı farklı fikirlerin özgürce dile getirilmesi noktasında değil
çocukları ve gençleri zararlı yayınlardan koruma noktasında yoğunlaşmalı. Yani
siyasal sansür mekanizması gibi çalışan bir kurum değil
toplumu zararlı mesajlardan koruyan bir kurumdur ideal olan
. `Sarışın bir kahkaha`nın ötesindeki Saba Tümer
. İzmirli
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Henüz 25 yaşındayken
çok sevdiği annesini bir kalp krizi sonucu yitirmesini hayatının en ağır travmalarından biri olarak hatırlıyor. Bu acı da onu hayat karşısında daha bir dayanıklı kılmış. Yay burcu. Bu ona -kendi ifadesiyle- hafiften muzip ve alaycı bir mizaç kazandırıyor. Mesleğe 1990`ların ortalarında
İzmir `in yerel kanalı Sky TV `de muhabir olarak başlamış
bir süre sonra da sunucu olmuş. Ardından esaslı bir diksiyon dersi alarak
sunuculuğa bölgenin diğer büyük kanalı olan Ege TV `de devam etmiş. Ege `deki çömezlik yıllarından sonra ise 1997`de `medyanın kalbi` İstanbul `a
o günlerde yeni kurulmakta olan NTV `ye transfer olmuş. Sonrasını ise pek çoğumuz biliyoruz zaten; bu kanaldaki başarılı çalışma yıllarının ardından
uzunca bir süre de Reha Muhtar `ın yönetimindeki Show Haber `de görev yaptı. İşini yaparken en nefret ettiği şey
topluma bilimsel bir meseleyi anlatmak üzere stüdyoya konuk olan bilim adamlarının o meseleyi yalnızca kendilerinin anlayabilecekleri kadar ağdalı bir dille anlatmaları
. İster ilahiyat isterse de jeoloji olsun
yalnızca `bilim dili`ni`halk dili`ne çevirebilen bilginlerin toplumun üzerinde pozitif etkileri olabileceğine inanıyor. Televizyonculuk camiasında özellikle kahkahasıyla meşhur. Bu özgün kahkahayı şimdilerde Star `daki programına da taşımış durumda. Kahkahasını bir hafiflik gösterisi olarak görenlere ise tepkili; `Ben o ekranda kasvet saçmak için değil
bir hoş sada bırakmak için varım` diyor. Türkçesine çok güveniyor; dili başarıyla kullanmasının ardındaki isim olarak ise kendisinden sunuculuk dersi aldığı TRT eski başspikerlerinden Günay Oğuz `u gösteriyor. Farklı toplumsal kesimlerden kadınların onu sevmesinin sırrını `ekranda doğal olmasıyla` açıklıyor. Allah `a inanıyor
kendisini `Kur`an`a bağlı modern bir muhafazakar` olarak tanımlıyor. Haftada bir düzenli olarak Yasin okuduğunu belirtiyor Ak Parti `nin özellikle AB yolunda ve ekonomik alanda çok ciddi başarılar kazandığını düşünüyor. Ancak AB üyeliği konusunda oldukça umutsuz. Hıristiyan Avrupa `nın Müslüman bir Türkiye `yi içine sindiremeyeceğine inanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
şu an için ülkedeki favori politikacısı. `Onu yüz yüze görmek hiç kısmet olmadı
ama kendisini gerçekten çok beğeniyor ve tanışmak için can atıyorum` diyor. Başörtülü kadınlardan bireysel olarak rahatsız değil; ama tesettürün bazı hassas kurumlarda `dindar kadın` `dindar olmayan kadın` türünden gerilim ve çatışmalara yol açabileceğine dair bazı endişeleri var. `Nasıl bir Türkiye özlüyorsunuz?` sorusuna verdiği cevap ise tek kelimelik: `Huzurlu
.`
Konu Private tarafından (13-06-2009 Saat 02:20 ) değiştirilmiştir.
" Oyuncakları Bırakıp; Yüreklerle Oynayalı ' ' ' > Oyunların Adı ".A . Ş . K." Kaldı . . . "
Her Hakkım Saklıdır®™█║▌│█│║▌║││█║▌║▌║1903190319031903




`Sahiçevresindeki o danışmanlar ordusunu aşıp Sayın Başbakan`ı programımıza nasıl davet edebilirim
fatih terimi bile kaç defa aradı ardayı programa çağırmak içinkorkulup saba ablamızdan
![]()
Angel_931
Doğuşum müddetim miadım sensin
Zamana attığım ilk adım sensin
Hazreti İsa' nın doğumu değil
Ben seni tanırım miladım sensin
ZıpırMario


çok güleryüzlü birisi =))
öyle bir insanım işte =))
Hayatı cid 'ti' ye almak lazım
Sarı şekerimizbeğenerek izliyoruz
![]()
Hayatıma anlam yüklüyorum
Loading %86.1



Aşırı derecede fazla gülüyor![]()
Sen hiç hayatında bir tabancanın soğukluğunu hissetin mi ?
Çaba bizdentakdir ve başarı Allah'tandır.
Çay Filiz'im
TürkKağan



Teşekkürler ama cok guluyor![]()

Bence yaptığı zor bir iş (: Herhangi birisiyle o kadar akıcı bir sohbet gerçekleştirmek zorunda olmak ve bunu başarmak herkesin yapabileceği bir iş değil. Denk geldiği zaman izliyorum. Ama dediğim gibiişi bence gerçekten zor (:
DÜNYADA TÜRK OLMAK GİBİDİR virgül TÜRKİYEDE BURSASPORLU OLMAK
"RESULTURTUO İMPORTANTE"
"NE KADAR DÖNERSEN DÖNPOPON YİNE ARKANDADIR"
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Hράκλειτος Herakleitos
yürü git lan :p ((:
Bu sefer kararlıyım Yardım et Allahım
gülme makinası![]()
bu kadını çok beğeniyorum yahubelki dekoltesindendir.
annemin favorisitesekkürler
Şu an 1 kişi bu konuyu görüntülüyor. (0 üye ve 1 misafir)
Bookmarks